ICOR 2. Kadın Konferansı'nın sonuç bildirgesi yayınlandı
ICOR 2. Kadın Konferansı'nın sonuç bildirgesinde, "Emperyalist kriz derinleşirken devrimcilerin acil görevi, kadın kitlelerini sosyalizm mücadelesine kazanmak ve onları emperyalizm, faşizm ve sömürgecilik karşısında harekete geçirmektir" denildi.
Devrimci Parti ve Örgütlerin Enternasyonal Koordinasyonu (ICOR), 26 Kasım 2025'de, Nepal'de 14 ülkeden 73 kadının katılımıyla gerçekleştirdiği 2. Kadın Konferansı'nın sonuç bildirgesini yayınladı.
Ömürlerini özgürlük ve sosyalizm mücadelesine adayan dünyadaki tüm kadınlara ithaf edilen konferansın sonuç bildirgesinde, "Dayanışma ve yapıcı tartışmalarla örülmüş bir yoldaşlık atmosferi içinde, konferans, kadınların yaşamlarını doğrudan etkileyen çifte sömürü ve baskıyı ele alarak, güncel siyasi, ekonomik ve toplumsal gelişmeleri tartışmaya açmıştır. Aynı zamanda, kadınların kurtuluşu ve sosyalizm mücadelesi bağlamında devrimci ve komünist parti ve örgütlerin tarihsel rolü ile üstlenmeleri gereken sorumluluklar bir kez daha kapsamlı biçimde tartışıldı" denildi.
Konferansın derin siyasal sarsıntıların yaşandığı bir dönemde gerçekleştirildiği hatırlatıldı, artan yoksulluğa ve yükselen faşizme dikkat çekildi.
"Gazze'de yaşanan soykırım, Filistin özgürlüğünün küresel siyasi gündemde yeniden yükselmesine ve emperyalizmin en çarpıcı yüzünün ifşa olmasına yol açmıştır" denilen sonuç bildirgesinde, şu değerlendirme yer aldı: "Ukrayna, Ortadoğu ve Afrika'daki, örneğin Kongo, Sudan ve Libya'daki haksız ve emperyalist savaşlar, yeni bir dünya savaşının öncesini işaret ederken, ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırganlığı da buna dahil olmaktadır. Kapitalizm ve ataerkilliğin yol açtığı günlük sömürü ve baskıya ek olarak, özellikle Sudan'daki kadınlar, emperyalist müdahalelerin tetiklediği gerici savaşın doğurduğu ağır bir baskı ile mücadele etmektedir."
KADIN ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN GÖREVLERİ
Avrupa'daki ve dünya çapındaki göçmen kadınların karşılaştığı sert baskıların daha fazla görünür kılınması gerektiği ifade edilen bildirgede, "Bu bağlamda 2. ICOR Kadın Konferansı, Marksist-Leninist, Marksist-Leninist-Maoist, komünist ve bütün devrimci parti ve örgütlerin kadınların kurtuluş mücadelesindeki sorumluluklarını bir kez daha hatırlatmış; farklı ve değerli örgütlenme deneyimlerinin paylaşılmasına zemin sunmuştur" diye vurgulandı.
Sonuç bildirgesinde şu değerlendirme yer aldı: "Emperyalist kriz derinleşirken devrimcilerin acil görevi, kadın kitlelerini sosyalizm mücadelesine kazanmak ve onları emperyalizm, faşizm ve sömürgecilik karşısında harekete geçirmektir. Kadınların özgürlük mücadelesini güçlendirmek ve burjuva toplumsal düzenin kadın özgürlüğüne dayattığı sınırları aşmak için kadın kadroların geliştirilmesine yönelik programlar ile ihtiyaçlara dayalı örgütsel mekanizmaların oluşturulması büyük önem taşımaktadır."
KADIN TUTSAKLARLA DAYANIŞMA MESAJI
Kadınların özgürlük mücadelesini politik ve ideolojik ilkelere dayalı olarak günlük pratiğin merkezi bir parçası haline getirmek kararı alan 2. ICOR Kadın Konferansı, "Uluslararası dayanışma, kadınların özgürlük mücadelesinin temel direği olarak bir kez daha vurgulanmıştır" dedi. Bu anlamda, konferans, Gazze'deki El Avda yeniden inşa projesine katılmak üzere ICOR kampanyasına tam destek sözünü verdi. Açıklamada, "Ayrıca kadın işçilerin baskı, sömürü ve zulme karşı sürdürdükleri direnişi destekleme taahhüdünü yinelemiş, kadınlar arasındaki birliği ve seslerini duyurulması gereken en savunmasız kadınlarla dayanışmayı öne çıkarmıştır. İran, Filistin, Türkiye ve Kamerun'daki siyasi tutsak kadınlarla dayanışma mesajı verilmiş, işkence, cinsel şiddet ve ölüm cezalarına karşı artan devlet baskısı kınanmıştır" denildi.
Konferasa, Nepal, Hindistan, Sri Lanka, İran, Türkiye, Kürdistan, Almanya, Hollanda, Tunus, Kamerun, Güney Afrika, Peru, Rusya, Fransa'dan temsilciler katıldı.