3 Mart 2026 Salı

DEM Parti, ESP'ye yönelik saldırıyı İHİK gündemine taşıdı

DEM Parti milletvekilleri, ESP'ye yönelik siyasi kırım saldırısına dair Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na başvuruda bulundu. Başvuruda siyasi kırım saldırısıyla ifade ve örgütlenme hakkının ihlal ettiğine dikkat çekildi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri Beritan Güneş Altın, Ömer Faruk Hülakü ve Serhat Eren, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve sosyalist kurumlara dönük siyasi kırım saldırısına dair Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na (İHİK) başvuruda bulundu. Başvuruda, gözaltı ve tutuklamaların ifade, örgütlenme ve sendikal özgürlükler bakımından ciddi hak ihlalleri barındırdığı ifade edildi.

Siyasi partilerin demokratik toplumdaki rolüne dikkat çekilerek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına yer verildi. AİHM'in, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinin siyasi partileri koruyan temel bir güvence olduğu hatırlatıldı. Demokratik toplumlarda, mevcut devlet yapısını sorgulayan siyasi programların da ifade ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında korunması gerektiği ifade edildi.

Türkiye'nin, siyasi partilere yönelik müdahaleler bağlamında AİHM önünde en fazla dosyası bulunan ülkelerden biri olduğuna dikkat çekilen başvuruda, son gözaltı ve tutuklamaların da bu pratiğin devamı niteliğinde olduğu belirtildi.

SİYASETÇİ, SENDİKACI, GAZETECİ, SANATÇILAR TUTSAK
ESP Eş Genel Başkanı ve DEM Parti eski Milletvekili Murat Çepni, Limter-İş Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever, Etkin Haber Ajansı (ETHA) emekçileri, Polen Ekoloji Kolektifi üyeleri ve Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV) yöneticilerinin de tutuklananlar arasında olduğu kaydedildi.

'GAZETECİLİK VE SENDİKAL FAALİYET SUÇ SAYILDI'
Başvuruda, tutuklama gerekçeleri arasında gazetecilik faaliyetleri, sendikal çalışmalar ve siyasi parti etkinliklerine katılımın yer aldığı ifade edildi. Ayrıca "Komünist Manifesto okumak, MESEM uygulamalarına karşı protesto düzenlemek, Suruç ve Gazi katliamlarını anmak, devrimci önderlerin kitaplarını bulundurmak" gibi faaliyetlerin de suçlama konusu yapıldığı belirtildi. Gizli tanık beyanlarıyla hazırlanan listeler üzerinden gözaltı ve tutuklama işlemlerinin gerçekleştirildiği, savcılığın kişilerin ifadelerini bizzat almadan tutuklama talebinde bulunduğu aktarıldı.

Başvuruda, gözaltı sürecinde özellikle kadınlara yönelik işkence ve kötü muameleye yer verildi. Üç kişilik hücrelerde altı kişinin tutulduğu, temel hijyen malzemelerinin verilmediği ve bu durumun kötü muamele yasağını ihlal ettiği ifade edildi.

TALEPLER
DEM Parti milletvekilleri, İHİK'ten şu taleplerde bulundu:
-3 Şubat operasyonu kapsamında gerçekleştirilen gözaltı ve tutuklamaların ifade, örgütlenme ve sendikal haklar bakımından incelenmesi,
-Tutuklama tedbirinin ölçülülük ve “son çare” ilkesi kapsamında değerlendirilmesi,
-Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'ndan soruşturma süreçlerine ilişkin ayrıntılı bilgi talep edilmesi,
-Gözaltı koşullarına dair kötü muamele iddialarının yerinde incelenmesi,
-Politik faaliyetlerin kriminalize edilmesine ilişkin uygulamalara dair demokratik siyaset zeminini güçlendirecek bir rapor hazırlanması."