21 Mayıs 2024 Salı

Newroz'dan 1 Mayıs'a...

Newroz'un sunduğu bu tablo, Türkiye'nin emekçi sol güçlerine de önemli mesajlar verdi. Her şeyden önce Newroz, Kürt halkının Türkiye işçi sınıfının ve devriminin en güçlü ve güvenilir müttefiki olduğu gerçeğinin altını bir kez daha kalınca çizdi. Kimin hangi hesabı olursa olsun, bu denklem içinde Kürt halkının bağrında var olan devrimci dinamiği hesap dışı tutanların bırakın faşizm karşısında kazanmayı, anlamlı bir ilerleme dahi sağlayamayacağı açıktır.

Her dönem bakımından Kürt halkının öz kurtuluş eyleminin daimi motivasyon kaynağı, onun ulusal birliğinin resmi ve sömürgecilikle mücadelesinin test anlarından biri olan Newroz, bir kez daha etki gücünü gösterdi. 2022 Newroz kutlamaları, bütün coşkusu ve görkemiyle halklarımızın özgürlük ve devrim mücadelesinin başarı hanesine yazıldı. Newroz, özgün içeriğiyle Kürt halkının, genel devrimci anlamıyla Türkiye ve Kürdistan işçi sınıfı ve ezilen halklarının adil bir barış, adalet, özgürlük, devrim ve sosyalizm mücadelesinin çok önemli bir zirvesi olarak yaşandı.

21 Mart'ı önceleyen bir hafta boyunca mahalle ve sokaklarda yapılan irili ufaklı yüzlerce Newroz eylemini saymazsak, 2022'de 60'ı aşkın kent merkezinde yapılan büyük Newroz mitinglerinde milyonlarca kişi meydanlara aktı, özgürlük ateşi etrafında halaya durdu. Özellikle bir milyonluk kitle katılımıyla Amed ve yüz binlerle gerçekleşen İstanbul mitingleri bir kez daha bu tarihsel anın iki sembol mekanı oldu.

Sömürgeci faşizm ve saray iktidarı, belli ki hemen tüm alanlarda Newroz mitinglerine izin vererek sivil katliamları hedefleyen askeri saldırılara, sayısız gözaltı ve tutuklamalara, sokaklara yayılmış polis işgaline, zindanlardaki infaz yakma, işkence, katletme politikasına, koyu sansür ve en rezilinden kirli propaganda sağanağına ve nihayet Öcalan üzerinde süregiden koyu tecrit politikalarına değin oldukça geniş bir yelpazede uyguladığı saldırganlığın sonuçlarını görmek istedi. Bu anlamda Newroz'a katılımdaki ısrar ve düzey, sömürgecilik açısından Kürt halkının iradesinin analizi için kritik bir veri olacaktı. Ne de olsa 2020'de salgın nedeniyle tüm kutlamalar iptal edilmiş, 2021'deki kutlamalar ise salgının yarattığı toplumsal psikolojinin kısıtlayıcı etkisi altında kalmıştı. İşte 2022 Newroz'unu önemli kılan, onu gerçek bir siyasal ölçü haline getiren koşullar bunlardı. Hemen belirtmeliyiz ki, 2022 Newroz'u, bir kez daha ilerici, devrimci, yurtsever güçlere büyük moral taşırken, sömürgeci faşist karargahlarda gerçek bir hüsran yarattı.

Sömürgeciliğin yaşadığı hüsranı tespit etmek, düzeyini anlamak için sofistike verilere ve analizlere gerek yok. 21 Mart'ta Amed Newroz alanına bir sel gibi akan halkın karşısında polisin katılımı sınırlamaya dönük engelleme ve saldırıları, rejimin yaşadığı gerçek trajedinin ve siyasal bunalım halinin dışavurumuydu. Örgütlü ve kararlı halk gücü karşısında aczin resmini arayanların, sömürge valisinin ve faşist polis teşkilatının Amed'de içine düştüğü duruma bakmaları yeterli.

