15 Mart 2026 Pazar

Young Struggle 6. Avrupa Kongresi, “Gençler sosyalizm için örgütlenin” şiarıyla başladı

200'den fazla gencin katılımıyla, "Gençler sosyalizm için örgütlenin” şiarıyla başlayan Young Struggle 6. Avrupa Kongresi'nde "Sosyalistler burada ve yaşam, özgürlük ve insanlık için mücadelemizde kararlılıkla dimdik duruyoruz. Devrimci yaşama sımsıkı sarılıyoruz! Hala umut var. Çünkü sosyalistler, enternasyonalist gençlik, devrimciler hala var" mesajı verildi.

16 yıldır Avrupa'da genç kitleler arasında örgütlenen sosyalist gençlik örgütü Young Struggle’ın iki gün sürecek olan kongresi, 14 Martr'ta başladı. “Onlar savaşlar başlatıyor, biz geleceğimiz için mücadele ediyoruz! - Gençler, sosyalizm için örgütlenin!“ şiarı altında düzenlenen kongreye 200’ü aşkın kadın, erkek, LGBTİ+, göçmen, işçi, liseli ve üniversiteli genç katıldı. Almanya’da düzenlenen kongre, 150 delegenin katılımı ile başladı.

Young Struggle (YS) Avrupa Eşbaşkanı Ezgi Kardelen ve YS Almanya Eşbaşkanı ve Avrupa Yönetim Kurulu üyesi Sofia Willer açılış konuşmasını yaptılar. Konuşmalarda, son kongreden bu yana geçen süreçte birçok başarı ve deneyimin yaşandığı ve en önemlisinin örgütsel gelişim olduğu ifade edildi. Daha önce çalışmaların neredeyse tamamen Almanya’da örgütlendiği, ancak bugün faaliyetlerin beş ülkede sürdürüldüğü kaydedildi.

Bu süreçte yeni şehirlerde çalışma grupları kurulduğu, bazı şehirlerde ise örgütlenmenin semt gruplarına kadar genişlediği belirtildi. Üniversitelerde, liselerde ve sendikalarda da çalışma yürütülmeye başlandığı; bu alanlarda farklı çalışma grupları oluşturulduğu ifade edildi.

Avrupa çapında yaz ve bahar kampları ve Ivana Hoffmann festivalleri gibi çeşitli etkinliklerin başarıyla gerçekleştirildiği belirtilirken, faşizme karşı ilk Avrupa çapındaki kampanyanın da bu dönemde örgütlendiği vurgulandı. Enternasyonal dayanışmanın büyütüldüğü ve bunun pratikte hayata geçirildiği kaydedilirken, Sumud Filosu ve Halklar Karavanı çalışmalarına da katılım sağlandığı ifade edildi.

Tüm bu çalışmalarla birlikte iki yıl içinde önemli adımların atıldığı belirtilerek, bugün Avrupa’nın farklı bölgelerinden gelen 200 gencin geleceği tartışmak üzere bir araya geldiği vurgulandı.

‘UMUTLARI DİMDİK AYAKTA OLAN HERKESİ SELAMLIYORUZ’
Willer ve Kardelen konuşmalarına şöyle devam ettiler: “Bu kongreyle birlikte, gençliğin hedef alındığı bu döneme bir yanıt örgütlemek istiyoruz. Ortadoğu’da ve dünyanın dört bir yanında emperyalist savaşlara karşı şu anda mücadele eden herkesi, emperyalizme karşı üçüncü bir cephe kurmak ve ezilen halklar arasında köprüler inşa etmek için çalışan herkesi, Türk faşist devleti tarafından şu anda hapsedilmiş sosyalistleri ve devrimcileri, umutları dimdik ayakta duran herkesi selamlamak istiyoruz. Bu kongreyle yoldaşlarımıza ve dünyaya bir mesaj vermek istiyoruz: Sosyalistler burada ve yaşam, özgürlük ve insanlık için mücadelemizde kararlılıkla dimdik duruyoruz. Devrimci yaşama sımsıkı sarılıyoruz! Hala umut var. Çünkü sosyalistler, enternasyonalist gençlik, devrimciler hala var.”

Açılış konuşmasının ardından “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm”, “Jin Jîyan Azadî” sloganları atıldı.

IVANA HOFFMANN VE ÖZGÜR NAMOĞLU ŞAHSINDA SAYGI DURUŞU
Young Struggle içerisinde faaliyet yürütmüş olan genç komünistler Özgür Namoğlu ve Ivana Hoffmann şahsında, ölümsüzleşenler için saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından divan seçimi gerçekleştirildi.

Seçimin ardından Özgür Namoğlu’nun ailesi konuştu. Yapılan konuşmada, bu kadar çok genci bir arada görmenin umut verici olduğu ve bu kongrenin tarihsel bir an olduğu ifade edildi. Marksizm’den daha fazla öğrenilmesi, ekoloji çalışmasının geliştirilmesi gibi farklı mücadele alanlarında örgütlülüğün yükseltilmesi gerektiği vurgulanırken, bütün genç katılımcılar selamlandı ve tartışmalarda başarılar dilendi.

