28 Mart 2026 Cumartesi

İstanbul ve Ankara'da hasta tutsakların durumuna dikkat çekildi

İstanbul'da Mehmet Emin Çam'ın, Ankara'da ise Özgür Azad İnci'nin sağlık durumuna dikkat çeken hak savunucuları tüm hasta tutsakların derhal serbest bırakılmasını istedi.

Hasta tutsaklar için yapılan İstanbul ve Ankara'da eylemler yapıldı. İstanbul'da Mehmet Emin Çam'ın sağlık durumuna dikkat çekilirken, Ankara'da ise Özgür Azad İnci'nin tahliyesi talep edildi.

İSTANBUL
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu tarafından, Beyoğlu'nda bulunan dernek binası önünde düzenlenen"F Oturması" eyleminin 731'incisi gerçekleştirildi. Çok sayıda hak savunucusu ve komisyon üyesinin katıldığı eylemde, Batman Beşiri T Tipi Kapalı Hapishanesi'nde tutsak olan 74 yaşındaki hasta tutsak Mehmet Emin Çam'ın sağlık durumuna dikkat çekildi. "Tedavi haktır engellenemez","Hasta mahpus Mehmet Emin Çam serbest bırakılsın" pankartlarının açıldığı oturumda, sık sık "Hasta mahpuslar serbest bırakılsın" ve "Tedavi haktır engellenemez" sloganları atıldı. 

'HASTA TUTSAKLAR HAPİSHANEDE YAŞAMINI YİTİRİYOR'
Basın açıklamasını okuyan İHD Hapishane Komisyonu Üyesi Nazım Dikbaş, ATK'nin "Hapishanede kalamaz" raporu vermesine rağmen tahliye edilmediği için yaşamını yitiren Mehmet Edip Taşar'ın ailesine ve sevenlerine taziyelerini sunarak,"Taşar'ın yaşamını yitirmesi, hasta mahpusların bilerek ve isteyerek ölümlerine göz yumulduğunu göstermektedir ve bunun adı, ecel değil cinayettir. Mehmet Edip Taşar gibi, sağlık ve tedaviye erişim imkanı bulunmadığı için hapishanelerde yaşamını yitiren hasta mahpusların her birinin ölümünden, hukuki ve insani sorumluluğunu yerine getirmeyen yetkililer sorumludur" dedi. 

'DURUMU DAHA KÖTÜYE GİDİYOR'
Hasta tutsak Mehmet Emin Çam'ın durumunun kötüye gittiğini belirten Dikbaş, "Yaşlılığa bağlı rahatsızlıkları yanında beyin tümörü, yüksek tansiyon, kalp, böbrek kisti, safra kesesi iltihabı ve prostat hastası olup, son olarak KOAH, zatürre ve bronşit teşhisleri konulmuş. Ayrıca balgamından kan gelmesi üzerine verem şüphesiyle Dicle Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilmiştir" diye ekledi. 

'ÇAM, TEK BAŞINA AYAKTA DURAMIYOR'
Çam'ın, üç defa kalp krizi geçirdiğini ve iki kalp damarının halen tıkalı olduğunu belirten Dikbaş, "Geçirdiği safra kesesi ameliyatına bağlı sindirim sorunları yanında, geçirdiği felç nedeniyle ayaklarda uyuşma, yürüme güçlüğü, her iki kulakta cihaz gerektirir boyutta duyma kaybı ve ileri derecede unutkanlık yaşayan Çam, başkalarının yardımı ile ayakta durabilmekte, ancak iki kişinin desteği ile yürüyebilmekte ve yaşamını başkalarının yardımı ile sürdürebilmektedir" diye belirtti.

Çam'ın ailesinin de endişelerini aktaran Dikbaş, Çam'ın tahliye edilmesi gerektiğini vurguladı.

Eylem atılan sloganlarla son buldu.

ANKARA 
Ankara Sakarya Caddesi'nde Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 603'üncü haftasında bir araya geldi. Eylemde, "Hasta tutsaklar serbest bırakılsın", "Tecrit işkencedir tecride son" sloganları atıldı. Bu haftaki eylemde Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanesi'nde tutulan ağır hasta tutsak Özgür Azad İnci'nin durumuna dikkat çekildi. 

'TECRİT HASTALIĞI DAHA DA AĞIRLAŞTIRIYOR'
Basın açıklamasını okuyan Barış Barışık, 1999 yılından bu yana tutuklu bulunan İnci'ye 2007 yılında psikoz ve şizofreni tanısı konulduğunu ifade etti. O tarihten bu yana İnci'nin psikiyatrik ilaçlar kullandığını belirten Barışık, "Tecrit ve yüksek güvenlik koşulları, hastalığın belirtilerini daha da ağırlaştırmış; gerçeklikten kopma, sosyal ilişkilerde belirgin bozulma ve işlevsellik kaybı gibi sonuçlara yol açmıştır. Buna rağmen 30 Temmuz 2025 tarihinde Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmesine karşın 'hapishanede kalabilir' yönünde rapor verilmesi, İnci'nin durumunun ciddiyetinin görmezden gelindiğini göstermektedir" dedi. 

Barışık, İnci'nin ağır ilaçlar nedeniyle zorlandığını, içe kapanma, ayakta kasılmalar, sürekli ve şiddetli baş ağrıları, halüsinasyonlar ve psikoz belirtilerine rağmen hapishanede tutulmaya devam edildiğini söyledi. Durumunun ağırlaşmasının ardından İnci'nin 3 kişilik hücreye konulduğunu belirten Barışık, İnci'nin engelli raporu başvurusuna karşı "hapishanede kalıp kalamayacağı" yönünde değerlendirme yapıldığını söyledi.

'DERHAL TAHLİYE EDİLMELİ'
İnci'nin, hücre koşulları nedeniyle üç kişilik odadaki iki kişi dışında kimseyle temas kuramadığını, havalandırmaya çıkarılmadığını aktaran Barışık, "İnci'nin ağır ve süreğen ruhsal hastalık tablosu ile hapishane koşullarının hastalığı belirgin biçimde ağırlaştırdığı gerçeği birlikte değerlendirildiğinde, 5275 sayılı Kanun'un 16'ncı maddesi kapsamında infazın ertelenmesi ve tahliye seçenekleri gecikmeksizin gündeme alınmalıdır" diye belirti.