29 Ocak 2026 Perşembe

Kobanê sınırından seslendiler: Saldırılar bir an önce durdurulmalı

Kobanê'nin yanı başındaki Suruç'ta, Rojava'ya dönük saldırıları protesto eden Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, "Biz kadınlar, barışı dayanışmamızla, ortak mücadelemizle sınırları aşarak kuranlarız. Rojava'da barış, bu coğrafyada barışın olmazsa olmazıdır" ifadelerini kullandı.

Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, HTŞ çetelerinin Rojava'ya dönük saldırılarına karşı dayanışma kapsamında Urfa'nın Suruç ilçesine geldi. Ankara ve İstanbul'dan gelen kadınlara, Suruç'ta çok sayıda kadın katıldı. Suruç Meydanında toplanan kadınlar, "HTŞ çetelerine destek Suriye'de katliam demek, kadınlar direnen Kürt halkının yanında" pankartı açtı.

KADINLARA POLİS ENGELİ
Bu arada Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Suruç ilçe binasında toplanan bazı kadınlar meydana gitmek isterken polis tarafından engellendi. Kadınlar polise tepki gösterince, polislerden biri "Demokratik haklar demokratik ülkelerde kullanılır" şeklinde karşılık verdi. Polisin engelleme girişine karşı yürümekte ısrar eden kadınlar engellemeyi de kaldırdı.

'BU SINIR HATTI, YILLARDIR BİR SAVAŞIN TANIĞIDIR'
Suruç Meydanında Türkçe ve Kürtçe okunan basın metninde, "Suruç'tan sesleniyoruz. Alevilere, Dürzilere yönelik katliamların ardından şimdi de Rojava'da Kürt halkına, kadınlara, kadınların eşit yaşama hakkına karşı yürütülen bir savaş var. Bu sınır hattı, yıllardır Rojava'da kadınların, çocukların ve halkın bütünüyle hedef alındığı bir savaşın tanığıdır" denildi.

Kadınlar olarak bundan 11 yıl önce de bu sınırda oldukları belirtilen açıklama, şöyle devam etti: "O zaman da Kürt halkının IŞİD'e karşı direnişinin, aynı zamanda kadınlar için özgürlük mücadelesi açısından ne anlama geldiğini biliyorduk. On bir yıl sonra bugün de Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi olarak buradayız. Bu ülkede devlet, 11 yıl önce IŞİD'e 'öfkeli çocuklar' diyordu, tırlarla silah yolluyordu. Bugün IŞİD üyelerini tekbirlerle serbest bırakan, kadınlara karşı IŞİD'cilerle benzer yöntemleri kullanan HTŞ'ye 'haklı ve meşru' diyor, bu sınıra Kobanê halkına karşı askeri yığınak yapıyor, insani koridor açmayarak Kobanê'nin sakinlerini toplu cezalandırmaya maruz bırakan kuşatmayı sürdürüyor. Biz bunu kabul etmiyoruz!"

'BU SAVAŞIN FAİLİ AKP-MHP İKTİDARIDIR'
Türkiye'de iktidarın DAİŞ'i "makul" bulduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Bir kadının saçının örgüsüne ganimet muamelesi yapan HTŞ'yi, bir cihatçı milisler birliğini desteklemeniz hiçbirimizi daha güvende kılmıyor. Bu savaşın faili yalnızca bu silahlı gruplar değil. Türkiye'de de bunu kendi ideolojisine daha yakın gören ve Suriye'de Türkçe konuşulması hayalleri kuran AKP-MHP iktidarıdır" denildi.

'KOBANÊ BOĞUCU BİR ABLUKAYA ALINDI'
Kobanê'deki ağır insani krize işaret edilen açıklamada, "Birkaç kilometre ötemizdeki Kobanê, 11 yıl önce kimilerinin 'düştü düşecek' diye ellerini ovuşturduğu Kobanê, boğucu bir ablukaya alındı; öyle ki bebekler, gençler soğuktan, elektriksizlikten öldü, hastanelerdeki küvözler çalışmaz oldu. Bugün bu sınırın ötesinde, yanı başımızda kadınlar kaçırılıyor, cinsel şiddete uğruyor, katlediliyor. 'Ateşkes' söylemleriyle çelişen biçimde saldırılar ve öldürücü bir kuşatma sürüyor; kadınlar ve çocuklar korumasız bırakılıyor" ifadeleri kullanıldı.

