23 Mart 2026 Pazartesi

Dilara Kalpak Su yazdı / Ücretsiz HPV aşısı haktır, alacağız!

Sağlık sisteminin "ahlaki" bakış açısı, cinsel yolla da bulaşabilecek bir kadın hastalığı söz konusu olduğunda cinselliği meşrulaştıracağı kaygısıyla kadın sağlığını hiçe sayıyor. Hem aşının en etkili olabileceği erken yaşta uygulanmasını engelleyerek hem de evli olma koşulu getirerek kadın cinselliğini, kadın bedenini kontrolü altına almaya çalışıyor.

Günümüzdeki en ciddi kadın hastalıklarından biri olan rahim ağzı kanseri, kanser türleri arasında önleyici bir aşının bulunduğu tek kanser türü olarak biliniyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün bu konudaki araştırmaları, HPV aşısının erken yaşta uygulandığı koşullarda kanseri %90 oranında önleyebileceğini ortaya koydu. Bu nedenle dünyada pek çok ülkede, kadınların ısrarlı mücadeleleri sonucu HPV aşısı ücretsiz uygulanmaya başlandı. Ancak geçtiğimiz haftalarda Türkiye’de Sağlık Bakanlığı, dünyada yapılan araştırmaların aksine aşının önleyiciliğine dair yeterli bilgi bulunmadığı gerekçesiyle ücretsiz bir uygulamaya geçilmeyeceğini açıkladı.

Erkek egemen sağlık sistemi içerisinde kadın sağlığı ikincil plana atılıyor, hatta görmezden geliniyor. Erkek cinsini doğrudan etkilemediği sürece kadın sağlığına dair yapılan araştırmalar ve tedavi girişimleri oldukça yetersiz. Öyle ki geçtiğimiz süreçte HPV virüsünün "penis kanserine" yol açabileceği ihtimalinin ortaya atılmasıyla birlikte Sağlık Bakanlığı’nın HPV aşısını gündemine alması da bir tesadüf değil. Öte yandan yıllardır kadınlar, HPV virüsünün yalnızca taşıyıcısı olan erkeklerin aksine rahim ağzı kanseri riskiyle karşı karşıya. Önleyici bir aşı bulunmuş olmasına rağmen hâlâ her yıl onlarca kadın HPV virüsüyle mücadele ediyor, rahim ağzı kanserine yakalanarak hayatını kaybediyor.

Erkek egemen AKP-MHP iktidarının sağlık sistemindeki kadın düşmanı, cinsiyetçi uygulamalarından biri olarak HPV aşısına ücretsiz ulaşımın engellenmesiyle, bugün yaşanan kriz durumu daha da derinleşmeye devam ediyor. Kadın hareketi, erkek egemen sağlık sisteminin kadın sağlığını hiçe sayan yaklaşımları karşısında uzun süredir sokak sokak mücadeleyi büyütüyor. Geçtiğimiz yıllarda "Ücretsiz HPV aşısı haktır, alacağız!" diyerek başlatılan imza kampanyası ve kadınların ısrarlı mücadelesi sonucu önce büyükşehir belediyeleri, daha sonra Sağlık Bakanlığı geri adım atarak ücretsiz HPV aşısı uygulamasına geçileceğini açıkladı.

Ancak aşının uygulanmasına dair belirlenen kriterler, pek çok kadının bu uygulamadan yararlanması önünde engel oluşturdu. Büyükşehir belediyeleri 18 yaş sınırı getirirken, Sağlık Bakanlığı ise aşının yalnızca evli kadınlar için ücretsiz olarak uygulanacağını açıkladı.

Sağlık sisteminin "ahlaki" bakış açısı, cinsel yolla da bulaşabilecek bir kadın hastalığı söz konusu olduğunda cinselliği meşrulaştıracağı kaygısıyla kadın sağlığını hiçe sayıyor. Hem aşının en etkili olabileceği erken yaşta uygulanmasını engelleyerek hem de evli olma koşulu getirerek kadın cinselliğini, kadın bedenini kontrolü altına almaya çalışıyor. Genç kadınlara en temel sağlık haklarına ulaşabilmeleri için erken yaşta evliliği dayatıyor. HPV virüsünün yalnızca cinsel yolla bulaşmadığının bilinmesine rağmen, cinsellik yaşamış ya da yaşamamış ayrımı yapılmadan kadınlar erkek egemen sağlık sistemi tarafından "makbul kadın" olma kriteriyle değerlendiriliyor. Bu şekilde kendisi için "makbul olmayan" kadınları cezalandırmaya girişiyor.

Tüm bu uygulamalar, bir yandan da Sağlık Bakanlığı’nın HPV virüsüne dair bilgisinin, araştırmasının ne denli sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle, Sağlık Bakanlığı’nın HPV aşısının önemine dair yeterli bilgiye sahip olmadığını söyleyen hiçbir dayanak da şaşırtıcı değil. Ancak buna rağmen yalnızca evli kadınlara aşının ücretsiz uygulanmasının dahi "gereksiz bir masraf" olarak görülmesi, ücretsiz HPV aşısı uygulanmasına dahi başlanmadan son verilmiş durumda.

Böylece milyonlarca kadının hayatını tehdit eden rahim ağzı kanseriyle mücadelede bulunabilecek tek önleyici çözüm olan HPV aşısı uygulanmadan, yürürlükten kaldırılmış oldu. Kadınlar ise tek bir dozu binlerce lira olan HPV aşısına ulaşamadığı için hayatını kaybetmeye devam ediyor. Yoksulluk krizinin günden güne derinleşmesiyle birlikte artan kadın yoksulluğu gözle görünür bir gerçeklik. Kadınlar ay sonunu getirebilmek için en temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda bırakılıyor. Kimisi doğum kontrol yöntemlerine, kimisi her ay ihtiyaç duyduğu hijyenik pede, kimisi yeterli beslenmeye dahi ulaşamıyor.

Her alanda olduğu gibi sağlık alanında da erkek cinsine öncelik tanınırken, günden güne derinleşen kadın yoksulluğu ile birlikte emek sömürüsü, şiddet ve hastalık gerçekliği kadınların yaşamlarını kuşatmayı sürdürüyor. Bu kuşatmayı kırmak ve en temel sağlık haklarımıza erişebilmek için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz. Bizi yoksulluğa mahkûm etmek isteyen, sağlık hakkımızı gasp eden, ucuz emek ve ağır çalışma koşullarıyla sağlığımızı hiçe sayan erkek egemen sisteme karşı taleplerimizi en gür sesimizle haykırmaya devam edeceğiz:

Ücretsiz HPV aşısı haktır, alacağız!