AVEG-KON: KONGRE SADECE BUGÜNÜ DEĞİL YARINI DA ŞEKİLLENDİRECEK
AVEG-KON adına yapılan konuşmada, “Gençlik sosyalizm için örgütleniyor” şiarıyla toplanan 6. Avrupa Kongresi’nin, sosyalizm mücadelesini güçlendirecek tarihsel bir eşik olduğu ifade edildi. Kongrede yapılacak tartışmaların yalnızca bugüne değil, geleceği şekillendirecek kararlara zemin hazırlayacağı vurgulandı.

Konuşmada, genç devrimcilerin kapitalist barbarlığa duyduğu öfkenin ve ölümsüz devrimcilere bağlılığının salonda hissedildiği kaydedildi. Devrimci çizgiye bağlı, sosyalizm için mücadele eden gençlerin oluşturduğu bu birikimin, YS’yi devrimci kıldığı ve onu gerçek bir sosyalist alternatif merkez hâline getirdiği belirtildi. Büyük emek ve özveriyle inşa edilen örgütün niteliğini daha da yükseltme zamanının geldiği ifade edilerek, kongrede yürütülecek tartışmaların açık yüreklilikle yapılmasının önemine dikkat çekildi.

İşçilerin ve emekçilerin genç devrimcilere baktığında bir gelecek gördüğü vurgulanan konuşmada, özgür bir dünyanın kurucularının da bu mücadeleyi yürütenler olduğu dile getirildi. Sosyalizmin ve devrimci mücadelenin insanlığın özgürlüğü için kaçınılmaz bir yöntem olduğu ve gençlik hareketinin pratiğiyle gösterildiği ifade edildi.

Konuşmada ayrıca, Kürdistan ve Filistin’de yaşanan saldırılara dikkat çekilerek, emperyalizme ve siyonizme karşı yürütülen mücadelenin önemine değinildi. Young Struggle’ın Avrupa’da bu mücadelede önemli bir odak hâline geldiği ve bunun yıllar boyunca taşınacak bir onur olduğu kaydedildi.

Heteroseksist ve erkek egemen düzene karşı yürütülen mücadeleye de değinilen konuşmada, kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelik baskı ve şiddete karşı gençlerin sesinin sokağa taşıdığı ifade edildi. Bu mücadelenin ertelenemeyecek bir mücadele olduğu ve sınıf savaşıyla iç içe yürütülmesi gerektiğinin pratik örneklerle ortaya konulduğu belirtildi. Aynı şekilde ırkçı saldırılara karşı yürütülen antifaşist mücadelenin en dinamik güçlerinden birinin de gençlik olduğu vurgulandı.

Tüm yoğun çalışmalar içinde yoldaşça ilişkilerin korunmasının önemine değinilen konuşmada, örgütlü mücadele sayesinde düzenle araya net çizgiler çekilerek özgür devrimciler olma yolunda ilerlenildiği ifade edildi.

UZUN SOLUKLU DEVRİMCİLER OLMA ÇAĞRISI
Konuşmada, AVEG-KON’un Avrupa’da göçmenler içerisinde antifaşist ve enternasyonalist devrimci mücadelenin uzun soluklu bir temsilcisi olduğu hatırlatıldı. Ömrünü devrim mücadelesine adamış devrimcilerle birlikte çalışmaların sürdürüldüğü belirtilerek, YS üyelerinin de uzun soluklu devrimciler olacağına olan inancın güçlü olduğu dile getirildi.

FAALİYET RAPORU TARTIŞILDI
Sonrasında faaliyet raporu tartışmasına geçildi. Faaliyet raporuna dair yapılan sunumda, son yılların çalışmalarına dair bir tablo sunuldu. Özellikle Paris’te faşist saldırı sonrası verilen siyasal yanıt, Filistin için dayanışma çalışması ve Sumud Filosuna katılımın önemine dikkat çekildi. Aynı zamanda Halklar Karavanı’na katılım çalışması da dönemin kazanımlarından biri olarak değerlendirildi. Lise grevi ve kadın grevi, üniversite çalışmaları, örgütsel büyümeyle bağı içinde yeniden örgütlenme, kentlerde semtlere yayılma ve ülke yönetimlerini güçlendirmenin kazanımlarına dikkat çekilirken, Ivana Hoffmann Festivali ve Suruç’un 10. yılı eylemleri geçtiğimiz dönemin Avrupa çalışması bakımından öne çıkan diğer kazanımlar olarak değerlendirildi.

Sunumun ardından sosyalist gençler tarafından çeşitli tartışmalar yürütüldü. Genç işçiler, işçi grevleri ve direnişlerinin önemine dikkat çekerken, liseliler örgütlendikleri liselerdeki çalışmaların ve lise grevlerinin deneyimlerini paylaştı. Aynı zamanda kültür çalışmasında atılan adımlar tartışılırken, tutuklanan BEKSAV emekçilerine selam gönderildi. Kadınların mücadelelerine dikkat çekilirken, kadın grevinin tecrübeleri paylaşıldı. Polis şiddetine maruz kalan kadın ve LGBTİ+’lar olarak bu saldırılara cevap verebilmenin önemine dikkat çekildi. Rojava devrimini savunma görevine tartışmalarda vurgulandı.

