28 Şubat 2026 Cumartesi

Rakka'da kuşatmada kalan iki gazeteciden haber alınamıyor

HTŞ-DAİŞ çetelerinin Rakka kentine yönelik işgal saldırısı esnasında kentte bulunan Kurdistana Azad yazarlarından ve Özgür Tv programcısı Ahmed Polad ve enternasyonal gazeteci Eva Maria Michelmann'dan (Tekoşin) haber alınamıyor. Ahmed Polad zaman zaman ajansımıza da haberler geçiyordu.

Kurdistana Azad yazarlarından ve Özgür Tv programcısı Ahmed Polad ve enternasyonal gazeteci Eva Maria Michelmann (Tekoşin), uyuyan DAİŞ hücrelerinin saldırıları esnasında kent içindeydi. Yaşanan gelişmeleri takip etmek için bölgede bulunan iki gazeteci, 40'a yakın sivil ile birlikte bir binada kuşatmaya alındı. Etkin Haber Ajansı ve Özgür Tv'ye haberleştirdikleri videoları gönderen iki gazeteciden hala haber alınamıyor. Polad ve Michelmann'ın esir mi alındılar yoksa katledildiler mi bilinmiyor. Tüm girişimlere rağmen henüz herhangi bir bilgiye ulaşılamadı.

Aynı zamanda Özgür Basın Birliği (YRA) üyesi olan Ahmed Polad, yoğun saldırı altında kalınan bina içinden çektiği video haberlerde tanık olduğu gelişmeleri haberleştirmişti. Polad, “Kent içinde bulunan DAİŞ'in uyuyan hücrelerinin hareketlendiğini ve bulundukları bölgeye yönelik yoğun mermi atışı olduğunu” dile getirmişti. Polad bir diğer videoda ise bulundukları binaya doğru hareketlenen bir aracın vurulduğunu ve içindekilerin yaralı olarak çıkarıldığı bilgisini paylaşmıştı. 

Edindiğimiz bilgilere göre; saldırılar nedeniyle Özerk Yönetime bağlı bir gençlik kurumuna ait binaya ulaşan iki gazeteci ve çok sayıda sivil, çeteler tarafından kuşatmaya alındı. Aynı saatlerde kent içinde çok sayıda kurum binasına da saldırılar gerçekleştirilmiş, kentte yoğun çatışmalar başlamış ve kimi bölgelerde sokak infazları yaşanmıştı. Binada toplananlar, olası bir katliam tehdidi nedeniyle çete saldırılarına karşı kendilerini savundular ve uzun süre çetelerin binaya yaklaşmasını engellediler. Akşam saatlerinde ise sivillerin bulunduğu bina ağır silahlı çeteler tarafından tamamen kuşatıldı, havanın da kararmasıyla çeteler iki katlı binaya yönelik saldırıları yoğunlaştırdı. Önce alt kata giren çeteler, içeridekileri katletmek için uzun süre saldırılarını devam ettirdi. Bina içinde de çatışmalar yaşandı. Gazeteci Ahmet Polad da gün boyunca tüm bu yaşanan gelişmeleri farklı video haberler ile aktarmıştı. Elektrik yokluğu ve internet kesintileri nedeniyle akşam saatlerinde Polad ile iletişim kesildi.

Kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre; çetelerin silahsız biçimde dışarı çıkma ve teslim olma dayatması bina içindekiler tarafından kabul edilmedi. Çünkü o saate kadar onlarca kişi çeteler tarafından katledilmiş, kurşuna dizilmiş ya da esir edilmişti. Bu nedenle direniş uzun süre devam etti.

Kuşatma altında saldırıya maruz kalan sivilleri kurtarmak için QSD kuvvetleri de harekete geçmişti. Ancak bölgeye ulaşılamadı. QSD komutanlarının bölgedeki güçlerle temasa geçtiği ve kuşatma altında kalan binadaki sivillerin güvenli tahliyesi için görüşmeler yaptığı öğrenildi. Bu esnada elektrik ve internet olanakları da tükendi ve iki gazetecinin de bulunduğu grup ile bu süreden sonra irtibatın koptuğu öğrenildi. Gece geç saatlere kadar süren görüşmeler sonucu bir anlaşmaya varıldı ve bina içindekiler yapılan anlaşmaya göre gruplar halinde çıktılar, onları QSD güçlerinin bulunduğu bölgeye götürdüler. Binadan çıkanların bir bölümü, Rakka yakınlarındaki El Aqtan Hapishanesi'ni koruyan QSD güçlerinin yanına ulaştılar. 

Elektrik, internet gibi imkanların yokluğu ve sonraki günlerde benzer biçimde hapishanenin de saldırıya uğraması nedeniyle Polad ve Michelmann'dan uzun süre haber alınamadı. Rakka kent merkezinde kuşatmada kalan grubun tamamının hapishaneye ulaştığı düşünülüyordu. Ancak birkaç gün sonra telefon iletişimi sağlanmaya başlandığında, iki gazetecinin hapishaneye ulaşanlar arasında olmadığı ortaya çıktı. Polad ve Michelmann'ın kuşatma altındaki binadan gruplar halinde çıktıktan sonra, çeteler tarafından esir alınmış olabilecekleri düşünüldü. Aynı grupta yer alan ve El Aqtan Hapishanesi'nden çıkarak Kobanê'ye ulaşan konvoyda yer alanlardan bazıları, gruplar binadan çıktıktan sonra, çetelerin Polad ve Michelmann'ı bir araca bindirdiğini ve bir daha görmedikleri bilgisini verdiler.

Deyr Hafir, Tabqa, Rakka ve Derazor bölgelerinde yaşanan saldırılar nedeniyle, asker ve sivil yüzlerce kişiden haber alınamıyor. Kuzey ve Doğu Suriye topraklarını savunurken ölümsüzleşen çok sayıda savaşçının cenazesi de çetelerin işgal ettiği bölgelerde kaldı ve çetelerin eline geçti. Ayrıca, Türk devleti ile yakın temasta bulunan çetelerin, esir alınan ve Suriye doğumlu olmayan çok sayıda kişiyi doğrudan MİT'e teslim ettiği öğrenildi. Ancak, bu kişilerin kimler olduğu bilinmiyor. 

QSD Genel Komutanlığı ile HTŞ arasında; esirler ile çetelerin elinde bulunan cenazelerin teslim edilmesine ilişkin temaslar kuruldu fakat bu görüşmeler de uzun süre ilerlemedi. QSD'nin HTŞ ile yaptığı görüşmelerde akıbetleri sorulan kişiler arasında iki gazetecinin ismi de bulunuyor. Ancak, girişimler bugüne kadar sonuç vermedi. Polad ve Michelmann'ın çeteler tarafından esir mi alındığı, MİT'e mi teslim edildikleri yoksa çeteler tarafından infaz mı edildiklerine ilişkin somut bir bilgiye ulaşılamadı.