21 Ocak 2026 Çarşamba

Ok: Dünya kadın hareketi Rojava kadın devrimi için ayağa kalkmalı

Dünya kadın hareketinin Rojava kadın devrimini, kadınların kazanımını koruması, sokağa çıkması gerektiğini kaydeden SKM MKY üyesi Ok, "Bu toplumsal devrimin öznesi olan kadınlara yönelik, olası katliamların önüne geçmenin tek yolu da dünya kadın hareketinin ayağa kalkması" dedi.  

Halkların bir arada yaşama umudu; cins özgürlükçü, halkçı ve toplumsal bir devrim olan Rojava kadın devrimine yönelik saldırılara karşı kadın hareketinin nasıl bir misyon üstlenmesi gerektiğine dikkat çeken Sosyalist Kadın Meclisleri MYK üyesi Satiye Ok, Jîna Mahsa Amini isyanını hatırlattı ve bu öfkeyle sokakları doldurmak gerektiğini vurguladı. 

Ok, Özgür TV'den Arzu Demir'in sorularına şu yanıtları verdi:

HTŞ'NİN İKTİDARA NASIL TAŞINDIĞINI GÖRDÜK

Rojava'nın kadın devrimi karakterini konuşacağız ama birkaç gündür devam eden süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Buradan başlayalım. 
Son bir yıl içinde, özellikle 8 Ekim'de HTŞ iktidara taşındığı andan itibaren; hem ezilenler hem de Rojava ve Suriye'deki halklar aynı zamanda da kadınlar bakımından tabloya bakmak lazım. HTŞ'nin uzun yıllar hem Türk devleti hem ABD ve emperyalist güçlerin bölgede nasıl örgütlendiğini ve bir anda Esad rejiminin devrilerek HTŞ'nin iktidara nasıl taşındığını ve uluslararası devletlerin nasıl bir düzeye taşındığını son bir yıl içerisinde görmüş olduk. Bu süreçte HTŞ'nin hem Kürt halkına yönelik tehdidi, aynı zamanda Suriye'de yaşayan bütün halklara yönelik katliamlarını, saldırılarını izledik. HTŞ'nin bütün katliamları bir şekilde medyaya hem bilinçli olarak servis edildi. Hem de orada duyarlı kamuoyu ve basın emekçileri bunu yansıtmış oldu. Bir tarafta QSD'nin yani, Kürt halkının demokratik, özerk halkçı yapısı duruyorken bir tarafta da IŞİD'den bozma HTŞ, çeteci güçler Suriye halklarının başına bela haline getirildi, aynı zamanda Ortadoğu halkları da aynı sorunu yaşıyor. 

Son bir yılda HTŞ'nin katliamcı yüzünü, IŞİD'den bozma bir yapı olduğunu gördük. Ortadoğu kaynayan bir kazan, yeraltı zenginlikleri nedeniyle emperyalistler bakımından da iştah kabartan bir yer. Emperyalistler arasındaki bu çelişki sonucunu katliamlar boyutuyla emekçi ve ezilen halklar yaşıyor. 4 Ocak'ta QSD'nin ve Şam iktidarının bir araya gelerek mutabıklık sağlanıyorken bir bakıyoruz bu masa devriliyor. Türk devletinin de yoğun çabaları ve ısrarıyla birlikte Şam iktidarı, tabii ki ABD ve emperyalistlerin de izin vererek Kürt halkına yönelik katliam saldırıları tezgahlandığı bir durumla karşı karşıya kalındı. 

BUGÜN DE DİRENİŞE ÇARPACAKLAR
Bu tabii ki Kürt kadınları ve Türkiyeli kadınların da büyük bir öfkesine ve eylemselliğine neden oldu. Çünkü biz buna yabancı değiliz. Aslında Türkiye siyasi iktidarı hiçbir sorumluluk alarak hareket etmiyor, tam tersine bölgede uzun süredir birlikte yaşadığı, "Türk ve Kürtler kardeşiz" naraları atılan bir yerde, Kürt halkına IŞİD ve HTŞ çetelerini önü açılarak Kürt halkının üzerine salınmaya çalışılıyor. Tıpkı Kobanê'de olduğu gibi. Biz bu filmi 2014'te de izlemiştik, "Kobanê düştü düşecek" diyenler ve bunun önünü açmaya çalışanlar; Kürt halkı ve ezilen halkların direnişine çarptı ve yenilgiye uğradı. Bugün de yine hem dünya halklarının enternasyonalist mücadelesine aynı zamanda bölgede Kürt halkının, Türk işçi ve emekçilerin direnişine çarpacaklarını halklar bugünkü eylemlerde de göstermiş oldu. Bundan sonraki süreçte de göstermiş olacak. 

