MLKP MK: Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da 1 Mayıs'ta alanlara!
1 Mayıs'a ilişkin açıklama yapan MLKP MK, işçi ve emekçileri 1 Mayıs'ta alanlara çağırdı, "Özgürlük, adalet, kadınlara ve halklara eşitlik için kavgayı yükseltelim" dedi. MLKP, İstanbul için de "Taksim 1 Mayıs Alanı hakkımızı geri alalım" dedi.
Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP) Merkez Komitesi, işçi sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs'a ilişkin açıklama yaptı.
Bu yıl da Taksim Meydanı'nın, işçilere, emekçilere yasaklandığını hatırlatan MLKP, faşist şeflik rejiminin süren yasaklarına ilişkin şunları belirtti: "İşçilerin ve ezilenlerin nice zalimliğe ve zorluğa göğüs gererek kazandığı, anayasa ve yasalara yazdırdığı haklarını kullanmakta ısrar edenler; demokratik hak ve özgürleri savunanlar; faşist, inkarcı-sömürgeci, erkek egemen teröre karşı çıkanlar ev ve işyeri baskınlarına, gözaltı ve tutuklama terörüne, zindanda tecride, sürgüne maruz bırakılır. F tipi tecrit az bulunur, kuyu tipi tecrit cenderesi kurulur!
Hasan Ocakları, Fehmi Tosunları, Ayşenur Şimşekleri, Cemil Kırbayırları, Kenan Bilginleri, Talat Türkoğulları kim kaybetti, kim katletti diyenler; seslerini duyurabilmek, kayıpların listesini biz çok iyi biliyoruz, kaybedenlerin listesini istiyoruz diyenler dayağa, gözaltına, işkenceye, hapisliğe maruz bırakılır; belgelere, tanıklara rağmen, kaybedenler, kaybedenlere emir verenler, onları koruyanlar terfiye, para ödülüne ve daha yüksek maaşa boğulur.
Devrimcilikleri nedeniyle kaybetmelerle kalınmaz, tıpkı Gülistan Dokular, Rojin Kabaişler gibi, cinsel saldırılara maruz bırakılan kadınlar da katledilip, faşist devlet çarkının imkanlarıyla kaybedilmeye başlanır.
Anneye, babaya, eşe, kardeşe, çocuğa ölüsünü gömmek için halkla birlikte uğurlama yapmak yasaklanır; mezarlar tahrip edilir, mezarlıklar yıkılır; cansız bedenlerden kalanlar plastik kutularda kaldırımların altına gömülür; çocuklarından geriye kalan kemikler annelere kargoyla yollanır. Bu insanlık düşmanı, bu ahlaksız, bu aşağılık uygulamalara itiraz edenler “bölücü”, 'yıkıcı', 'terörist' diye gözaltına alınır. Zulmedilir. Hapsedilir!"
"İşçi sınıfının ve ezilenlerin söz, basın, toplanma, örgütlenme ve eylem hakkı zincire vuruludur" diye belirten MLKP, "Tayyip Erdoğan’ın zenginliğine akıl sır ermez oğlunun ve örgütünün; halk düşmanı parti ve gruplara; patron örgütlerinin söz, basın, toplanma, örgütlenme ve eylem hakkına sınır yoktur. Faşist şeflik rejimi demokrasisi böyle bir demokrasidir" diye vurguladı.
İktidarın halkı mahkum ettiği yoksulluğa da dikkat çeken MLKP, açıklamasında şunları belirtti: "İşçi sınıfı asgari ücrete mahkum edilir. Asgari ücret ve emekli maaşları açlık sınırının altında tutulur. Emekçi halklarımız vergilerimizden asgari ücretli işçiye, emekli maaşlarına ayrılan pay artırılsın der. Reddedilir. O vergilerden Sarayın giderleri için her ay onlarca milyon lira harcanır. O vergilerden Tayyip Erdoğan’ın iki günlük memleketine yaptığı bayram ziyareti için 3.5 milyon lira harcanır. O vergilerden faşist şeflik rejimine destek veren tekelci patronların milyarlarca liralık vergi borcu defalarca affedilir. O vergilerden, havaalanlarını, otoyolları yapan inşaat şirketi tekellerine yolcu azlığı, araba geçişi azlığı nedeniyle her yıl milyarlar ödenir. Faşist şeflik rejiminin adaleti böyle bir adalettir."
MLKP, iktidarın "eşitlik" anlayışına ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı: "Kadınlar her gün her saat erkek devlet sisteminin ve erkek cinsinden tek tek kişilerin baskısına, şiddetine, tacizine, tecavüzüne, envayi çeşit cinsiyetçi ayırımcılıklarına uğrar, katledilir; yaşamda, haklarda, özgürlüklerde eşitlikten yoksun bırakılır; bunlar bile yetmez İstanbul sözleşmesi feshedilir, kadın katillerine cezasızlık için kapılar açık tutulur, özsavunma suç sayılır; “aile yılı/aile on yılı” denerek kadınların din, anane, aile adına, erkeğin, erkek egemen sistemin kulu, kölesi, gölgesi, temizlikçisi, aşçısı, bakıcısı olmakla vazifeli olduklarına iman etmesi istenir.
Kürt ulusunun varlığı kabul edilmez. Kürt çocuklarının anadilde eğitim hakkı silah zoruyla ve yasalarla engellenir. Kürtlerin çocuklarına, kentlerine, köylerine, dağlarına, kuşlarına, ürettiklerine verdikleri isimler yasaklanır, hiçbir resmi belgeye alınmaz. Kendi kendilerini yönetme hakkı reddedilir. Her ulus gibi kendi devletlerini kurma hakkı ana sütü kadar hak ve helalken bölücülük sayılarak katliamlarla bastırılır.
Faşist şeflik rejiminin erkek-kadın eşitliği; Türk-Kürt eşitliği böyle bir eşitliktir."
'TAKSİM 1 MAYIS ALANI HAKKIMIZI GERİ ALALIM'
"1 Mayıs, dünya işçi sınıfının kapitalist sömürü düzenine, kapitalizmin koruyucusu devlet çarklarına karşı birlik, dayanışma ve mücadele günüdür" diyen MLKP açıklamasında şu çağrıyı yaptı: "1 Mayıs, faşizmin, sömürgeciliğin, erkek egemenliğinin, kapitalizmin ezdiği, ayırımcılığa tabi tuttuğu, sömürdüğü, yoksulluğa, işsizliğe, açlığa, evsizliğe, acı dolu, çileli bir hayata mahkum ettiği işçi sınıfının, kadınların, gençlerin, Kürt halk kitlelerinin, ulusal toplulukların, başta Aleviler olmak üzere, ezilen, baskı altında tutulan inanç, din ve mezheplerden emekçilerin özgürlük, adalet, kadınlara eşitlik, halklara eşitlik mücadelesini yükseltmek için meydanlarda birleştiği gündür.
1 Mayıs meydanlarında birleşelim!
İstanbul’da Taksim 1 Mayıs Alanı hakkımızı geri alalım.
Tüm kentlerde 1 Mayıs ölümsüzlerinin anısını yüksekte tutan, faşist yasaklara boyun eğmeyen bir kararlılık sergileyelim. Faşist şeflik rejimini yıkmak için kavgayı büyütelim.
Bijî Yek Gulan Bijî Sosyalizm!
Yaşasın 1 Mayıs Yaşasın Sosyalizm!"