21 Temmuz 2024 Pazar

Onur Yaser Can davasında karar: Adaletiniz batsın

Onur Yaser Can davasında karar duruşması görülüyor. Kendi imkanlarıyla buldukları delillerin, polislerin işledikleri tüm suçları ortaya çıkardığının altını çizen Ezgi Sevgi Can, adil bir sonuç beklediklerini söyledi. Mahkeme sanıklar hakkında ödül gibi ceza verdi. Ezgi Sevgi Can mahkemeye "adaletiniz batsın" diyerek tepki gösterdi.

Gözaltında çıplak arama işkencesine uğrayan ve tehdit edilerek intihara sürüklenen Onur Yaser Can'ın katledilmesine ilişkin 12 yıldır mücadele sürüyor. "Gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma", "resmi belgede sahtecilik", "resmi belgeyi bozma, yok etme" suçlarından dördü polis beş kişi hakkında açılan davanın 5. duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor. Bu duruşmada  kararın çıkması bekleniyor.

Sanık polisler Hakan Aydın, Onur Ülker, Muhammet Ongun duruşmaya SEGBİS üzerinden katılırken Zafer Kökdemir ve Yunus Başay katılmadı. Onur Yaser Can'ın kardeşi Ezgi Sevgi Can, avukatları, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi salonda hazır bulundu.

CAN: BİR AİLENİN YOK EDİLMESİNE SEBEP OLDULAR
İlk sözü alan Ezgi Sevgi Can, yargılamanın başından beri mahkemeye sunulan deliller, görüntüler ve tanıklıkların abisine karşı örgütlü bir şekilde resmi evrakta sahtecilik, resmi evrağı yok etme, işkence, kötü muamele ve intihara sürükleme suçlarının işlendiğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Bu suçların gözden kaçırılamayacak şekilde somutlaştığını kaydeden Can, "Sanıkların organize şekilde işlediği bu suçlar sebebiyle ben anne ve babamı kaybettim. Acım ve kaybım ortadadır. Bir ailenin tek tek yok edilmesine sebep oldular" dedi. En üst sınırdan ceza verilmesini isteyen Can, yargılama süreci boyunca kötü muamele ve intihara sürükleme suçlarına ilişkin bütün delilleri ortaya koyduklarını vurgulayarak, polislerin ağız birliği ve yalan beyanlarla bu suçu gizlemeye çalıştıklarını ve bu suçlardan da polisler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

AV. ERDEM: RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK KÖTÜ MUAMELEYİ GİZLEMEK İÇİN İŞLENDİ
Avukat Mehmet Ümit Erdem, savcılığın evrakta sahteciliğe ilişkin mütalaasına katıldıklarını ancak mütalaanın eksik olduğunu söyledi. Kamera kayıtlarının polislerin beyanlarının yalan olduğunu açıkça gösterdiğine dikkat çeken Erdem, sanıkların "Hatırlamıyorum" diyerek sorumluluktan kaçmaya çalıştığını kaydetti. Sanıkların gerçeği gizlemeye çalıştığını belirten Erdem, bu nedenle iyi hal indirimine gidilmemesini ve üst sınırdan ceza verilmesini talep etti. "Resmi evrakta sahtecilik suçu intihara sürükleme ve kötü muamele suçlarını gizlemek için işlenmiştir" diyen Erdem, polislerin herhangi bir pişmanlık belirtisi göstermediğine dikkat çekti.

AV. KÖKSAL: SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULMALI
Avukat Gökçe Köksal, suç duyurusunda bulunulması gerektiğinin altını çizerek, 13 yıldır devam eden süreçte tüm deliller ve tanıklıklara rağmen resmi evrakta sahtecilik dışında bir suç hakkında yargılama yapılmadığına ve buna itiraz ettiklerine vurgu yaptı. Köksal, polisler hakkında işkence ve kötü muameleden, intihara sürüklemeden suç duyurusunda bulunulmasını istedi.

Sonrasında söz alan savcılık mütalaasını tekrarladı.

