11 Ocak 2026 Pazar

'Özgürlük, eşitlik ve refah ancak bu toprakların halkının gücüyle elde edilebilir'

İran ayaklanmasına ilişkin açıklama yapan İran Komünist Partisi-Komala, "Amerika'nın dünyanın herhangi bir yerindeki müdahaleleri, halk için özgürlük, güvenlik ve refahın kurulmasına yol açmamıştır. Irak'tan Afganistan'a, Libya'dan Suriye'ye kadar bu güç nereye müdahale ettiyse, yıkım, katliam ve istikrarsızlıktan başka bir şey getirmemiştir. İran'ın kaderi İran halkı tarafından belirlenmelidir. Yolda yabancı bir kurtarıcı yok. Sadece İran halkının birliği, dayanışması ve örgütlü direnişi bu ülkeyi herkes için diktatörlüğün pençesinden kurtarabilir" dedi. 

İran Komünist Partisi-Komala, İran'daki ayaklanmaya ilişkin bir açıklama yaptı. Ayaklanmanın 13. günü olan 10 Ocak tarihinde yapılan açıklamada, ulusal para biriminin değer kaybı ve yüksek fiyatlara tepki olarak başlayan halk protestolarının İran'da 130'dan fazla şehre yayılarak iktidarın temellerini hedef aldığı belirtildi. Açıklamada, "Protestocular, diktatörlük karşıtı sloganlar atarak temel değişiklikler talep ederken, İslam Cumhuriyeti siyasi ve sosyal hesap verebilirlik yerine güvenlik ve güç kullanımını tercih ederek halka silah doğrulttu. Ölü ve yaralı sayısı artarken, şu ana kadar 47 kişinin öldüğü bildirildi. Yaklaşık 2 bin kişi de tutuklandı" denildi.

'BASKI DAYATMASI HALKI KORKUTUP GERİ ÇEKİLMEYE ZORLAYAMAMIŞTIR'
Halkın ekonomik taleplerini karşılayamayan rejimin, bir kez daha baskıcı güç kullanma yönündeki alışılagelmiş politikasına başvurduğu kaydedilen açıklamada, "Son 47 yılın tarihi, halkın her sokağa döküldüğünde hükümetin cevabının kurşun ve hapishanelerden başka bir şey olmadığını göstermiştir. Ancak insanların hayatlarının tehlikede olduğu ve rejimin de çözümsüz krizlerle boğuştuğu bir durumda, baskı dayatması halkı korkutup geri çekilmeye zorlayamamıştır" ifadeleri yer aldı.

İran İslam Cumhuriyeti Ulusal Güvenlik Konseyinin cuma akşamı resmi bir emir yayınlayarak cuma gecesini "Yumullah" ilan ettiğini ve gösterilere ve protestoculara karşı silahlı saldırı emri verdiği hatırlatılan açıklamada, bu kararın "rejimin halk hareketini şiddet kullanarak bastırma kararlılığını" gösterdiği vurgulandı. Bu emirle eş zamanlı olarak, ülke genelinde internetin  tamamen kesildiği de eklenen açıklamada, bu önlem için "çeşitli şehirlerdeki duruma dair haber ve bilgilere erişimi ciddi şekilde aksattığı ve hatta İran dışından yerel sitelere erişimi imkansız hale getirdi"ği belirtildi. İnternetin kesilmesinin "suçları gizlemek ve insanların örgütlenmesini engellemek için kullanılan bir araç" olduğu vurgulanan açıklama şöyle devam etti: "9 Ocak Cuma günü, İslam Cumhuriyeti'nin Yüksek Lideri Hamaney, protestocuları 'bir grup sabotajcı ve isyancı' olarak nitelendirdi. Bu açıklamalar yeni olmasa da, yeniden vurgulanmaları rejimin protesto dalgası karşısında geri adım atmaya niyeti olmadığını gösteriyor.