BÜTÜN KADINLAR SAHİP ÇIKMALI

Sizden Rojava devriminin kadın karakterini dinlemek istiyoruz. Rojava devrimi kadın özgürlük mücadelesinde nasıl bir yer tuttu?
Rojava devrimi bir kadın devrimi; karakter olarak da cins özgürlükçü, halkçı ve toplumsal bir devrime tekabül ettiğini, aynı zamanda eşitlikçi, bölgedeki bütün halklar azınlıklar, tüm yaşayan halklarla birlikte yaşamı yeniden örgütleri, toplumsal mücadelenin bütün dinamiklerinden, halkların içinde yer aldığı, aynı zamanda kadınların içinde yer aldığı bir devrim. Dünyadaki erkek egemen kapitalist sistemin bugüne ne kadar gün be gün kadın bedenine, kadın haklarına yönelik gaspçı saldırılarına karşı eşitlikçi, özgürlükçü, cins özgürlükçü devrimin bu topraklarda toplumsal devrimle birlikte yan yana yürüdüğünü gördük. Kadınların bu devrim içinde yaşamın her alanında çok güçlü bir kadın iradesini beyan etti; hem siyasal çalışmada, aynı zamanda Rojava'nın savunulması, özgürleşmesinde, aynı zamanda Kürt halkına yönelik IŞİD barbarlığının saldırılarına karşı durdu. Hem kendi topraklarını savunarak, hem kendi yaşamını ortaya koyarak dünya halklarına ve dünya kadın hareketine de bir  yol gösterdi. Direnen kadınların kazanabileceği, kadınların siyasetin her alanında söz söyleyebileceği, yeni bir yaşam kurulacaksa bu yaşamda kadının mutlaka sözünün olabileceğinin on yıllık sürede pratikte gösterdiler. Bu devrimde cins özgürlükçü, halkçı ve toplumsal bir devrim görüyoruz. Bütün kadınların sahip çıkması ve savunması gerek.

DEVRİM SALDIRI ALTINDA

Peki nasıl olacak bu? Kritik bir andayız, bu son nokta. Kadınlar, kadın örgüleri, kadın özgürlük mücadelesi Rojava devrimini nasıl savunacak?
Rojava'ya yönelik 2014'teki saldırılar karşısında çok güçlü bir kadın dayanışması, hem dünya hem de Türkiye'deki işçi, emekçi, ezilen kadınlar dayanışma örgütlendi. Dolayısıyla Rojava'daki kadınlarla birlikte bir duygudaşlık kuruldu. O mücadeleyi kendi topraklarına taşıma, onlardan öğrenme ama aynı zamanda duygu olarak da onların yanında oldular; fiilen ve eylemsellikle. Türk devletine şunu söylediler; yanıbaşımızdaki kadın devrimine, cins özgürlükçü, eşit, toplumsal, halkçı devrime dokunmayın, oradaki halkların kendi özgür yaşam iradesine dokunmayın. Rojava'da inşa edilen halkların güvendiği, sırtını yaslayabildiği, birlikte yol yürüyebileceği toplumsal bir devrimin öznesi oldu kadınlar. Yaşamın her alanında üretmeye başladılar Rojava'da. Rojava'daki eşitlikçi, özgürlükçü, özerk yapıya yönelik emperyalistler ve Türk devletinin bölgede birlikte iş tuttuğu HTŞ ve IŞİD'le birlikte devrim saldırı altında. 

ROJAVA DEVRİMİNİ SAVUNMAK İÇİN SOKAĞA ÇIKMALI
Türkiye halklarının ve dünya kadın hareketinin bu kadın devrimini savunmak gibi bir sorumluluğu var. Rojava'daki kadın devrimi bütün kadınlara gerçek kurtuluşun yolunu gösterdi. Dolayısıyla bütün dünya kadınlarına ilham verdi. Dünya kadınları burayla hem enternasyonal hem de bölge bakımından güçlü bir ilişki kurarak, ilham kaynağımızı ortadan kaldırmalarına izin vermememiz gerekiyor. Erkek egemenliğinin binlerce yıllık tahakkümüne bu kadınlar son verdi. Eşit, özgür bir şekilde erkeklerle birlikte toplumsal devrim inşa etmeye çalıştılar. Bu toplumsal devrimin öznesi olan kadınlara yönelik, olası katliamların önüne geçmenin tek yolu da dünya kadın hareketinin ayağa kalkması. Tıpkı İran'da Jîna Amini'ye yönelik saldırıyla birlikte kadın hareketi sokağa çıktı, eylemlerde büyük bir öfkeyi, isyanı sokaklara taşıdıysa, bugün de Rojava devrimini savunmak için sokağa çıkmalı, kadınların yanında durmalı. Rojava'daki kadınlara yönelik saldırılar ve katliamların önüne geçmeli.