İlayda için yapılan eyleme saldıran polisler hakkında suç duyurusu
İlayda Zorlu'nun ölümünün aydınlatılması için İstanbul'da yapılan eyleme saldıran ve gözaltına aldıkları gençlere işkence yapan polisler hakkında suç duyurusunda bulunuldu.
Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi İlayda Zorlu'nun, polisin yaptığı aile aramaları sonrasında polis babasının silahından çıkan kurşunla yaşamını yitirmesi üzerine düzenlenen eylemlerde de polis saldırdı.
İstanbul'da düzenlenen eylemde 79 kişi, gözaltına alınırken ve gözaltı araçlarında ağır şiddet gördü. Ancak polis ifadeler alınırken işkence beyanlarını tutanaklara geçirmeyi reddetti, kendi hazırladıkları tutanaklarda eylemcilerin kendi kendilerini yaraladıklarını öne sürdü.
Avukatların müvekkilleriyle de görüşmeleri engellendi.
"Bu işkence ve savunma hakkı gaspının peşini bırakmayacağız" diyen avukatlar, dünkü eylemlerde ağır şiddet gören B.D. ve A.N.K. adına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Polisler hakkında "işkence", "zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması", "resmi belgede sahtecilik", "görevi kötüye kullanma", "suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme" nedeniyle suç duyurusunda bulunan avukatlar yaşananları şöyle özetledi:
"Müvekkiller B.D. ve A.N.K., 19 Nisan 2026 tarihinde Kadıköy Süreyya Operası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına katıldığı esnada kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle gözaltına alınmıştır. Gözaltı işlemi sırasında ve sonrasında müvekkile yönelik ağır fiziksel şiddet uygulanmıştır.
20 Nisan 2026 tarihinde müdafileri olarak Vatan Emniyet TEM Şube avukat görüş odasında müvekkil ile yaptığımız görüşmede ve tuttuğumuz tutanakta sabit olduğu üzere; müvekkilin alın bölgesinde parmak uzunluğunda morluk, el ve kollarında darbeye bağlı morluklar ile tırnak izleri, boyun, omuz ve dirsek arasında bölgesinde lif zedelenmesi ve bacaklarında darbeye bağlı morluklar tespit edilmiştir. Müvekkil, bu yaralanmaların eylem esnasında saat 17.00 sularında … bir polis memuru tarafından yüzüne yumruk atılması ve sonrasında başka polislerin eşlik etmesi ile devam eden darp neticesinde oluştuğunu beyan etmiştir.
Bununla birlikte, müvekkilin durumunu takip etmek üzere 19 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne giden avukat meslektaşlarımıza, kolluk tarafından müvekkilin gözaltı aracının içerisinde kendi kafasını cama vurduğunu iddia eden, gerçeğe aykırı bir tutanak sunulmuştur."
Kaynak: sendika.org