Milano'da Avrupa gençlik buluşması: Savaşa karşı savaş, askere gitmeyeceğiz
Milano-Bicocca Üniversitesi'nde gerçekleştirdikleri toplantıda, gençlik örgütleri, emperyalistlerin savaş hazırlıklarına, militaristleşmeye ve zorunlu askerliğe karşı mücadele kararı aldı. "Savaşa karşı savaş, askere gitmeyeceğiz" diyen gençler Avrupa'nın 1945'te Nazizm ve faşizmden kurtuluşunun yıldönümü olan 8 Mayıs'ta Avrupa çapında "öğrenci grevi" örgütleyecek.
İtalya'da Milano-Bicocca Üniversitesi'nde "Zorunlu askerlik ve savaşa karşı uluslararası ve enternasyonalist gençlik meclisi" düzenlendi.
Toplantı Avrupa'nın dört bir yanından gençlik örgütlerini ve öğrencileri, artan militaristleşme, dünya savaşı hazırlığı ve zorunlu askerlik tehdidine karşı bir araya getirdi. Katılımcılar, Avrupa çapında bir gençlik seferberliği ve Avrupa'nın 1945'te Nazizm ve faşizmden kurtuluşunun yıldönümü olan 8 Mayıs'ta savaş karşıtı bir gençlik grevi başlatma kararı aldı.
17 örgüt ve 200'den fazla öğrenci etkinliğe katıldı. Etkinlik Cambiare Rotta (İtalya), OSA-Opposizione Studentesca Alternativa (İtalya), Young Struggle (Avrupa), Pride Rebellion (Almanya), Gazte Koordinadora Sozialista (Bask Bölgesi), AKM München (Almanya) ve Jeunesse Communiste (Fransa) tarafından düzenlendi.
Cambiare Rotta temsilcisi, devrimci gençlik örgütlerini birleşmeye ve 8 Mayıs'ta sokaklara çıkarak bugünü güçlü bir savaş karşıtı gösteriye dönüştürmeye çağırdı.
İtalyan lise öğrencileri örgütü OSA, savaş propagandasına, militarizm ve zorunlu askerliğe karşı okullarda örgütlenmek gerektiğinin altını çizdi, "Zor zamanlardayız ve birlikte aşmamız gereken birçok zorlukla karşı karşıyayız. 8 Mayıs gençlik grevi bunun nasıl yapılabileceğinin bir örneği olacak" dedi.
'EZİLENLERİN DAYANIŞMASI STRATEJİK BİR ZORUNLULUK'
Sosyalist gençlik örgütü Young Struggle Temsilcisi Sofia Willer, dünya genelinde emperyalizme ve kapitalizme karşı direnen siyasi tutsakları selamladı.
Emperyalist kapitalist sistemin "Tarih sonu" propagandasına dikkat çeken Willer, şunları söyledi: "Biz, sözde 'tarihin sonu'nun çocuklarıyız; 90'lar ve 2000'lerde egemen sınıf sosyalizmin artık var olmadığını, kapitalizmin sarsılmaz olduğunu ilan etti. Ama zengin ile yoksul, sömüren ile sömürülen arasındaki çelişkiler derinleşirken, burjuvazinin toplumsal temeli daralıyor, proletaryanın temeli büyüyor. Bu, işçi sınıfının bugün farklı ezilen kesimleri birleştirebilecek bir odak haline gelebileceği ve gençliğin toplumsal değişim için patlayıcı bir güç olabileceği anlamına geliyor. Kadınlardan LGBTİ+ bireylere, öğrencilerden göçmenlere kadar ayaklanmaların nesnel zemini büyüyor."
Sofia Willer, ayrıca Eylül ayında Sumud ve Özgürlük filolarına destek için yapılan blokaj eylemlerini ve İtalya'da 2 milyon kişinin katıldığı genel grevi örgütleyen liman işçilerini de selamladı. Willer "Savaş karşıtı mücadele özünde enternasyonalisttir. Bu yalnızca ahlaki bir dayanışma değil, küresel üretim zincirlerinin somut bir sonucudur. Liman işçileri greve gittiğinde, sanayi durduğunda, milyonlar sokağa çıktığında durum değişir. Ezilenlerin dayanışması stratejik bir zorunluluktur" diye konuştu.
