12 Mart 2026 Perşembe

Hürmüz Boğazı fiilen kapandı

ABD ve İsrail'in İran saldırısıyla başlayan savaş sürerken, uluslararası deniz taşımacılığının en kritik noktalarından biri olan Hürmüz boğazı fiilen kapandı. Bu durum petrol fiyatlarını tetikledi. 

İran'da süren savaş, uluslararası deniz taşımacılığının en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı gündeme taşıdı. Çeşitli medya kuruluşlarına göre İran, önemli deniz yolunu mayınlamaya başladı. ABD Başkanı Donald Trump, daha önce mayın yerleştirildiğine dair bir rapor bulunmadığını belirterek, böyle bir durumun ortaya çıkması halinde "benzeri görülmemiş" sonuçlar olacağını söyledi. Kısa süre sonra ABD, mayın döşeyen küçük teknelerin imha edildiğini duyurdu.

DENİZ MAYINLARININ ETKİSİ
Uzmanlar, herhangi bir yüzen nesnenin mayın döşeyebileceğini belirtiyor. İran'ın yaklaşık 6 bin deniz mayınına sahip olduğu tahmin ediliyor. Özellikle Çin yapımı deniz tabanı mayınları tehlikeli; pasif sensörlerle tetiklenen bu mayınlar, geminin alt kısmına ciddi hasar verebiliyor.

İran, mayın döşemeyi yalnızca gemilerle sınırlı tutmuyor. "Fajr-5" roket sistemi gibi gelişmiş araçlar, mayınların hedef bölgeye paraşütle bırakılmasını sağlayacak şekilde modifiye edilebiliyor. Bu mobil sistem, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki gemileri bombalayarak geçişi açma çabalarını etkisiz kılıyor.

Mayınların tespiti oldukça zor. Sadece varlık ihtimali bile denizcilik şirketlerini ve sigortacıları alarma geçiriyor ve geçişi engelliyor. Savaşın başlamasından bu yana en az 13 ticaret gemisinin saldırıya uğradığı bildirildi.

ABD'NİN "ASKERİ KORUMA" SÖZÜ SÖZDE KALDI
ABD Başkanı Trump'ın ticaret gemilerine askeri koruma sağlayacağı yönündeki açıklamaları henüz hayata geçmedi. Reuters'in bildirdiğine göre ABD Donanması, saldırı riskinin yüksek olması nedeniyle bugüne kadar gelen tüm koruma taleplerini reddetti. Resmi açıklamalarda yalnızca 8 ABD askerinin yaralandığı belirtilirken, haber ajansları yaklaşık 150 yaralı olduğunu duyurdu.

İEA KARAR ALDI
Savaşın hızla artan petrol fiyatlarını dengelemek için Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), tarihindeki en büyük petrol rezervi serbest bırakma kararını aldı: 400 milyon varil. Karara, 32 üye ülke, aralarında Almanya'nın 19 milyon varil katkısıyla oy birliğiyle onay verdi. IEA, savaşın "küresel petrol piyasasının tarihindeki en büyük arz kesintisine" yol açtığını açıkladı. Körfez ülkeleri günlük petrol üretimlerini yaklaşık 10 milyon varil düşürdü; Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiği neredeyse durma noktasına geldi. Mart ayında dünya çapında petrol arzının günlük 8 milyon varil daha düşük olacağı öngörülüyor.

EKONOMİK ETKİLER PETROL İLE SINIRLI DEĞİL
Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ekonomik etkileri sadece petrol ile sınırlı değil. Küresel azot gübre üretiminin yaklaşık üçte biri boğazdan geçiyor. Sıvılaştırılmış doğal gaz ve önemli pil hammaddesi olan kükürt de tehlike altında. İran, bir banka saldırısının ardından ABD ve İsrail'e ait ekonomik merkezleri ve finans kurumlarını hedef almakla tehdit etmişti.

DÜNYA GENELİNDE BASKI ARTIYOR 
Artan petrol fiyatları dünya genelinde baskı yaratıyor. ABD, stratejik petrol rezervlerinden bir kısmını serbest bırakmayı planlarken, IEA bunun petrol piyasasındaki "en büyük arz kesintisi" olduğunu vurguluyor. Almanya'da hükümet içi tartışmalar da derinleşiyor; Başbakan Friedrich Merz savaş konusunda şüphelerini dile getirirken, yardımcısı Lars Klingbeil krizden kâr sağlayanları eleştirdi.

Enerji piyasalarındaki gerginlik nedeniyle Avustralya, benzin standartlarını geçici olarak gevşetti. Önümüzdeki iki ay boyunca daha yüksek kükürt içeren yakıtlar yeniden satılabilecek. Enerji Bakanı Chris Bowen, bu sayede aylık yaklaşık 100 milyon litre ek yakıtın iç pazara sağlanacağını belirtti. Özellikle kırsal bölgelerde yaşanan sıkıntılara çözüm getirmeyi amaçlayan bu önlemle halkın panik yapmaması gerektiği vurgulandı.