Başta Amed olmak üzere 2022 Newroz'u, bir halkın ulusal önderliği, gerilla gücü ve özgürlük mücadelesi etrafındaki kenetlenmiş halini bir kez daha gösterdi. Newroz, sömürgeci diktatörlük ne yaparsa yapsın Kürt halkını ulusal özgürlük hareketi olarak PKK'den ve ulusal önderlik olarak Abdullah Öcalan'dan tecrit edemediğini, ideolojik ve siyasal bağlarını kopartamadığını ya da en iyi halde zayıflatamadığını açığa çıkardı. Milyonlar, yıllardır süren koyu tecride rağmen ulusal bayram gününde tek vücut olarak Öcalan'ın özgürlüğünü haykırdı. Hemen tüm Newroz meydanlarında öne çıkan slogan Öcalan oldu. Sömürgeciliğin yenilgisinin bir boyutu buradadır ve bu yenilgi siyasal olduğu kadar ideolojiktir.

Diğer yandan sömürgeci diktatörlük Kürt halkının özellikle Kuzey Kürdistan'daki ulusal örgütlenme araçlarını önemli oranda tasfiye etmesine, örgütlenme mekanizmalarını tahrip etmiş olmasına rağmen onun öz örgütlülüğünü ve örgütlenme bilincini geriletememiştir. Milyonlar, örgütlü bir güç olarak meydanları doldurmuştur. Daha önemlisi, Amed'den Van'a, Hakkari'den Şırnak'a, İzmir'den İstanbul'a kadar alanları dolduran kitlenin çok önemli bir kısmının gençlerden oluşmasıdır. Bu tablo, sömürgeciliğin bugünkü güncel ve gelecekteki kesin yenilgisinin en temel göstergesidir.

Newroz'un açığa çıkardığı bu tablo yeni dönemin büyük başarılarının maddi temelini oluşturmaktadır. Dolayısıyla, Kürdistan'ın yurtsever ve devrimci, komünist güçleri, birleşik güç olarak HDP, bu tabloyu iyi okumalı, halk örgütlülüğünün yeni ve yaratıcı yollarını muhakkak bulmalıdır.

Öte yandan, Newroz'un sunduğu bu tablo, Türkiye'nin emekçi sol güçlerine de önemli mesajlar verdi. Her şeyden önce Newroz, Kürt halkının Türkiye işçi sınıfının ve devriminin en güçlü ve güvenilir müttefiki olduğu gerçeğinin altını bir kez daha kalınca çizdi. Kimin hangi hesabı olursa olsun, bu denklem içinde Kürt halkının bağrında var olan devrimci dinamiği hesap dışı tutanların bırakın faşizm karşısında kazanmayı, anlamlı bir ilerleme dahi sağlayamayacağı açıktır. Sömürgeci faşizmin ancak ve ancak Türkiye ve Kürdistan işçi sınıfı ve ezilenlerinin birleşik antisömürgeci, antifaşist mücadelesiyle yıkılacağı bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Şüphesiz bu stratejik hedef güncel politik faaliyete hakkınca yön verdiği, her taktik adımda inşa edildiği oranda gerçek karşılığını bulacaktır. Bugün için bunun güncel karşılığı Newroz'dan 1 Mayıs'a işçilerin birliği, halkların eşitliği ve kardeşliği köprüsünü kurmaktır. Newroz ile 1 Mayıs'ı sömürgeci faşizme karşı özgürlük ve kapitalizme karşı emeğin kurtuluşu mücadelesinin ortak ve temel direği olarak görmek, Newroz'un gücünü yalnızca Kürt halkının değil, coğrafyamızın işçi ve ezilenlerin ortak mücadele gücü olarak kavrayıp bu gücü arkalayarak 1 Mayıs'a yürümektir.

