Ivana Benario yazdı / Nepal'de ayaklanma sonrası seçimler - Yenilendi
Eylül 2025'te Nepal, hükümet temsilcilerine yönelik yolsuzluk suçlamaları nedeniyle bir ayaklanma dalgasıyla sarsıldı. Hükümet temsilcileri, kamu fonlarının kötü yönetimi ve nepotizm ile suçlanıyordu. İlk protestoların ardından bazı sosyal medya platformları yasaklandı. Göstericilerin çoğunu gençler oluşturdu ve hükümetin istifasını talep etti.
"Gen Z" olarak anılan gençler, iki hafta süren gösteriler sırasında 70'ten fazla kişinin hayatını kaybetmesine ve 2.100'den fazla kişinin yaralanmasına tanık oldu. Şiddetli baskının ardından birçok bakan görevini bırakmak zorunda kaldı ve 9 Eylül'de Başbakan Khadga Prasad Sharma Oli dahil hükümetin büyük kısmı istifa etti.
Ayaklanmanın başında, Maocu halk savaşı geleneğinden gelen Komünist Partiler, sınırlı ve burjuva demokrasi denkleminde nispeten kolay çözülür taleplerle patlak veren ayaklanmada başta etkin olmaya çalışsa da gösterilerde ABD yanlısı güçlerin hazırlık düzeyi ve inisiyatifi baskındı. Örneğin, CIA bağlantılı Barbara Foundation temsilcilerinin etkinliği, ABD Büyükelçiliği Gençlik Konseyi çalışanlarının protestolarda öne çıkması ve bazı Tibet kurumlarının müdahaleleri, protestolarda hedefli muhalefet karşıtı saldırıların planlandığını ortaya koydu.
Bu durum, Nepal'in Hindistan ve Çin arasında stratejik bir konumda bulunması ve ABD'nin Çin'i çevreleme stratejisinde, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesine katılan Nepal'i Çin'den uzaklaştırma girişimi olarak da yorumlanabilir.
Ayaklanmanın ardından Sushila Karki geçici hükümetin başbakanı olarak seçildi ve 5 Mart için yeni seçimler ilan edildi. Seçimler planlandığı gibi gerçekleştirildi.
ESKİ RAPÇİ BAŞBAKAN OLACAK
Üç yıl önce kurulan Rastriya Swatantra Party (RSP), Temsilciler Meclisi'nde 119 sandalye kazandı (toplam 165 sandalyeden). RSP'nin zaferi öngörülüyordu. Nepal'in yolsuzlukla dolu siyasi ortamında genç parti, kent gençliğinin sesi olarak yolsuzluk karşıtı çizgisiyle yoğun destek aldı.
Partinin başkan adayı Balen Shah, siyasi kariyerinden önce rap şarkıları yazıyor ve işçi göçü ile toplumsal eşitsizlik konularını işliyordu. İlk siyasi deneyimini Katmandu belediye başkanı olarak Ocak 2026'ya kadar yaşadı. Geçen yılki ayaklanmalar sırasında hareketinin yüzlerinden biri haline geldi.
Yaklaşık 19 milyon seçmenin yüzde 60'ı oy kullanırken, "Gen Z" protesto hareketine mensup birçok genç ise seçimleri boykot etti. Gen Z'nin öncelikli talebi, Nepal'deki kayırmacılık sisteminin kaldırılması ve gençlerin ülkenin geleceğini belirlemesine izin verilmesiydi.
Seçimlere halkın geniş desteğine rağmen, birçok bölgede gerginlikler yaşandı. Toplamda 77 bin polis, 134 bin seçim görevlisi ve 80 bin asker seçim güvenliğini sağladı.
Seçim karşıtı gösteriler özellikle monarşist kanattan geldi. "Seçime karşı faaliyetler" gerekçesiyle tutuklanan yaklaşık 130 kişi arasında, provokatif eylemleriyle dikkat çeken milyoner Durga Prasai de bulunuyordu.
Seçimler öncesinde, halk savaşı geleneğinden gelen bazı partilere yönelik baskılar, Nepal'in monarşinin yıkılmasından sonra kurulan dengelerin değiştiğini gösteriyor. Örneğin, gerilla savaşının burjuvaziye verilen tavizlerle sonlanmasının ardından parçalanmalar ve kimi birleşmelerle şekillenen halk savaşı hareketinde devrimci damarı temsil eden kimi partilere dönük gözaltı saldırıları düzenlendi. Bunlar arasında Nepal Komünist Partisi (Bahumat) başkanı Dharmendra Bastola, Devrimci Komünist Parti Nepal ve yeni kurulan Bilimsel Sosyalist Komünist Parti temsilcileri vardı.
Nepal gençlik ayaklanması, halk savaşı okulundan geçtikten sonra devrimci sürekliliği korumaya çalışan yapıları yeni sınavlara tabi tuttu. Devrimci gerilla savaşının teslimiyetle sonlandırılması, eski kadrolar arasında yoğun sarsıntılar yarattı. Yeni kurulan burjuva parlamento ortamında birçok kadro düzen bataklığına saplandı. Devrimci değerler erozyona uğradı ve parlamento ayrıcalıkları, Marksizm'den uzaklaşmalara yol açtı. Komünist veya Maoist isimli partilerin enflasyonu dikkat çekiyor; Gen Z ayaklanmasından sonra ise daha da fazla parti kuruldu.
Nepal'de, özellikle monarşi ve halk savaşı yıllarına tanık olmayan gençler, siyasetteki yolsuzluk ve kayırmacılıktan bıkmıştı. Geçen yılki sokak hareketiyle bazı kazanımlar elde edilmişti. O dönemde istifa eden başbakanın yeniden aday olması birçok kişi için beklenmedik bir gelişmeydi. Ancak ayaklanmacılar, geçici başbakanla bu konuda anlaşmıştı. Görünüşe göre eski eylemciler, yeni parlamento seçimi ile sınırlı imkanlar çerçevesinde başarılarını elde etti.
Ayaklanma sonrası Nepal'deki yeni durum, emperyalist saldırılar ve doğrudan çatışmalar tarafından şekillenen yeni dünya konjonktüründe, perspektifsizlik nedeniyle kitlesel göçlerin yaşandığı bir ülkede gençlerin öfkesi gibi pek çok başka faktör, ülkedeki devrimcilerden, yeni ihtiyaçlara uygun şekilde örgütlenmelerini ve burjuva parlamentarizmin devrimci hareket üzerinde etkisine kesin bir çizgi çekmelerini talep edecektir.