24 Şubat 2026 Salı

İbrahim Akın Bakan'a sordu: Polen Ekoloji soruşturmasında Çerkesçe kitapları ve Adige bayrağı neden suç delili?

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Polen Ekoloji'ye yönelik gözaltı ve tutuklama saldırılarına ilişkin olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. İbrahim Akın, "Çise Yıldız'ın ailesinin evinde bulunan Çerkesçe kitaplar ve Adige bayrağının suç delili gibi toplandığı ve aileye yönelik ırkçı bir yaklaşım sergilendiği iddiaları hakkında bir soruşturma başlatılacak mıdır?" diye de sordu.

3 Şubat'ta ESP ve SKM'nin de içinde olduğu sosyalist kurumlara yönelik siyasi kırım saldırısında üye ve yöneticileri tutsak edilen Polen Ekoloji Çalışmalar Derneği için Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

'KRİMİNALİZASYON SÜRECİ İŞLETİLMEKTEDİR'
İbrahim Akın, Polen Ekoloji Çalışmaları Derneği'nin, "tüzüğünde belirtilen çerçevede çevresel sorunlara dair politika önerileri geliştiren, toplumsal duyarlılık uyandırmak amacıyla faaliyet yürüten yasal bir kuruluş" olduğunu belirtti, söz konusu gözaltı ve tutuklamaları, "kriminalizasyon süreci" olarak tanımladı. 

17 Şubat'ta da Balıkesir'de derneğin eski başkanı Çise Yıldız ve üyesi Yücel Kurşun'un gözaltına alınarak serbest bırakıldığını hatırlattı, "Bu süreçte Yıldız ailesinin Çerkes kimliğine yönelik ırkçı muamelelerde bulunulduğu, evdeki Adige bayrağı ve Çerkesçe kitapların suç delili gibi toplandığı iddia edilmektedir" diye belirtti.

'SALDIRILARIN DOĞA TALANIYLA EŞ ZAMANLI OLMASI TESADÜF DEĞİL'
Polen Ekoloji Derneği'nin maden projelerine karşı bilirkişi keşiflerine katılmasının, işçi ziyaretleri ve ekoloji panelleri gibi tamamen yasal faaliyetler düzenlemesinin "terör faaliyeti" kapsamına alınmasına tepki gösteren İbrahim Akın, söz konusu gözaltı ve tutuklama saldırısının, özellikle artan mega-maden projelerinin ifşası ve yerellerde duyulmasıyla aynı zamanlı gerçekleşmesinin bir tesadüf olmadığının altını çizdi. 

İbrahim Akın, Bakan'ın şu sorulara cevap vermesini istedi: 

"1. Polen Ekoloji Çalışmaları Derneği'nin tüm faaliyetleri açık, resmi ve denetime tabi iken ve denetimden geçtiği halde derneğin, ekoloji aktivizmini 'terör' ile ilişkilendirilerek kriminalize edilmesinin hukuki gerekçesi nedir?

2. Adresleri ve yaşam alanları belli olan dernek üyeleri hakkında neden davet usulü yerine 'şafak baskını' yöntemi tercih edilmiştir?

3. Çise Yıldız'ın ailesinin evinde bulunan Çerkesçe kitaplar ve Adige bayrağının suç delili gibi toplandığı ve aileye yönelik ırkçı bir yaklaşım sergilendiği iddiaları hakkında bir soruşturma başlatılacak mıdır?

4. Derneğin faaliyetlerine konu olan maden şirketlerinin; mera, orman ve sit alanlarına yasaya aykırı şekilde inşa ettiği projeler ve verilen izinler, taşınmaz komisyonu kararları ve usule uygun işletilmeyen ÇED süreçleriyle ilgili kamu kurumlarının sorumluluğu ve çevreye verilen zararlar hakkında herhangi bir yargılama veya soruşturma yürütülmekte midir? 

5. İklim Adaleti Koalisyonu gibi geniş tabanlı yapıların metinlerine imza atmak, iklim krizine karşı çözüm önerileri sunan belgeleri desteklemek Bakanlığınızca bir suç unsuru veya 'terör faaliyeti' olarak mı kabul edilmektedir?

6. Ekolojik hakları savunan aktivistlerin gözaltına alınması ve tutuklanması, Anayasa ile güvence altına alınan 'sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı' ve 'ifade özgürlüğü' ilkeleriyle nasıl bağdaşmaktadır?