21 Mayıs 2024 Salı

HDK Emek Meclisi: İşyerleri katliam alanına dönüştü

HDK Emek Meclisi, 29 işçinin katledildiği Beşiktaş'taki gece kulübü yangınında ve diğer iş cinayetlerinde sorumluluğu bulunanların cezalandırılmasını istedi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Emek Meclisi, 2 Nisan günü İstanbul Beşiktaş'taki bir gece kulübünün tadilatı sırasında çıkan yangında 29 işçinin katledildiğini hatırlatarak, iş cinayetlerine karşı Ankara'da eylem yaptı.

Sakarya Caddesi üzerinde yapılan açıklamada, "Artık yeter! İş cinayetleri ve işçi katliamlarını durduralım" pankartı açıldı, sık sık "Yaşasın sınıf dayanışması", "İç cinayetleri politiktir" sloganları atıldı.

Hazırlanan basın metnini HDK Emek Meclisi Sözcüsü Yılmaz Yıldırımcı okudu.

'HİÇBİR TEDBİR ALINMADI'
Beşiktaş'taki gece kulübünde yaşanan ölümlerin bir kaza, kader veya fıtrat olmadığını dile getiren Yıldırımcı, işyeri sahiplerinin ve sermayenin karlarına kar katmak isteyenlerin emekçileri yaşamları pahasına çalıştırarak iş cinayetlerine yol açtığını söyledi.

Bu işyerinde tadilat yapılırken gerekli tedbirlerin alınmadığına dikkat çeken Yıldırımcı, yaşanan ölümlerden yerel yönetimler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve işyeri sahiplerinin sorumlu olduğunu ve mutlaka hesap vermeleri gerektiğini vurguladı.

İŞÇİ KATLİAMLARININ NEDENİ KAR HIRSI
Yıldırımcı, devlet destekli sermayenin daha fazla kar elde etme hedefiyle işçileri katlettiğine işaret etti, "Kapitalizm ve sermaye yanlısı sistem, açlık, yoksulluk, barınamama, ekolojik yıkım, eğitim ve sağlık alanlarında yarattığı toplumsal tahribat ve kriz her geçen gün büyürken, bugün ülkemizde açlık sınırı 30 bin, yoksulluk sınırı 60 bin TL'ye dayanmıştır. Bütün bu zor yaşam koşullarında hükümet sermaye yanlısı politikalar gereğince emekçileri 17 bin lira gibi açlık sınırının çok altında bir asgari ücretle çalıştırmaya mahkum etmiştir. İşsizliğin, güvencesizliğin ve örgütsüzlüğün hakim hale getirildiği toplumsal yaşamda, emekçiler ne yazık ki işin niteliğine, ücretine, süresine, güvencesine bakmaksızın ne iş olursa olsun yaparım ile karşı karşıya bırakılarak adeta kölelik koşullarında çalıştırılmak zorunda bırakılmaktadır. Emekçiler kölelik koşullarında çalışmaya zorlanırken, patronlar işçi sağlığı ve iş güvenliğine yasal mevzuat gereği dahi harcama yapmadıkları ve karlarından küçük bir kısmını ayırmadıkları için bu katliamlar yaşanmaktadır" diye konuştu.

YILIN İLK 3 AYINDA 450 İŞÇİ KATLEDİLDİ
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine göre; 2023 yılında 1932 işçinin, 2024'ün ilk 3 ayında ise 450 işçinin iş cinayetlerinde katledildiğine dikkat çeken Yıldırımcı, "Maden ocaklarında maden işçileri, inşaat patronlarının karları uğruna inşaat işçileri, altın ve maden aramalarıyla doğamızın alınır satılır hale getirilen politikalarla maden arama işçileri, tekstil işçileri, tersane emekçileri, fabrika işçileri ve bugün gelinen aşamada sermayenin karı ve kapitalist sitemin uygulamalarıyla herhangi bir çalışma alanında işçi ve emekçinin can güvenliği ve iş güvenliği kalmamıştır. Çalışma alanları adeta bir katliam alanı haline getirilmiştir" ifadelerini kullandı.

'PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ'
İşçi ve emekçilerin örgütlenip kölelik koşullarını kabul etmemesi gerektiğini vurgulayan Yıldırımcı, "Çalışma hayatından sorumlu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ve ilgili işyerine ruhsat, tadilat, tamirat, inşaat ve çevre güvenliğinden sorumlu yerel yönetimlerin resmi sorumluluklarını yerine getirmeleri için gerek fiili demokratik, gerekse hukuksal mücadeleyi her alanda yükseltmeliyiz. Kamuoyu şunu bilmelidir ki, başta 29 işçinin yaşamlarına mal olanlar olmak üzere bu katliamlarda sorumluluğu olan kim varsa hukuk önüne çıkarılmalı ve gerekli ceza verilmelidir. Biz işçi ve emekçilerde sorumluların peşini bırakmayacağımızı belirtmek istiyoruz" dedi.