12 Ocak 2026 Pazartesi

İran Emek Konfederasyonu ve Arak İşçi Konseyleri: Patronların ve mollaların devri sona ermiştir

İran'da faşist molla rejimine karşı ayaklanma sürerken, İran Emek Konfederasyonu yaptığı açıklamayla "İran halkını savunmak sadece bir dayanışma eylemi değil, aynı zamanda küresel düzeyde işçi haklarını ve insan haklarını savunmaktır" dedi. Arak İşçi Konseyleri ise, "Bundan böyle Makine Sazi, Azarab ve Vagon Pars fabrikalarının yönetimi, işçiler tarafından seçilen işçi konseylerinin elinde olacaktır" ilanında bulundu.

İran'da faşist molla rejimine karşı patlak veren ayaklanma iki haftayı geride bırakırken, hükümet tarafından uygulanan internet ve GPS sinyali kesintisi 3 gündür sürüyor. Sınırlı bağlantılarla Hengaw İnsan Hakları Örgütü'ne ulaşan görüntüler, İran Kahrizak morgunda ayaklanmada katledilen birçok kişinin cansız bedeninin bulunduğunu gösteriyor.

İran'daki internet kesintisi ve mücadelenin devamına ilişkin, İran Emek Konfederasyonu ve Arak İşçi Konseyleri tarafından yazılı bir açıklama yapıldı.

İran Emek Konfederasyonu, 10 Ocak 2026'da dünya genelindeki işçi sendikalarına gönderdiği resmi bir mektupla, aralarında işçiler, öğretmenler, hemşireler ve emeklilerin de bulunduğu İran'daki devam eden protestoların "tehlikeli" bir boyuta ulaştığını ve tüm işçi örgütlerinin içerideki katliama ses çıkarması gerektiğini vurguladı. Mektupta yazılanlar şu şekilde:

"Bu mektubu size, İran halkının özgürlük, sosyal adalet ve kendi kaderini tayin hakkını elde etmek için bir kez daha sokaklara döküldüğü çok tehlikeli ve hassas koşullarda yazıyoruz. Protestocular arasında işçiler, öğretmenler, hemşireler ve emekliler belirgin bir role sahiptir ve bu protestoların bastırılması, doğrudan işçi hareketinin de bastırılması anlamına gelmektedir. 28 Aralık 2025'te başlayan mevcut protestolar, geçici bir olay değil; bilakis İran halkının yıllardır uğruna bedel ödediği uzun vadeli bir toplumsal mücadele yolunun devamıdır. Her aşamada, İslam Cumhuriyeti hükümetinin cevabı baskı, cinayet, gözaltı ve özgürlüklerin bastırılması olmuştur.

'HÜKÜMET HALKIN TALEPLERİNE ŞİDDET VE BASKIYLA KARŞILIK VERİYOR'
"Bu kez de protestolar derinleşen yoksulluk, yoksulluğun yayılması, yüksek enflasyon ve ulusal para biriminin değer kaybıyla başladı ve hakim siyasi düzene karşı geniş bir harekete dönüştü. İran hükümeti ise şiddet ve baskıyla halkın taleplerine karşılık veriyor.

"Son birkaç günde, İran hükümeti ülke genelinde interneti ve iletişimi tamamen kesti. 8 Ocak gecesi başlayan ve artarak devam eden kitlesel eylemler, iletişim ağlarına ve internete erişimin çok zayıf olduğu biçimde gerçekleşmiştir. Bu genel iletişim kesintisi, protestoculara yönelik şiddeti ve baskıyı gizlemek için bir araç olarak kullanılıyor. İran'da protesto dönemlerinde internet kesintisinin bir geçmişi vardır. 2019'da hükümet, protestoculara yönelik geniş çaplı katliamı gizlemek için interneti kesmişti; resmi istatistiklere göre üç gün boyunca en az bin 500 kişi öldürüldü, ancak birçok kurum gerçek rakamın bunun çok daha yüksek olduğunu söylüyor. Açıkça ilan ediyoruz ki, her türlü internet kesintisi, İran halkına yönelik geniş çaplı katliamı gizlemek ve uluslararası toplumun bilgilendirilmesini engellemek için kullanılan bir araçtır.

'İRAN HALKININ SESİ OLUN'
"İran halkının mücadelesi ve siyasi yapıyı değiştirme talebi, işçi sınıfının adalet, özgürlük ve insan onuru için verdiği küresel mücadelenin bir parçasıdır. İran'da halkın ve işçilerin bastırılması evrensel insan haklarının açık bir ihlalidir. İran halkını savunmak sadece bir dayanışma eylemi değil, aynı zamanda küresel düzeyde işçi haklarını ve insan haklarını savunmaktır.

"Açıkça söylüyoruz: Eğer acil, koordineli ve etkili bir uluslararası tepki gösterilmezse, İslam Cumhuriyeti bir kez daha internet kesintisini ve kapalı haber ortamını, kanlı bir baskı ve protestoculara yönelik katliamı organize etmek için kullanabilir. Bu koşullarda, sessizlik fiilen baskı mekanizmasına yeşil ışık yakmak anlamına gelmektedir. İran halkının sesi olun."

ARAK İŞÇİ KONSEYLERİ: PATRONLARIN VE MOLLALARIN DEVRİ SONA ERMİŞTİR
Arak İşçi Konseyleri ise Merkezî Eyaleti işçileri ve İran halkına seslenerek açıklama yayınladı: "Onlarca yıldır emeğimizin karşılığı kurşunla, taleplerimiz ise hapishaneyle yanıtlandı. Ancak bugün, sessizlik sona erdi. Biz, Arak fabrikalarının işçileri mücadeleye devam edeceğiz ve açıkça ilan ediyoruz: Bundan böyle Makine Sazi, Azarab ve Vagon Pars fabrikalarının yönetimi, işçiler tarafından seçilen işçi konseylerinin elinde olacaktır. Artık devlet tarafından atanan yöneticileri veya rejimin kukla sendikalarını tanımıyoruz. Grevimiz artık ücretle ilgili değildir. Arak'ta yaşayan yurttaşlardan, güvenlik ve lojistiği yönetmek için mahalle konseyleri kurmalarını istiyoruz. Fabrikalar hepimizin yuvasıdır. 

"Sanayi komplekslerine zorla girme veya temsilcilerimizi tutuklama yönündeki her türlü girişim, tüm şehre karşı savaş ilanı sayılacaktır. Eğer işçilerin kanından bir damla dökülürse, isyan alevleri iktidardan geriye hiçbir iz bırakmayacaktır. Biz sadece ödenmemiş ücretler için burada değiliz. Biz, bu fabrikaların ve bu ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiğine karar vermek için buradayız. Patronların ve mollaların devri sona ermiştir."