SANIK AYDIN: BEN DE GÖZALTINDA TRAVMATİZE OLDUM
Sanıklardan Hakan Aydın, işkence ve intihara sürükleme suçlarının yargılama konusuna girmediğini söyledi. Çalıştığı dönemde uyuşturucuya dönük operasyon ekiplerinden sorumlu olmadığını dile getiren Aydın, suçun kendi üstüne yıkılmaya çalışıldığını iddia etti. Yargılamanın konusu olmadığı için çıplak aramayla ilgili sorulara cevap vermediğini savunan Aydın, kendisinin de Gülen Cemaati soruşturmasında gözaltına alındığını ve yakalama sürecinde travmatize olduğunu söyledi. Aydın, beraatini istedi.

Diğer sanık polisler de söz alarak beraatini istedi.

ÜNAY: KENDİ KURGULADIKLARI BİR GERÇEKLİĞİ ANLATIYORLAR
Sanık avukatlarından Hakan Ünay, katılan tarafların olayla ilgisi olmayan beyanlarda bulunduğunu iddia etti. Katılanların yargılamanın başından itibaren kötü muamele ve intihara sürüklemeden bahsederek konu dışı konuştuğunu öne süren Ünay, maddi gerçekliğin anlatıldığı gibi olmadığını söyledi. "Kendi kurguladıkları gerçekliği anlatmaya çalışıyorlar. Bu gerçek değil. Sonuçta uyuşturucu kullanan bir insan, sorunları olan bir insan burada kusurlarından arındırılmış bir insan gibi anlatılıyor" diyen Ünay, yargılamanın amacından saptırıldığını iddia etti.

Diğer sanık avukatları da suçun unsurlarının oluşmadığını iddia ederek beraatlerini talep etti. Mahkemeye ara verildi.

ÖDÜL GİBİ CEZA
Sanık Hakan Aydın, Onur Ülker, Yunus Başay ve Muhammet Ongun hakkında "resmi belgeleri bozmaktan" 6 yıl hapis cezası, sanık Zafer Kökdemir hakkında ise beraat kararı verildi. Öte yandan "resmi evrakta sahtecilik" suçlamasına ilişkin hüküm kurulmasına gerek olmadığına karar verildi. Ayrıca dosya, işkence ve intihara sürüklenme suçlarına ilişkin takdirin savcılıkta olduğu belirtilerek savcılığa gönderildi.

12 yıldır adalet mücadelesini tırnaklarıyla kazıyarak veren Ezgi Sevgi Can mahkemeye "adaletiniz batsın" diyerek tepki gösterdi.

CAN: ADALETİ HEP KIRINTI OLARAK VERİYORLAR
Onur Yaser Can'ın kardeşi Ezgi Sevgi Can, duruşma sonrası yaptığı açıklamada mahkemenin polisi koruma refleksi gösterdiğini söyledi. "Bizim mücadelemiz, değerini haklılığımızdan alıyor" diyen Ezgi Sevgi Can, işkence iddialarına ilişkin temyize gideceklerini belirtti.

Can şu ifadeleri kullandı: "Biz mücadeleye ara vermeden devam edeceğiz. İşkence iddialarına ilişkin temyize gideceğiz. Önemli olan bir durum var; evrakta sahtecilik suçu 15 yıllık bir zaman aşımına tabi. O yüzden 2 yıldan az bir zamanımız kaldı. Bu konuyla ilgili yoğun takibin ve mücadelenin devam etmesi lazım. Biz işkence iddialarımız ve intihara sürüklemeyle ilgili süreci yeniden başlatacağız. Adaleti maalesef hep kırıntı olarak veriyorlar bize. Keşke bu mahkemeler daha cesur karar verebilseler."

Can ailesinin avukatları da kararı değerlendirerek indirime gidilmemesinin olumlu olduğunu ancak evrakta sahtecilik suçundan hüküm kurulmamasına ilişkin temyize gideceklerini, işkence suçunun ise takipçisi olacaklarını belirtti.