8 Ocak 2026 Perşembe

Gazeteci Hakan Tosun'un katledilmesine ilişkin ön rapor: Çok sayıda darp ve kırık var

Gazeteci Hakan Tosun'un katledilmesine ilişkin ön ATK raporu tamamlandı. Raporda, Tosun'un vücudunun birçok bölgesinde darp izleri ve kırıklar tespit edildiği, ölüm nedeninin ise şiddet kaynaklı ağır kafa travması olduğu belirtildi. Ayrıca sanıkların iddialarının aksine, Tosun'un alkol ya da uyuşturucu etkisi altında olmadığı da raporla kesinleşti.

Gazeteci Hakan Tosun, 10 Ekim akşamı Esenyurt'ta ailesinin evine gitmek üzere yola çıktı. Eve birkaç dakika mesafede saldırıya uğrayan Tosun, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Tosun, tedavi gördüğü hastanede 13 Ekim'de yaşamını yitirdi. 

SANIKLARIN İDDİALARI RAPORLA ÇÜRÜTÜLDÜ
Saldırıya ilişkin Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin tutuklanırken, ifadelerinde Tosun'un alkol ve uyuşturucu etkisinde olduğunu, çevreye küfür ettiğini ve uygunsuz hareketlerde bulunduğunu iddia etti. Murat ve Şahin ayrıca Tosun'un çantasında uyuşturucu bulunduğunu öne sürdü. Hem kamera görüntüleri hem de hazırlanan ön ATK raporu, bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını ortaya koydu. Rapora göre Tosun'un vücudunda herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadı. Çantasından çıkan haplar üzerinde yapılan incelemede de bu maddelerin uyuşturucu ya da uyarıcı olmadığı kaydedildi.

İKİ AYRI SALDIRI, ÇOK SAYIDA DARP VE KIRIK
Kamera kayıtları Tosun'a iki farklı noktada iki ayrı saldırıyı kaydetti. ATK raporunda, bu saldırılar sırasında Tosun'un aldığı darbeler ayrıntılı şekilde yer aldı. Gazeteci Umut Taştan'ın haberine göre raporda; yüz, baş, boyun, kollar, göğüs, sırt ve bacaklarda darp izleri tespit edildi. Özellikle baş ve yüz bölgesinde ciddi hasarların oluştuğu, kafatasında kırık meydana geldiği belirtildi. Ayrıca göz çukuru ve sfenoid kemikte de kırıklar saptandı.

Baş bölgesine alınan darbeler sonucu beyin kanaması ve beyin dokusunda ezilme oluştuğu, bunun yanı sıra boyun omurgasında kırık ve omurilikte kanama tespit edildiği raporda yer aldı. ATK, Tosun'un ölüm nedenini "şiddet kaynaklı ağır kafa travması" olarak açıkladı.

ÜÇÜNCÜ KİŞİ TARTIŞMASI
Saldırı sırasında olay yerinde bulunduğu belirtilen ve dosyada "3. kişi" olarak geçen Yusuf Özakdağ soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla dinlendi. Kamera kayıtlarına göre Yusuf Özakdağ'ın, ilk saldırının ardından olay yerine geri geldiği, ikinci saldırı sonrasında ise şüphelilerden Abdurrahman Murat'ı motosikletiyle olay yerinden uzaklaştırdığı, ardından bir kez daha olay yerine döndüğü görüldü. Bu duruma Tosun ailesinin avukatları tepki gösterirken, savcılık ve emniyet, Yusuf Özakdağ olayla ilgisi olmadığı yönündeki görüşünü sürdürdü. Emniyet tarafından düzenlenen görüntü inceleme ve araştırma tutanağında, Yusuf Özakdağ'a ait iki ayrı fotoğrafa yer verilerek, bu kişinin olayı engellemeye çalıştığı iddia edildi. Savcılık da bu tutanağa dayanarak, Yusuf Özakdağ hakkında suç unsuruna rastlanmadığını açıkladı.

SORU ÖNERGESİNE SAVCILIKTAN YANIT
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, saldırı sırasında olay yerinde bulunduğu belirtilen üçüncü kişi Y.Ö. hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisine soru önergesi verdi. Fırat, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a, bu kişi hakkında yeniden soruşturma yürütülüp yürütülmeyeceğini sordu.

Soru önergesine yanıt, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verildi. Savcılık, emniyet birimlerince hazırlanan görüntü inceleme ve araştırma tutanağını dayanak göstererek, Y.Ö. yönünden suç unsuruna rastlanmadığını bildirdi. Yanıtta, Tosun'a yönelik saldırıyla ilgili olarak çete ya da örgüt bağlantısına dair herhangi bir bulgunun da tespit edilmediği ileri sürüldü.

TUTUKLULUK İNCELEMESİNDE TAHLİYE TALEBİ REDDEDİLDİ
Öte yandan Tosun'a yönelik saldırı kapsamında tutuklu bulunan iki şüpheli, tutukluluk incelemesi kapsamında 6 Ocak'ta hakim karşısına çıktı. SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan saldırganlar, tahliyelerini talep etti.

Ancak Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliği, mahkumiyet halinde verilmesi muhtemel ceza miktarı dikkate alındığında tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu, mevcut delil durumunda şüpheliler lehine herhangi bir değişiklik bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetti. Hakimlik, Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin'in tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.