Devrimci LGBTİ+ örgütü Pride Rebellion da savaş karşıtı mücadelede ve ordunun ataerkil ve heteroseksist karakterine karşı kadınlar ile LGBTİ+'ların ittifakının önemini gündeme getirdi,"Kız kardeşlerimizin erkekler olarak cephelere sürülmesine izin vermeyeceğiz" dedi.
Etkinliğe USB sendikası ve liman işçileri dayanışma mesajı gönderdi, "Düşük ücretler, sağlık sisteminin zayıflatılması ve militaristleşmenin fabrikalardan limanlara kadar etkisi ancak sınıf bilincinin büyüdüğünü ve Cenova liman işçilerinin başlattığı "Blocchiamo tutto" (Her şeyi durduralım) kampanyasının savaş makinesini içeriden durdurmanın mümkün olduğunu gösteriyor" dedi.
Almanya'dan okul grevlerinde aktif olan "Schule gegen Krieg" (Savaşa Karşı Okul) örgütü de selamlarını iletti ve şu açıklamada bulundu: "Birbirimize sadece dayanışma mesajları göndermenin ötesine geçelim ve gerçek anlamda koordineli çalışmalar inşa edelim."
Ayrıca "Savaşa ve Soykırıma Karşı Kadınlar" grubu, savaş zamanlarında kadınların örgütlenmesinin önemini vurguladı. İşçi sınıfı kadınlarının bu politikaların yükünü en ağır şekilde taşıdığını belirtti, emperyalist müdahalelerinin kadın ve queer hakları üzerinden meşrulaştırılmasını reddetti.
'8 MAYIS'TA ÖĞRENCİ GREVİNDEYİZ'
Toplantı, Avrupa gençliği arasında zorunlu askerlik, militaristleşme ve emperyalist savaşa karşı birleşik bir direniş inşa etmede önemli bir adım olarak değerlendirildi. Toplantının sonunda kabul edilen bildirgede şu ifadeler yer aldı:
"Biz, Gazze'deki on binlerce ölümün gerekçelendirilmesi sırasında propaganda perdesinin çöktüğünü gören kuşağız. Yeni bir dünya savaşına sürüklenmeyeceğiz. 8 Mayıs'ta, İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı'nın sona ermesinin ve Nazizmin yenilgisinin yıldönümünde uluslararası seferberlik günü ilan ediyoruz. Zorunlu askerliğe, ABD emperyalizmine ve savaş ile yeniden silahlanma yanlısı AB'ye karşı sokaklara çıkacağız; barış, dayanışma ve adalet için mücadele edeceğiz."
Hedefler ve talepler şöyle sıralandı:
1. Avrupa Birliği genelinde zorunlu askerliğin yeniden getirilmesine karşı çıkmak.
2. Tüm yeniden silahlanma planlarına ve Avrupa ordusu projelerine karşı mücadele etmek.
3. "Dış tehdit" söylemini reddetmek.
4. Ülkelerin savaşlara katılımını sona erdirmek ve askerleri geri çekmek.
5. NATO'dan çıkılması için mücadele etmek.
6. İsrail ile tüm iş birliğinin sona erdirilmesini talep etmek.
7. Küba ve Küresel Güney halklarıyla dayanışma içinde olmak.
Toplantı, "Savaşa karşı savaş – askere gitmeyeceğiz!" sloganları ve alkışlarla sona erdi.
EVA MARİA VE AHMET POLAD İÇİN DE EYLEM YAPILDI
Etkinlikte, 18 Ocak'ta Rakka'da HTŞ çeteleri tarafından kaçırılan gazeteci arkadaşlarımız Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad için de eylem yapıldı.
Eylemde, iki gazete arkadaşımızın akıbetlerinin açıklanması istendi. Ayrıca "Tüm politik tutsaklara özgürlük" sloganı atıldı