Trump'ın NATO'yu savaşa katma çabaları sürüyor
Bu haber Kızıl Bayrak Gazetesi tarafından ajansımızla dayanışmak amacıyla hazırlanmıştır.
ABD başkanı Donald Trump, soykırımcı Binyamin Netanyahu ile İran'a savaş ilan ederken kısa sürede zafer kazanacağından çok emindi. Birkaç gün içinde hedefe ulaşılacağını, Ortadoğu'da mutlak hakimiyet kurulacağını varsayıyordu. Ancak sömürgeci hesaplar gerçekliğe toslayarak tuz-buz oldu.
Trump'ın tutarlı olmayan açıklamalarına bakılırsa, İran defalarca teslim oldu, tüm askeri varlığı yok edildi. Oysa dünyanın en büyük emperyalist saldırgan gücü ile soykırımcı İsrail petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişini garanti edemiyor. İran, ancak kendisinin izin verdiği tankerlerin geçiş yapabileceğini ilan etti ve bunu uyguluyor.
Donald Trump sömürgeci ve küstah üslubuyla İran halklarına da hakaret etmeye başladı. Oysa savaş başladığında onları "özgürleştireceğini" söylüyordu. Elbette baş gangsterin histerisinin yansımaları olan bu tür vaazların savaş alanında bir hükmü yok. Acizlik öyle bir noktaya vardı ki, Trump İran'a atom bombası atma tehditlerine başladı.
'NATO SAVAŞA DAHİL OLMAZSA AKIBETİ KÖTÜ OLUR'
Hürmüz Boğazı'ndan günlük 20 milyon varil petrol taşınıyordu. Boğazı kontrol altında tutan İran, ABD ile suç ortaklarının tankerlerinin geçişine izin vermiyor. Bu ise yaklaşık yüzde 80'lik bir kısıtlama anlamına geliyor. Petrolün varil fiyatları yükselirken kapitalist dünya piyasalarının krize girme riski de artıyor. ABD ve İsrail rejimleri bombalamak, yakıp yıkmak ve katliam yapmak konusunda sınır tanımıyor. Ancak bunlarla zafer kazanmanın mümkün olmadığını idrak etmeye başlayan Trump'ın histerisi doruğa çıkıyor.
Görünen o ki, artık ABD'nin "müttefiki" olmak ciddi bir soruna dönüşüyor. Zira Trump, önce Körfez şeyhlerini savaş cehennemine atmak istedi, şimdi ise NATO ülkelerinin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için ABD'ye destek vermesini talep ediyor.
Donald Trump, İngiliz gazetesi Financial Times'a verdiği röportajda, savaşa katılma çağrısına müttefiklerinin vereceği yanıtın NATO'nun geleceği açısından belirleyici olacağını söyledi. "Yanıt gelmez ya da olumsuz olursa bunun NATO'nun geleceği açısından çok kötü sonuçlar doğuracağını düşünüyorum" diyerek "müttefiklerini" tehdit etti.
'ABD UKRAYNA İÇİN MÜTTEFİKLERİNE DESTEK VERDİ'
Trump, Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada ABD'nin NATO müttefiklerine, özellikle Ukrayna konusunda destek verdiğini söyledi. Ukrayna'nın ABD'ye binlerce mil uzakta olduğunu belirten Trump, buna rağmen Washington yönetiminin müttefikleri için önemli sorumluluklar üstlendiğini ileri sürdü.
"Şimdi onların bize yardım edip etmeyeceğini göreceğiz. Uzun zamandır onlara yardım etmeye hazır olduğumuzu söylüyorum, ancak onların bizimle birlikte hareket etme konusunda aynı isteği göstermediğini görüyorum. Bizimle birlikte olacaklarından da emin değilim" ifadelerini kullanan Trump, "müttefiklerinin" savaş cehennemine atlamaya pek hevesli olmadıklarını da itiraf etmiş oluyor.
ABD'nin müttefiklerden gelecek her türlü desteğe açık olduğunu söyleyen Trump, bu destek seçenekleri arasında mayın tarama gemilerinin bölgeye gönderilmesinin de bulunduğunu belirtti.
Avrupa ülkelerinin Ortadoğu'ya özel kuvvetler gönderebileceğini öne süren Trump, bu birliklerin İran'ın Fars Körfezi'nde insansız hava araçları kullanan veya deniz mayınları yerleştiren askerî unsurlarını etkisiz hâle getirebileceğini söyledi.
ÇİN'E "HÜRMÜZ'ÜN AÇILMASINDA ROL ÜSLEN" ÇAĞRISI
Trump, Çin'in de Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması konusunda rol oynayabileceğini öne sürdü. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Mart ayı sonunda yapılması planlanan görüşmeyi erteleyebileceğini ifade eden Trump, bu adımın Pekin'i sürece dahil olmaya teşvik edebileceğini iddia etti.
Trump'ın "ABD'nin baş düşmanı" olarak nitelediği Çin'den bile yardım dilenmesi, nasıl bir sıkışma ve acizlik içinde olduğunu göstermesi bakımından çarpıcıdır. Zira İran'a saldırının, Çin'le hesaplaşma sürecine giden yolda atılan bir adım olduğundan kimsenin bir kuşkusu bulunmuyor.