İstanbul'da yüzler haykırdı: Bijî berxwedana Rojava
İstanbul'da yüzlerce kişi, Rojava'ya dönük saldırılara karşı Aksaray Meydanında yan yana geldi. Saraçhane'ye yürümek isteyen kitleye polis saldırdı, çok sayıda kişi işkenceyle gözaltına alınırken kitle saatler boyu ablukada ve ara sokaklarda direnişi sürdürdü.
Demokratik Kurumlar Platformu, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul İl Örgütü'nün çağrısıyla yüzlerce kişi, cihatçı HTŞ'ye bağlı ve Türk devleti destekli çetelerin Rojava'ya dönük saldırılarına tepki göstermek için Aksaray Meydanında toplandı. Eyleme, DEM Parti milletvekilleri Çiçek Otlu, Burcugül Çubuk, Kezban Konukçu, Celal Fırat ve Cengiz Çiçek, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Genel Sözcüsü Tanya Kara, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Feray Mertoğlu'nun yanı sıra çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi de katıldı.
ALTAN: KANUNUN İŞLEMEDİĞİ YERDE DİRENİŞ HAKTIR
Kitleyi yoğun bir polis ablukasına alan polis, meydandan Saraçhane'ye yürüyüşe izin verilmeyeceğini söyledi. Polisin yasaklanmasına tepki gösteren DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Çınar Altan, "Yaklaşık bir ay neyin kanun neyin kanun dışı olduğunu hep beraber yaşıyoruz. Ateşkes yapılıyor, belli başlı mutabakatlar var. Ama orada kanun işlemiyor. Kanunun işlemediği yerde direniş haktır. Biz onun için buraya geldik ve hep beraber yürüyeceğiz" dedi.
CELAL FIRAT POLİS SALDIRISINDA YARALANARAK HASTANEYE KALDIRILDI
Bunun üzerine kitle sloganlarla polis barikatına yüklendi. Polis ise biber gazıyla kitleye saldırdı. DEM Parti milletvekili Celal Fırat polis saldırısında yaralanarak hastaneye kaldırıldı.
ÇOK SAYIDA KİŞİ İŞKENCEYLE GÖZALTINA ALINDI
Polis saldırısı sonucu aralarında DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Çınar Altan, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Uğurcan Boztaş'ın da bulunduğu çok sayıda kişi işkenceyle gözaltına alındı.
Öte yandan meydandaki abluka sürerken farklı farklı gruplar da Aksaray'ın ara sokaklarında sloganlarla yürüdü. Bu yürüyüşlere de saldıran polis insanları darp ederek gözaltına alındı.
Eylem ve yürüyüşler boyunca, " Bijî berxwedana Rojava", "Jin, jiyan, azadi" "Biji serok Apo", "Rojava'da IŞİD'e mezar olacak", "Katil HTŞ, işbirlikçi AKP" sloganları atıldı.
'QSD ORTADOĞU'DA DEMOKRASİNİN TEK TEMİNATIDIR'
Uzun bir süre polis ablukası altında bekleyişi sürdürdükten sonra basın açıklamasını Ayfer Çelik okudu. Rojava'da Kürtleri hedef alan saldırıların Suriye'nin geleceğine dair siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlediğini söyleyen Çelik, "Rojava ve Kürt halkına yönelik bu saldırılar, daha önce Süveyda'da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğindedir. Bu saldırılar, Suriye'nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür. IŞİD çetelerine karşı tarihi bir direnişe sahiplik yapan Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri Ortadoğu'da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır. Bütün dünyanın bildiği ve kabul ettiği bu hakikat, geleceğini HTŞ çetelerinde gören, çıkarlarını HTŞ üzerinden korumaya çalışan yerel ve bölgesel güçler tarafından boğulmaya çalışılmaktadır" ifadelerini kullandı.
'QSD'NİN DİYALOG GİRİŞİMLERİNİN ENGELLENMESİ SAVAŞTA ISRARDIR'
Türkiye'nin saldırılardaki rolüne işaret eden Çelik, "Halkların güvenini kazanmış Suriye Demokratik Güçlerinin tüm diyalog ve diplomasi girişimlerinin engellenmesi, bir tehdit olarak lanse edilmesi savaş ve tekçilikte ısrardan başka bir şey değildir. Zaten sorun; eskinin artık yürümediği, yenilenmenin, değişimin ve dönüşümün kaçınılmaz olduğudur. Yeninin adı da özgürlüktür, eşitliktir ve demokrasidir. Rojava'ya sahip çıkmak insanlığa sahip çıkmaktır" dedi.
'ROJAVA'NIN KAZANIMLARINI KORUMAKTA KARARLIYIZ'
Kürt halkının bu saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve alternatifsiz olmadığını vurgulayan Çelik, "Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava'nın kazanımlarını, Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız. Özerk Yönetim'in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır. Hiçbir güç, halkımızı teslim almayı başaramamıştır, başaramayacaktır" ifadelerini kullandı.
'SALDIRILAR ACİLEN DURDURULMALIDIR'
Çelik, son olarak şu çağrıyı yaptı: "Uluslararası demokratik güçleri, Birleşmiş Milletler'i ve ilgili tüm tüm toplumsal dinamikleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır. Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır: Kürt halkını yalnız bırakmayın. Rojava'da öz savunma halinde olan halka dayatılan bu alçakça saldırıların tekrarlanmasına izin vermeyin. Çünkü kaybeden insanlık olacaktır, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır."
Ardından Rojava'da ölümsüzleşenler anısına saygı duruşunda bulunuldu.
Açıklamanın ardından polis, kitlenin dağılmasını engelleyerek uzun saatler boyunca ablukayı sürdürdü.