128. Suruç oturumu: Adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz
Suruç Katliamı'nın 128. ayında İstanbul ve İzmir'de yapılan eylemlerde, bir kez daha söz verildi: Adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.
2015 yılında Kobanê'yi inşa etmek için yola çıkan ve Urfa'nın Suruç ilçesinde Amara Kültür Merkezi'nin bahçesinde DAİŞ çeteleri ve işbirlikçileri tarafından canlı bomba saldırısıyla katledilen 33 Düş Yolcusu için katliamın 128. ayında İstanbul ve İzmir'de oturma eylemleri yapıldı, "adalet" talebi yükseltildi.
İSTANBUL
İstanbul'da Kadıköy Halitağa Caddesi'nde yapılan eylemde, "Hiçbir düş yarım kalmayacak" pankartı açılırken, 33 Düş Yolcusu'nun fotoğrafları taşındı. Eylemde sık sık "Katillerden hesabı gençlik soracak", "Suruç için adalet, herkes için adalet" ve "Suruç'u unutma unutturtma" sloganları atıldı. Basın açıklamasını 33 Düş Yolcusu'nun yoldaşlarından Bahar Beytekin okudu
'FAİLLER YARGILANMADI'
Beytekin, 128 ay önce, yıkılmış bir kenti yeniden inşa etmek için yola çıkan çoğu üniversite öğrencisi yüzlerce kişinin, mola verdikleri Urfa'nın Suruç ilçesinde DAİŞ'in canlı bomba saldırısına uğradığını ve 33 devrimcinin ölümsüzleştiğini, onlarcasının da yaralandığını hatırlattı. Beytekin, "Suruç Katliamı davası, gerçek failleri ve sorumluları ortaya çıkarmaktan uzak, daraltılmış bir yargılama pratiğiyle sürdürülmektedir. Dosya, saldırıyı gerçekleştiren kişiyle sınırlı tutulmuş; katliamın planlayıcıları, azmettiricileri ve ihmali bulunan kamu görevlileri yargı önüne çıkarılmamıştır. Bu durum, cezasızlık politikasının açık bir göstergesidir" diye konuştu.
Katliam öncesinde saldırganın ve bağlı olduğu DAİŞ hücresinin istihbarat birimlerinin bilgisi dahilinde olduğuna ilişkin çok sayıda veri bulunmasına rağmen, bu bilgilerin etkili bir soruşturmanın konusu yapılmadığına dikkat çeken Beytekin, "İstihbarat ve polis birimlerinin sorumluluğu görmezden gelinmiş, dosya üzerindeki gizlilik kararlarıyla gerçeğin açığa çıkması engellenmiştir" dedi.
Suruç Katliamı'nın münferit bir saldırı olmadığına, örgütlü ve önlenebilir bir katliam olduğuna vurgu yapan Beytekin, "Bu nedenle yalnızca tetikçilerin değil, bu katliama giden yolu açan herkesin yargılanması gerekmektedir" diye konuştu.
Katillerin yargılanması için talepleri dile getiren Beytekin, şunları söyledi:
"Katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek faillerin ortaya çıkarılmasını,
İhmali ve sorumluluğu olan kamu görevlileri hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmesini,
Firari sanıkların yakalanmasını ve yargı önüne çıkarılmasını,
Suruç Katliamı'nın insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesini ve zaman aşımı uygulanmamasını,
Adil, şeffaf ve etkin bir yargılama yapılmasını talep ediyoruz."
'HİÇBİR DÜŞ YARIM KALMAYACAK, DİYENLERİN MÜCADELELERİNDE YAŞIYORLAR'
Rojava'ya yönelik saldırılara dikkat çeken Bahar Beytekin, şöyle konuştu: "Kobanê'de çocuklar soğuktan donarak yaşamını yitirirken bu katliamlara ses çıkaran, adalet mücadelesini büyütenler ise tutsak ediliyor. Emperyalist savaş politikaları halkları karşı karşıya getiriyor. Onlar halklar arasında köprü olmak ve egemenlerin yarattığı savaşlara karşı eylemli ve gerçek bir dayanışmayı büyütmek için çıkmışlardı yola. Düşleri, halkların eşit, adil, özgür ve barış içinde yaşayabildiği bir dünya hayaliydi. O düşler bugün ısrarlı biçimde 'Hiçbir Düş Yarım Kalmayacak' diyenlerin mücadelesinde yaşıyor."
Yoğun yağış sebebiyle her ay yapılan oturma eylemi gerçekleşmezken, 33 Düş Yolcusu isimleri okunurken, kitle "Yaşıyor" dedi.
'ADALET MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ'
Suruç ölümsüzü Vatan Budak'ın babası Murat Budak, 3 Şubat'ta tutuklananlar arasında Suruç yaralılarının da olduğuna dikkat çekti. Suruç eylemlerine katılmanın bir "suç" olarak gösterilmesini kabul etmediklerini belirtti, "Adalet için mücadeleye devam edeceğiz" dedi.

İZMİR
Suruç şehitleri, İzmir'de de anıldı. Alsancak'taki Türkan Saylan Kültür Merkezi'nin önünde 128. oturum gerçekleşti. Bir kez daha "Suruç için adalet, herkes için adalet" istendi.
"Suruç için adalet, herkes için adalet", "Suruç'u unutma, unutturtma" sloganlarıyla başlayan eylemde, "Hiçbir düş yarım kalmayacak" pankartı açıldı. Basın açıklamasını Suruç gazisi Koray Türkay okudu.
Oturma eyleminden sonra, katledilen 33 Düş Yolcusu'nun isimleri okunarak, "Yaşıyor" denildi.