HTŞ çetelerinin Halep'e yönelik saldırıları sürüyor
Suriye Geçici Hükümeti'ne bağlı ve Türk devleti destekli çetelerin Halep'e yönelik saldırılarında 2'si çocuk 8 kişi katledildi, 57 kişi yaralandı. Gece boyu bomba yüklü saldırılar devam ederken, yaralılar saldırılar nedeniyle hastaneye götürülemedi. Öte yandan halk devrim savaşçılarıyla birlikte çetelere karşı direniyor. Geri püskürtülen çete gruplara ait 4 ağır silah monteli araç imha edildi, çeteciler öldürüldü. Öte yandan saldırıların sürdüğü mahallelerden ayrılmak isteyen halk çeteler tarafından kaçırılıyor, gençler canlı kalkan olarak kullanılıyor.
Cihatçı faşist HTŞ çetelerinin, Demokratik Suriye Güçleri'nin (QSD) kontrolündeki Halep'in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zeyd mahallelerine yönelik saldırıları yoğunlaştı. 6 Ocak'tan bu yana devam eden saldırılarda halk bomba yüklü dronlarla hedef alınıyor. Yayınlanan görüntülerde bomba yüklü dronelerin bölgede uçuşunu sürdürmesi nedeniyle yaralanan iki kişi hastaneye kaldırılamadı.
Eşrefiyê Mahallesine yönelik gerçekleştirilen topçu atışları nedeniyle bir ev ateş aldı.
Öte yandan mahallelerin etrafına onlarca tank konuşlandıran ve topçu atışlarına devam eden çete gruplarının saldırısı sonucunda, şimdiye kadar 2'si çocuk 8 kişi katledildi, 57 kişi de yaralandı.
SİLAHLI ÇETE ÖLDÜRÜLDÜ
Bu sabah saatlerinde de çeteler, ağır silah yüklü çok sayıda araçla Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik yeni bir saldırı başlatarak mahallelere girmeye çalıştı. Ancak mahalleli ve iç güvenlik güçlerinin direnişiyle karşılaştı. Gösterilen direniş sonucunda saldırıların tamamı püskürtülürken, çete gruplara ait 4 ağır silah monteli araç imha edildi. Çok sayıda silahlı çetenin öldürüldüğü ve yaralandı.
ZIRHLI ARAÇLAR VE BİNLERCE SİLAHLI KİŞİ
Gece saatlerinde söz konusu çeteler, halkın evlerinde bulunmasını fırsat bilerek mümkün olan en fazla can kaybına yol açmak amacıyla yerleşim mahallelerine yönelik bombardımanı yoğunlaştırdı. Aynı zamanda insansız hava araçlarının iki mahalle üzerinde uçuşu sürerken, yeni zırhlı araçlar ve tanklar bölgeye sevk edildi; aralarında yabancı uyruklu unsurların da bulunduğu binlerce silahlı kişi yığınağı yapıldı. Bu adımlar, kuşatmayı daha da sıkılaştırmayı ve insani baskıyı artırmayı hedeflemektedir. Sahada ise bu gruplar, İç Güvenlik Güçleri'nin kahramanca direnişi sayesinde Kastillo hattında herhangi bir ilerleme kaydedemedi. Bunun üzerine, uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olarak, elektriği kesme ve iki mahalleye gıda ile tıbbi malzemelerin girişini engelleme yoluyla toplu cezalandırma politikasına başvurdular.
ÇETELER AİLELERİ KAÇIRIYOR
Saldırılar yoğun şekilde devam ederken çeteler, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinden çıkan aileleri kaçırıyor. Halep-Efrîn yolundaki kontrol noktalarında, özellikle Kefircen ve Basûtê yakınlarında, Geçiş Hükümetine bağlı çeteler aileleri otobüslerden indirip kaçırıyor.
Görgü tanıkları, Geçici Hükümet tarafından gönderilen ve sözde mahallelerden çıkan aileleri taşımak için tahsis edilen otobüslerin, gerçekte gençleri kaçırmak, her iki mahallede yaşayanların isimlerini kayıt altına almak ve daha sonra Türk ordusu ve ona bağlı çetelerin işgali altındaki Efrîn'de takip etmek amacıyla kullanıldığını doğruladı.
KAÇIRILAN SİVİLLER CANLI KALKAN OLARAK KULLANILIYOR
İç Güvenlik Güçleri Basın Merkezi tarafından yapılan açıklamada "Şam hükümetine bağlı gruplar, organize ve açık bir suç kapsamında Şêx Meqsûd Mahallesine boğucu bir kuşatma uygulamakta; yoğun topçu atışları gerçekleştirmekte, yerleşim alanlarını tanklarla çevrelemekte ve kapsamlı bir işgal tehdidinde bulunmaktadır" denildi. Açıklamada, "Bu suç teşebbüsü, mahalle sakinlerini yıpratmayı ve zorla yerinden etmeyi hedeflemektedir. Bu sistematik politika, tüm uluslararası hukuk ve normların açık bir ihlalidir ve sivilleri kontrol altına almak için askeri zor ve psikolojik baskıyı araç olarak kullanan bir zihniyeti gözler önüne sermektedir" diye belirtildi.
Açıklamada devamla şu ifadeler yer aldı: "Mahallenin direncini kırmak ve halkı boyun eğdirmek amacıyla yürütülen bu kapsamlı saldırının başarısızlığa uğramasının ardından, söz konusu gruplar suçlarını daha da ağırlaştırarak Şêxmeqsûd'dan zorla çıkarılmış gençleri kaçırmış ve onları saldırı hatlarının önüne sürerek canlı kalkan olarak kullanmıştır. Bu vahşi uygulama, tüm insani değerleri hiçe saymaktadır. Aynı zamanda, yaşlıları kuşatma altındaki mahalleye geri göndererek onları açıkça bir baskı aracı olarak kullanmış, siviller üzerinde denetim kurmaya çalışmıştır. Bu eylemler; kuşatma, bombardıman, doğrudan güç tehdidi ve sivillerin canlı kalkan olarak kullanılması gibi uygulamaları bir araya getiren, mahalle sakinlerini yerinden etmeyi ve masum sivillerin yaşamlarını günlük şiddetle kuşatmayı hedefleyen sistematik bir strateji çerçevesinde, insani ihlallerin tehlikeli ve benzeri görülmemiş bir tırmanışını temsil etmektedir."