İşçi sınıfı ve ezilenler, 2022 1 Mayıs'ını son derece önemli bir konjonktür içinde karşılayacak. Ekonomik kriz içinde geçim derdiyle boğuşan, her yeni zamla omuzlarındaki yük katlanılmaz hale gelen işçinin, işsizin, çiftçinin, kadınların ekonomik ve politik mücadele duyargalarının her zamankinden daha çok geliştiği bu koşullarda 1 Mayıs, daha geniş kesimlere ulaşmanın ve yeni güçleri mücadele sahasına çekmenin zemini olarak değerlendirilmelidir. Geniş yığınlara dönük ajitasyonu arttırmak, hedef kitlesi saptanmış nitelikli propaganda faaliyetine yoğunlaşmak ve birebir örgütlenme çabasını en üst düzeyde örgütlemek, 8 Mart ve Newroz'dan sonra 1 Mayıs'ı da kazanmak için seferber olmak demektir bu. Önce 8 Mart ardından da Newroz'un umuda boyadığı tabloyu 1 Mayıs'ta bu şekilde tamamlayabilir, rejimin bunalımını ancak bu yolla şiddetlendirebiliriz.

Newroz, politik İslamcı faşist rejime karşı mücadele veren emekçi sol hareketin ve özel olarak devrimci sosyalistlerin büyük moral gücü oldu. Devrimci sosyalistler Kürt halkının o şanlı bayram gününde yaşadığı coşkuyu ve kararlılığı işçi sınıfına, işçi ve emekçileri de 1 Mayıs alanlarına taşımak için zaman kaybetmeden kolları sıvamalıdır. Başta Farplas direnişi olmak üzere süren işçi direnişleri içinde, fabrika önlerinde, atölyelerde, emekçi semtlerde 1 Mayıs hazırlıkları temelinde gerçek bir seferberlik başlatılmalıdır. Temas edilen her kadın ve erkek işçi kriz ve ekonomik, demokratik haklar konusunda aydınlatılmalı, mücadeleye çağrılmalı, kendisini ifade edebileceği ve örgütlenebileceği örgütlenme araçları, biçimleri geliştirilmelidir.

İşçi sınıfının farklı bölüklerinde örgütlenme seferberliği içinde yer alan komünistler, 1 Mayıs'ı bir dönemin eşiği olarak görmeli, yeni bir döneme girişin kapısı olarak ele almalıdır. Son birkaç aylık çalışmalar kapsamında açığa çıkan tüm olanaklar yeniden realize edilmeli, tek tek her bir işçi ilişkisiyle temas noktaları güçlendirilmeli, 1 Mayıs çalışmaları bugüne kadar temas kurulan işçilerin örgütlendiği bir süreç olarak planlanmalıdır.

Komünist gençlik ve kadınlar, 1 Mayıs çalışmasının öncü ve militan gücü olarak konumlanmalı, 8 Mart'ın ve Newroz'un da işaret ettiği mücadele dinamikleri olarak gençlere ve kadınlara dönük özgün 1 Mayıs planlamalarını hızla yapmalı ve harekete geçmelidir. Komünist kadınların belirli alanlardaki 8 Mart örgütlenme pratiğinde açığa çıkardıkları düzeyle, gençliğin son birkaç aylık örgütlenme pratikleri 1 Mayıs çalışmalarının dayanakları olarak görülmelidir.

Halklarımızın baharı önce 8 Mart'ta sökün etti, ardından Newroz'da tüm ihtişamıyla parıldadı. Şimdi sıcak kavga günü olan 1 Mayıs geliyor. Newroz coşkusunun 1 Mayıs'a taşındığı, 1 Mayıs'ın Newrozlaştığı gündür, zaferin öngünü. O halde 1 Mayıs'ın Newroz'a dönüşmesi için ileri!

*İşçi Sınıfı ve Ezilenlerin Sesi ATILIM gazetesinin 25 Mart tarihli 55. sayı başyazısı.