'İnfaz sistemi toplumsal cinsiyet perspektifiyle yeniden düzenlenmeli'
Kadın tutsakların karşılaştıkları cinsiyetçi ve ayrımcı uygulamalara ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenleyen DEM Parti Milletvekili Nevroz Uysal, hapishanelerde kadınlara yönelik ayrımcı, cinsiyetçi uygulamaların sonlandırılmasını istedi, infaz sisteminin toplumsal cinsiyet perspektifiyle yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
DEM Parti Milletvekili Nevroz Uysal, kadın tutsakların hapishanelerde karşılaştıkları ayrımcılık ve baskılara ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi.
Türkiye'de 8 açık ve 13'ü kapalı olmak üzere 21 kadın hapishanesi bulunduğunu hatırlattı, "Mimari planlamadan gündelik yaşam örgütlenmesine, sağlık hizmetlerine erişimden ziyaret alanlarına kadar kadınların bedenini, sağlığını, hijyenini dikkate alarak, ihtiyaçlara göre düzenlenmiş bir infaz rejimi yoktur" dedi.
Uysal, şöyle konuştu:
"Kadınların loğusalık, hamilelik, doğum gibi kimi biyolojik dönemlerle ilgili infaz rejiminde kimi kısmi düzenlemeler olsa da bunun dışında kalabilecek regl dönemlerindeki hijyen ihtiyaçları, cinsel şiddet riskine karşı koruma, mahremiyet hakkı, psikososyal destek, jinekolojik sağlık hizmetleri gibi haklardan mahrumdur."
2017 yılında kadın örgütlerinin, ücretsiz hijyenik pede ve çocuk bezine ulaşmak için bir kampanya başlattıklarını hatırlattı, "Bu kampanya sonunda Adalet Bakanlığı, bunların ücretsiz karşılandığını övünerek açıklasa da pratikle böyle olmamış, hala kadınlar bunlara ücretli bir biçimde ulaşabilmektedir" dedi.
DEM Parti Milletvekili Nevroz Uysal, idari gözlem kurullarının kararlarıyla tahliye hakkı engellenenler arasında kadın tutsakların da olduğuna dikkat çekti.
Kocaeli Kandıra Kadın Kapalı Hapishanesi'nde yaşamını yitiren Garibe Gezer'i hatırlattı, "Hapishane sisteminin kendisi, infaz rejimi kadınlara karşı eşitsizliği, ayrımcılığı sürekli üreten bir mekanizma haline gelmiştir" dedi.
'EN BÜYÜK SORUN SAĞLIĞA ERİŞİM'
Kadın tutsakların karşılaştığı en büyük sorunun sağlığa erişim olduğunu belirtti, hastane sevkleri sırasında dayatılan "kelepçeli muayene" ve "ağız içi arama" nedeniyle sağlık hakkının da engellendiği belirtti.
Nevroz Uysal şöyle konuştu: "Psikiyatri, psikolog, kadın doğum uzmanı, jinekolog, hemşire, diş hekimi, dahiliye uzmanı, meme kanseri, rahim kanseri gibi testlerin düzenli bir biçimde tekrarlanması gibi ihtiyaçlar var. Ancak bunlar karşılanmıyor. Düzenli aralıklarla yapılması gereken genel sağlık taraması ya da bazı testler yapılıyor olsa da Sağlık Bakanlığı tarafından kadınlara özgü olarak kanser tarama testi, mamografi, D vitamini ve tiroid ölçümlerinin düzenli bir biçimde yapılması yönünde eksiklikler olduğunu biliyoruz."
'MEME VE RAHİM KANSERİ ÇOK GEÇ TEŞHİS EDİLİYOR'
"Özellikle kadın mahpuslarının meme kanseri ve rahim kanseri teşhisinde çok geciktiğini biliyoruz" diyen Uysal, şunları söyledi: "Hapishanelerdeki kadınlara yönelik ayrımcı, cinsiyetçi uygulamaların sonlandırılmasını istiyoruz. İnfaz sisteminin toplumsal cinsiyet perspektifiyle yeniden düzenlenmesin gerektiğini belirtiyoruz."
Uysal, direnen tüm kadınları selamladı ve 8 Mart'larını kutladı, "Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesi elbette kazanacaktır" dedi.