'HÜKÜMETİN GERİ ÇEKİLMEK ZORUNDA KALDIĞINI GÖSTERMİŞTİR'
"Hamaney ve diğer rejim liderleri, protestoların derin krizlerin ve birikmiş ekonomik, sosyal ve siyasi hoşnutsuzluğun bir yansıması olduğunu çok iyi biliyorlar, ancak bunları dış etkenlere bağlayarak şiddetli ve acımasız baskının yolunu açmak istiyorlar. Bu, 2009, 2017, 2019 ve 2022 yıllarında, her seferinde savunmasız insanların öldürülmesiyle birlikte defalarca duyduğumuz aynı hikaye. İslam Cumhuriyeti'nin protesto eden halka karşı kılıcını çektiği bir durumda, petrol ve petrokimya endüstrileri gibi hükümetin darboğazdaki kritik ekonomik sektörlerde çalışan işçilerin yanı sıra belediye hizmet işçileri, kamyon şoförleri ve pazar esnafı gibi grupların grevleri, rejimin baskıcı gücünü periyodik olarak felç edebilir. Sokaklarda protesto etmek bir protesto biçimidir, ancak bu protesto biçimi ancak milyonlarca insanı kapsayan çok büyük ölçekte gerçekleşirse rejimin baskıcı gücünü etkisiz hale getirebilir. Genel ve periyodik grevler, sokaklardaki insanların varlığını ortadan kaldırmaz; aksine, halk cephesi lehine güç dengesini iyileştirerek, milyonlarca insanın sokakları ele geçirmesine, bir ayaklanmaya ve nihai bir darbeye zemin hazırlarlar. Tarihsel deneyim, ekonominin çarkları durduğunda hükümetlerin geri çekilmek zorunda kaldığını göstermiştir.

'BU KİRLİ OYUNUN HALK HAREKETİNİ İTİBARSIZLAŞTIRMAKTAN BAŞKA BİR AMACI YOK'
"Bu arada, halkın haklı mücadelesinin ruhuna yabancı bir olguyu görmezden gelmek mümkün değil. Farsça yayın yapan televizyon kanalları, eski Şah'ın oğlu Rıza Pehlevi için yoğun propaganda yapmaya başladı; bu kişinin protestoları yönettiğini göstermek istiyorlar. Bu iddianın gerçeklikle en ufak bir ilgisi yok. Bu kişinin İran toplumunda, ülke içindeki sınırlı sayıda destekçisi dışında hiçbir gücü yok. Kendilerini tiranlığa, sömürüye ve baskıya karşı ve daha iyi bir yaşam için bu kadar kararlı bir şekilde adayan insanların, mevcut diktatörlük sistemi yerine yeni bir diktatörlük sistemi istemeleri düşünülemez. İran halkının deneyiminde, hem dini tiranlık hem de monarşik tiranlık sınavları acı, zulüm ve birçok fedakarlık pahasına geçilmiştir. İslam Cumhuriyeti ajanlarının, protestocular arasındaki etkileriyle, eski Şah'ın oğlunu destekleyen ve monarşinin geri dönüşünü savunan sloganlar atmakta olduklarına dair yadsınamaz kanıtlar var. Bu kirli oyunun, halk hareketini itibarsızlaştırmak ve protestocuların saflarında bölünme yaratmaktan başka bir amacı yok.

'SADECE İRAN HALKININ BİRLİĞİ DİKTATÖRLÜĞÜN PENÇESİNDEN KURTARABİLİR'
"Aynı zamanda, ABD hükümeti İran'ın geleceğine yönelik sağcı monarşist muhalefete ciddi bir şekilde yaklaşmadı. Kanıtlar, ABD hükümetinin ve bizzat Trump'ın, İslam Cumhuriyeti'ne alternatif arayışında olduğunu gösteriyor. ABD'nin Ortadoğu ile ilişkilerinin tarihi, bu gücün yalnızca stratejik çıkarlarını korumaya çalıştığını ve halkın isteklerini umursamadığını göstermiştir. İran toplumunu, İslam rejiminin son 47 yıldır bu ülkenin halkına dayattığı sefaletten kurtarmak, ancak İran'ın çalışan, emek veren ve ezilen halkının kendi elleriyle mümkündür. Amerika ve diğer yabancı güçler yalnızca kendi çıkarlarını gözetmektedir ve onların çıkarları İran halkının çıkarlarıyla aynı değildir. Amerika'nın dünyanın herhangi bir yerindeki müdahaleleri, halk için özgürlük, güvenlik ve refahın kurulmasına yol açmamıştır. Irak'tan Afganistan'a, Libya'dan Suriye'ye kadar bu güç nereye müdahale ettiyse, yıkım, katliam ve istikrarsızlıktan başka bir şey getirmemiştir. İran'ın kaderi İran halkı tarafından belirlenmelidir. Yolda yabancı bir kurtarıcı yok. Sadece İran halkının birliği, dayanışması ve örgütlü direnişi bu ülkeyi herkes için diktatörlüğün pençesinden kurtarabilir."

*İran Komünist Partisi-Komala sitesinde yer alan açıklamanın orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.