Halklar Karavanı’na katılan genç sosyalistler Lorena ve Alma da tartışmalarda söz alarak, Suruç’ta 33’lerin 11 yıl önce geçtiği yollardan geçtiklerini kaydettiler. Gençliği bu mücadeleden yıldırmak isteyenlere karşı daha da güçlü ve daha da kararlı olduklarını belirtirlerken, Halklar Karavanı çalışmalarının ve Suruç’ta bulunmalarının umutlarını daha da büyüttüğünü ifade ettiler.

‘SURUÇ’TAKİ ENTERNASYONALİST RUH BURADA HİSSEDİLİYOR’
Faaliyet raporu tartışmasının ardından Suruç tanığına söz verildi. Yapılan konuşmada, “Polen’den Ezgi’ye - yürüyoruz zafere!” sloganının ağırlığı ve sorumluluğunun her geçen gün daha fazla hissedildiği ifade edildi. Aradan 11 yıl geçmesine rağmen aynı duyguların taşındığı vurgulanarak, mücadelenin en direngen isimlerinin kaybedildiği hatırlatıldı.

Suruç’ta yola çıkanların, şiirde denildiği gibi “dünyanın son umudu, soyları tükenmeyen birer şahin” oldukları belirtilirken, onların IŞİD barbarlığına karşı yola çıktığı kaydedildi.

Konuşmada ayrıca, kendilerini 1970’li ve 1980’li yıllarda Filistin’e giden devrimcilerin yoldaşları olarak gördükleri ifade edildi. Ivana’da, Özgür’de ve filo çalışmalarında yer alan yoldaşlarda Suruç’ta katledilen 33 düş yolcusunun enternasyonalist ruhunun görüldüğü ve bu ruhun bugün de sürdüğü vurgulandı. Avrupa’nın birçok ülkesinden gelen gençlerin gözlerinde aynı ruhun görüldüğü belirtilerek kongreye başarı dilekleri iletildi.

EMPERYALİZME KARŞI DAHA GÜÇLÜ ÖRGÜTLENMELİYİZ
Kongreye perspektif metni ile devam edildi. Farklı başlıkları işleyen ve yeni dönem perspektifleri ortaya koyan rapor sunuldu. Özellikle emperyalistlerin savaş hazırlıklarını yoğunlaştırdığı bir dönemde, genç sosyalistlerin daha güçlü örgütlenmesi gerektiğine dikkat çekildi. Daha geniş kitlelere ulaşma, kadın özgürlük mücadelesini yükseltme ve savaş hazırlığını sürdüren emperyalist merkezlerde bulunan gençlik hareketleri olarak var olan sorumluluklara dikkat çekildi. İdeolojik olarak devlet baskılarına hazırlanmaya da vurgu yapıldı. Gençlik kitlelerine ulaşacak daha geniş ajitasyon ve propaganda araçları tartışıldı. Kürdistan, Filistin ve Ortadoğu’da süregelen direnişlerle daha fazla dayanışma içinde olunması gerektiğine dikkat çekildi.

Sunumun ardından yürütülen tartışmalarda psikolojik sorunlara karşı mücadele ve gençlik içerisindeki intihar vakalarının artmasına dikkat çekildi. Devlet cinayetlerinde, ırkçı cinayetlerde, gözaltında ve sokaklarda katledilen gençlerin sesi olma ve ırkçılığa karşı mücadeleyi büyütme ihtiyacına dikkat çekildi. Aynı zamanda Hindistan’da devrimcilere yönelik katliam operasyonu ile farklı uluslararası gelişmeler ve mücadele günleri tartışıldı. Genel grevler ile kadın grevi, liseliler grevi ve işçi grevlerini bir araya getirme ve mücadeleleri birleştirme perspektifi tartışmalarda gündeme getirilirken, Marksizmi anlama ve anlatmanın, Marksizmin kriminalize edildiği bu dönemde özellikle önemli olduğuna dikkat çekildi. Konuşmalarda geçen yıl yaşamını yitiren YS üyesi Emil de anıldı.

‘ERKEK EGEMEN SİSTEME KARŞI MÜCADELEYİ BÜYÜTELİM’
Faaliyet ve perspektif raporuna dair yürütülen tartışmaların ardından, kongreye sunulan önergeler tartışıldı. Örgütsel yapıyı güçlendirme, Avrupa çapında çalışmaların geliştirilmesi, erkek egemen sisteme karşı mücadeleyi büyütme, baskılara karşı örgütlenme, antimilitarizm, enternasyonalizm, işçi mücadeleleri ve farklı birçok konuya dair getirilen önergeler tartışıldı ve oylandı.

Fransa ve İngiltere’de kâğıtsız gençlerin kongreye gelememesi ve zorunlu göç sonucu politik faaliyetlerini sınırlayan emperyalist devletler kongre tarafından protesto edildi ve yoldaşlara selam gönderildi. Yoğun katılımlı ve verimli geçen tartışmaların ardından kongrenin ilk günü sloganlar ile sona erdi.