Meclisteki cinsel istismar saldırısı davasının ilk duruşması görüldü
MESEM kapsamında Meclis lokantasında stajyer olarak çalıştırılan kız çocuklarının Meclis personeli tarafından sistematik cinsel istismara uğramasına ilişkin açılan davanın ilk duruşması Ankara Adliyesi 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Failler suçlamaları reddetti, duruşma 9 Şubat'a ertelendi.
Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) programı kapsamında Meclis lokantasında stajyer olarak çalıştırılan kız çocuklarının Meclis personeli tarafından sistematik cinsel istismara uğramasına ilişkin açılan davanın ilk duruşması Ankara Adliyesi 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
ANKARA KADIN PLATFORMU'NDAN AÇIKLAMA
Duruşma öncesi Ankara Kadın Platformu adliye önünde basın açıklaması düzenledi. "Çocuk istismarcısını koruma, aklama, yargıla" pankartı açılan eylemde, "Çocuk istismarı politiktir" sloganı atıldı.
Meclis'te yaşanan istismarın ülkenin çocuk politikalarının sonucu olduğunu vurgulayan Eylül Soyluoğlu, Meclis'te oluşturulan politikaların çocukları değil failleri koruduğunu söyledi. Bu cinsel istismardan Meclis'in sorumlu olduğunu dile getiren Soyluoğlu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'u istifaya çağırdı.
'ÜSTÜNÜ ÖRTEN HERKES HESAP VERMELİDİR'
"Çocukları korumayan bu düzene de, çocuk istismarını meşrulaştırmak isteyen bu zihniyete de geçit vermeyeceğiz" diyen Soyluoğlu, taleplerini şöyle sıraladı: "Üstünü örten, geciktiren, gizleyen herkes hesap vermelidir. Tacize, çocuk istismarına sıfır tolerans ilkesi ile asla ama asla çocuk istismarı failleri hiçbir infaz düzenlemesine dahil edilmemelidir. Çocuk istismarı davalarında etkin soruşturma ve cezai yaptırım süreci hızlı bir biçimde işletilmeli ve kısa sürede sonuçlandırılmalıdır. Devlet, yükümlülüğünü yerine getirerek; çocuğa karşı istismar suçu işleyen her türlü kişi, kurum ve yapılarla ilgili cezasızlık politikasına derhal son vermeli ve çocuğun cinsel istismarının yolunu açan, failleri güçlendirerek çocukları savunmasız bırakan hiçbir yasal dayanağa yer verilmemelidir. Devlete kadınları ve çocukları koruma, şiddeti önleme, failleri cezalandırma ve bütüncül politikalar geliştirme yükümlülüğü veren İstanbul Sözleşmesi'ne derhal geri dönülmelidir."
KADINLAR VE BASIN EMEKÇİLERİ DURUŞMAYA ALINMADI
Kadınlar açıklama sonrası duruşmayı izlemek için adliyeye girmek istedi. Polisin kalkanlarla engelleme çabalarına rağmen binaya giren kadınlar, "Koruma, aklama, yargıla" sloganıyla duruşma salonuna yürüdü. Ancak duruşma salonu önüne kurulan polis barikatıyla kadınların ve basın emekçilerinin duruşmayı izlemesi engellendi. Kadınların çabasıyla barikat kaldırılsa da kadınlar salona alınmadı. Mahkeme hakimi, taraflar, taraf vekilleri, yakınlar ve milletvekillerinin salona girmesine izin verdi. Kapının açık bırakılacağını belirten hakim, basının salona girmesine izin vermedi.
'ÇOK PİŞMANIM, BOŞLUĞUMA GELDİ'
Duruşmaya tutuklu sanık İbrahim Beslioğlu'nun savunmasıyla başladı. Savunmasına "Çok pişmanım" diyerek başlayan Beslioğlu; mağdurun stajının bitmesinin ardından WhatsApp'tan "Karımla mutlu değilim, anlarsın ya hani" mesajı attığını belirterek, "24 saat içinde bu mesajları attım, sonra hiç iletişim kurmadım. 39 yaşındayım, boşluğuma geldi ilk kez böyle bir şey yaptım. Moralim bozuktu o gün, öyle mesajları attım" dedi.
'CANIM SIKILDI MESAJ ATTIM'
Mağduru birkaç kere gördüğünü belirten Beslioğlu, "Diğer sanıklarla bağım yok, onların birimi farklı. Eşimle aram kötü, boşanma aşamasındayım. Mağdura takıntılı değilim, hiç buluşmadık. Yanına da gitmedim. Kesinlikle fiziksel temasta bulunmadım. Sadece onun telefonu vardı o yüzden canım sıkıldı mesaj attım. Başka stajyerin numarası yoktu. Kendimi kötü hissediyordum. Çok özür dilerim. Pişmanım. Kendisinden özür diliyorum" ifadelerini kullandı.