'BARIŞI DAYANIŞMAMIZLA, SINIRLARI AŞARAK KURUYORUZ'
Rojava'da kadınların eşit olduğu bir yaşamın hedef alındığı vurgulanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Gerçek, eşit ve onurlu bir barış talep etmek suç değildir; aksine, savaşa razı olmamak hepimizin sorumluluğudur. Uluslararası toplumu, BM'yi, kadın örgütlerini ve insan hakları savunucularını göreve çağırıyoruz. Rojava'da kadınlara yönelik şiddet acilen izlenmeli, belgelenmeli ve durdurulmalıdır. Siviller için insani yardım ve güvenli yaşam koşulları sağlanmalı. Savaşı derinleştiren tüm aktörler teşhir edilmeli, barış için sorumluluk almaya zorlanmalıdır. Biz kadınlar, barışı dayanışmamızla, ortak mücadelemizle sınırları aşarak kuranlarız. Rojava'da barış, bu coğrafyada barışın olmazsa olmazıdır. Bu topraklarda, hepimiz için, kadınların eşit yaşadığı bir gelecek ancak böyle mümkündür."

ÜÇ ACİL TALEP
Metinde, üç acil talep şöyle sıralandı:
🔹"Kürt halkına ve Suriye'deki tüm diğer halklara karşı saldırılar bir an önce durdurulsun. Kobanê kenti üzerindeki kuşatma kaldırılsın, yaşamsal ihtiyaçları karşılayacak malzemelerin girişi sağlansın. Türkiye'de devlet bunu hemen bugün buradan bir koridor açarak yapabilir.
🔹Suriye'de Kürtlerin ve diğer halkların kendi kaderlerini belirleme ve uygun gördükleri yöntemle kendi kendini yönetme hakkı tanınsın; dışarıdan bunu engellemek için kanlı müdahalelere son verilsin.
🔹Sivil halka, direnişçilere, kadınlara ve LGBTİ+lara yönelik savaş suçları son bulsun. Bu suçları işleyen IŞİD ve HTŞ çeteleri (ve altındaki diğer gruplar) yaptıklarından sorumlu tutulsun, hesap verebilirlikleri sağlansın."

'BU SAVAŞ HERKESİ YAKAR'
Özgür Kadın Hareketi (TJA) adına söz alan Sebahat Tuncel, "Bugün sadece Rojava abluka altında değil. Bugün İçişleri Bakanı, Türkiye'deki kadınları da abluka altına almıştır. Türkiye İçişleri Bakanı IŞİD'çilerin yanında duruyor. Çünkü kadınların DAİŞ'e, HTŞ'ye karşı yürümesine izin vermiyor. Bunun adı faşizme, IŞİD'e destek vermektir. Bu saldırılara karşı dünyada büyük bir öfke uyandı. Kürdistanlılar ve dostları, kadınlar ayakta. Rojava'da Kürde savaş, Türkiye'de barış olmaz. Sürecin ilerlemesi için adım atılmalı. Bu savaş herkesi yakar. Koşullar ne olursa olsun barış demekten vazgeçmeyeceğiz" dedi.

'SINIR KAPISI DERHAL AÇILMALI'
Yüzlerce tırı yardım için Kobanê'ye göndermeye hazır olduklarını, ancak iktidarın Mürşitpınar Sınır Kapısı'nı açmadığını dile getiren Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, "Amed'de bir kampanya başlattık. İstiyoruz ki bu kampanya her yere yayılsın. Kapının derhal açılmasını istiyoruz. Bu kampanya sınırları aşacak, aşmalı" dedi.

SLOGANLARLA YÜRÜYÜŞ
Açıklamanın ardından kadınlar, meydanda oturma eylemi gerçekleştirdi. Ardından "Biji berxwedana Rojava", "Jin jiyan azadî" sloganı, alkış ve zılgıtlarla DEM Parti Suruç ilçe binasına yürüdü.

Eylem boyunca "Jin jiyan azadî", "Rojavalı kadınlar yalnız değildir", "Barış için ısrar ediyoruz", "Türkiyeli kadınlar Kobanê'yi selamlıyor", "Kadınların bedeni savaş meydanı değildir", "Yaşasın kadın dayanışması" sloganları atıldı.