ODTÜ'de eylem: Rojava düşmedi, düşmeyecek
ODTÜ öğrencileri, cihatçı HTŞ çetelerinin Halep'e yönelik saldırılarına karşı kampüs içinde yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Türk devletinin bu saldırılardaki rolüne dikkat çekilen eylemde, emperyalist saldırılara karşı Suriye halklarıyla dayanışma çağrısı yapıldı.
Ankara'da bulunan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencileri, cihatçı HTŞ çetelerinin Halep'in Şeyh Maksut, Eşrefiye ve Benî Zeyd mahallelerine yönelik saldırılarına karşı kampüs içinde yürüyüş düzenledi. Öğrenciler, yürüyüş boyunca "AKP destekli HTŞ saldırılarına karşı Suriye halklarının yanındayız" yazılı pankart taşıdı. Eylemde "Katil HTŞ, İşbirlikçi AKP", "Bijî Berxwedana Rojava", "Bijî biratiya gelan", "Yaşasın halkların eşitliği", "Jin jiyan azadî", "Rojava faşizme mezar olacak" ve "Rojava düşmedi düşmeyecek" sloganları attı.
Yürüyüşün ardından ODTÜ Devrim Stadyumunda bir araya gelen öğrenciler burada basın açıklaması yaptı.
'SALDIRILAR, HALKLARIN BİRLİKTE YAŞAMINA YÖNELİKTİR'
Açıklamada, emperyalist müdahalelerle parçalanan Suriye'de oluşan siyasal ve askeri boşluğun HTŞ gibi selefi-faşist yapıların güçlenmesine zemin hazırladığı belirtilerek, bu yapıların halkların özgürlük iradesini hedef aldığı ifade edildi. Açıklamada, "Bugün Halep'in Şeyh Maksut, Eşrefiye ve Benî Zeyd mahallelerine yönelen DAİŞ kökenli cihadist HTŞ çeteleri eliyle yürütülen saldırılar, bu tarihsel imha ve tasfiye kuşatmasının güncel biçimidir" denildi. Saldırıların münferit olmadığı vurgulanan açıklamada, HTŞ'nin emperyalizm, bölge gericiliği ve ulus-devletçi iktidarlar tarafından Suriye'deki Alevi, Dürzi ve Kürt halkların özgürlük yürüyüşünü durdurmak amacıyla sahaya sürülen bir güç olarak konumlandığı belirtildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "HTŞ'nin Kürtlere, Alevilere ve Dürzilere yönelik saldırıları, Suriye'de halkların kardeşliği temelinde filizlenen ortak yaşam iradesini ve kadın liderliğinde inşa edilen özgür toplumsal model doğrudan hedeflenmektedir. Bu saldırılar, halkların birlikte özgür yaşama iddiasına karşı sürdürülen sistemli bir yok etme girişimidir. Şeyh Maksut ve Eşrefiye, bu nedenle yalnızca Kürt halkının öz savunmasıyla direndiği mahalleler değil; inkara, soykırıma ve teslimiyete karşı geliştirilen tarihsel direniş çizgisinin güncel mevzileridir."
'TÜRK DEVLETİ BU SALDIRILARI MEMNUNİYETLE KARŞILIYOR'
HTŞ saldırılarının AKP-MHP'nin desteğiyle halkların iradesine karşı yürütüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, "Türkiye bakanlarının bu saldırıları memnuniyetle karşıladıklarını beyan etmeleri ve Türkiye'ye ait bir İHA'nın Tekka'da saldırı gerçekleştirmesi ulus-devletçi iktidarın Suriye'de yaşayan halklara yönelik güttüğü inkar ve soykırım politikalarının bir parçasıdır" denildi.
'GÜN; BU DİRENİŞİ SAHİPLENME GÜNÜDÜR'
Açıklamada, Kürt halkının günlerdir süren saldırılara karşı direndiğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Gün; bu direnişi sahiplenme, öz savunma hakkını savunma ve Suriye halklarının özgürlük mücadelesiyle açıkça saf tutma günüdür. Sessizlik suça ortaklıktır. Tarafsızlık, karşı-devrimin hizmetindedir." Açıklamada ayrıca, gözaltılar, işkenceler ve tutuklamaların bu mücadeleyi savunmaktan alıkoyamayacağı vurgulanarak, "Savunmamız onurun savunmasıdır; savunmamız gerçek barışın savunmasıdır; savunmamız özgürlüğün ve onurlu bir yaşamın savunmasıdır."