'NEDENİM ABİSİ OLARAK İŞE YÖNLENDİRMEKTİ'
Tutuklu sanık Durmuş Uğurlu ise "Devamlı telefonla uğraşıyordu, verdiğim işleri yapmıyordu. Ortada gezerken gördüm ve yanıma çağırdım. Kolundan tutarak kendime doğru çektim. Sadece omzumun altından tutarak kendime doğru çektim. İş yapmadığı için uyarmak istedim. Kesinlikle cinsel saik yoktu. İnsan kaynaklarına beni şikayet etmiştir. Kimsenin özel hayatı beni alakadar etmez. Husumet yok aramızda. Ben kendisine 'Su gibi içerim', 'Sen onu yatakta tanıyamazsın' demedim. Kolundan tutma nedenim orada abisi olarak işe yönlendirmekti. İşin işleyişini sağlamak için kolundan tuttum. Başka bir şey kesinlikle söz konusu değil" iddiasında bulundu.
'ANEMİ RAHATSIZLIĞI OLDUĞU İÇİN İZİN ALIYORDU'
Tutuklu sanık Halil İlker Güner'e mağdur D.'ye attıkları "Fıstığım sen çok mu istiyorsun benimle buluşmayı", "Kimseye buluşacağımızı söyleme bugün çok güzeldin", "Sen benim küçük sevgilimsin" mesajları ve mağdur D.'yle dışarıda buluşup aracında gezdirdiğine yönelik iddialar soruldu. Güner; "Bu şekilde burada olduğum için üzgünüm. Üzerime atılı cinsel istismar suçunu kabul etmiyorum. Hiçbir temasım olmamıştır. D. önce memurlar kafeteryası B blokta göreve başladı. 2 dönem üyeler lokantasına geçti. Anemi rahatsızlığı olduğu için izin alıyordu bizden. Tedavisi için böyle bir karar aldı" dedi.
'BU MESAJLARI GÖNDERDİM AMA BUNLARIN TACİZ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM'
Aynı mutfakta çalıştıklarını belirten Güner; "Birbirimizde telefon numaralarımız vardı. Okuduğunuz mesajları D.'ye gönderdim; ama bunların taciz olduğunu düşünmüyorum. Kendisiyle sohbet ediyordum. Stajdan sonra mesajlaşmalarımız başladı. Stajının bitmesine yakın bizlerle arkadaş, abi kardeş gibi konuşmalar olmuştur. Emoji göndermişliğim var. Söz konusu mesajları farklı günlerde attığım da aynı gün içerisinde attığım da olmuştur. Attığım mesajlara kendisi de karşılık verdi" ifadelerini kullandı.
'ARKADAŞ MANASINDA BENDEN BAŞKA HAYATINDA KİMSE OLMAYACAK DEDİM'
Mağdur D.'ye attığı mesajlar hakkında savunmasını sürdüren Güner; "Fıstığım güzelim şeklindeki mesajları şöyle açıklayacağım; ben bunları etrafımdaki insanlarla konuşurken de söylerim, art niyetim yok. Kendisini arkadaş manasında benden başka hayatında kimse olmayacak dedim. Kendisine yönelik herhangi bir fiziksel temasım olmadı. D. benim aracıma kendi rızası ile binmiştir. Aracın içindeyken herhangi bir fiziksel temasım olmadı. 'Sen istersen seni eve bırakırım' dedim. Burada bir art niyetim yoktu" iddiasında bulundu.
Araçta "Evli olmasam, çocuğum olmasa birlikte olur muyduk?" şeklinde soru sorduğu yönündeki iddialara ilişkin de Güner; "Hayır böyle bir söz söylemedim kesinlikle. Neden böyle şeyler söyledi D. bilmiyorum. Kendisiyle bu buluşmadan başka bir buluşmam olmadı" savunusunu yaptı.
'EYLEM SARKINTILIK DÜZEYİNDE KALMAKTA'
Güner'in avukatı; "Müvekkilim büyük bir pişmanlık duymaktadır. Müvekkile atfedilen suçlama iş dışarısında buluşma ve gezdirmesidir. Bu suçlamada temas şartı aranır. Ancak böyle bir durum yaşanmamıştır. Eylem sarkıntılık düzeyinde kalmaktadır. Cinsel tacize konu mesajların hiçbirinde cinsel içerik yoktur. Mesajlar bağlamından koparılmıştır. Mağdurun bu karşılıklı konuşma şeklindeki mesajlaşmaya rızası vardır. Adli kontrol şeklinde tutuksuz yargılanmasına talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
KATILMA TALEPLERİ
Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi, TBMM Hukuk İşleri Başkanı avukat İsmail Aydos, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği duruşmaya katılım talebinde bulundu.
Çocuklara CMK'den duruşma öncesi atama yapılması nedeniyle mağdur çocukların avukatları bu aşamada çocukların savunmalarının alınmamasını talep etti. Ancak mağdurların savunmaları SEGBİS üzerinden psikolog eşliğinde alındı. Mağdurların ifadelerinin tamamlanmasının ardından duruşmaya 20 dakika ara verildi.
SAVCI TUTUKLULUKLARIN DEVAMINI İSTEDİ
Savcılık mütalaasında bulguların tam toplanmaması gerekçesiyle tutuklu sanıkların tutukluluğunun, tutuksuz sanığın adli kontrol şartının devamına karar verilmesini istedi.
ARA KARAR
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, TBMM'deki cinsel istismar davasında, tutuklu dört sanığın tutukluluk halinin devamına, tutuksuz sanığın adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına karar verdi. Hakim, katılma taleplerinden sadece Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nınkini kabul etti, TBMM'nin talebinin celse arasında verileceğini belirtti. Sonraki duruşma 9 Şubat'a bırakıldı.