26 Ocak 2026 Pazartesi

Paris'te Rojava Devrimi paneli  

"Rojava Devriminin savunulması ve mücadele görevlerimiz" panelinde "Tüm saldırılara karşı direnişçi halkların intifada-serhildan şiarı hala devrimi koparıp alma şiarımız olarak ses veriyor. Nusaybin'de, Duhok'ta sınırları aşan cüret bunu gösteriyor" denildi.

ACTIT derneği "Rojava Devriminin savunulması ve mücadele görevlerimiz" başlıklı bir panel gerçekleştirdi. ACTIT lokalinde düzenlenen panele ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar ve AVEG-KON Eşbaşkanı Esra Asiye Güden konuşmacı olarak katıldı. Panel Rojava'da ölümsüzleşenler adına yapılan saygı duruşuyla başladı.

İlk sözü  ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar aldı. Uçar, Rojava Devriminin, Ortadoğu'nun emperyalist planlarla yeniden şekillendirilmesine karşı ortaya çıkan halkçı ve demokratik alternatiflerden biri olduğunu belirterek, bu nedenle sürekli saldırı ve kuşatma altında tutulduğunu söyledi. Rojava'ya yönelik askeri, siyasi ve ekonomik baskıların; ABD, bölgesel güçler ve işbirlikçi yapıların ortaklaşan çıkarları doğrultusunda yürütüldüğüne dikkat çekti.

Uçar  şöyle devam etti: "2008 ekonomik krizinin ardından Ortadoğu'da toplumsal gerilimlerin arttığı 2010'da Tunus'ta başlayan ayaklanmalar bölgeye yayıldı. Ortadoğu'nun bağrında yeşeren; demokratik, halkçı, kadın özgürlükçü Rojava Devriminin boğulması demek, Türkiye'de işçi sınıfı, kadınlar, Aleviler ve tüm ezilen kesimler için de daha çok yoksulluk, sömürü, şiddet ve baskı demektir. Bu nedenle sosyalistler olarak tüm gücümüzle Rojava Devrimini ve devrimin kazanımlarını savunmalıyız." 

'İNTİFADA SERHİDAN'
Daha sonra söz alan AVEG-KON Eşbaşkanı Esra Asiye Güden, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin ve özellikle Rojava'nın tasfiye edilmesi saldırısının adım adım örgütlendiğini ve Şam'a DAİŞ artığı HTŞ'nin atanarak devrimin tasfiye sürecinin başladığını belirtti. Güden, yeni bir emperyalist savaş hazırlıklarının sürdüğü bu aşamada devrimci odakların tasfiye saldırıları altına olduğunu ifade ederek, "Filipinler, Hindistan, Türkiye ve Kürdistan'da emperyalistlerin baş mimarlığında işbirlikçi devletler eliyle gerçekleşen katliam ve saldırılar bir saflaşmanın da göstergesidir. Bugün ezilen ve sömürülen milyonlar ile emperyalistler ve bağlı işbirlikçileri ayrı saflardadır. Bugün Rojava Devrimini yok etmek için her yolu kullanmaktan geri durmayan sömürgeci Türk burjuva devleti, DAİŞ'in dönüştürülmüş hali olan cihatçı HTŞ eliyle Rojava halklarına dönük katliamlar, devrimi tasfiye etme saldırılarını icazet aldığı ABD-Trump yönetiminin sevkiyle gerçekleştiriyor. Gazze'de olduğu gibi şimdi Kobanê'de halkı açlığa ve susuzluğa mahkum ediyor. Tüm saldırılara karşı direnişçi halkların intifada-serhildan şiarı hâlâ devrimi koparıp alma şiarımız olarak ses veriyor. Nusaybin'de, Duhok'ta sınırları aşan cüret bunu gösteriyor" dedi.