Emekçiler "Taksim de emeğimiz de bizimdir" dedi
2026 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi'nin "Taksim bizim söz emeğin" şiarıyla düzenlediği etkinlikte farklı iş kollarında çalışan emekçiler sözlerini söyledi. Emekçilerin ortak mesajı, işçi sınıfının örgütlü mücadelesini büyüterek 1 Mayıs alanlarını zapt etmek oldu.
2026 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi "Taksim bizim söz emeğin" şiarıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde forum etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlik devrim ve sosyalizm mücadelesinde ölümsüzleşenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.
Etkinlikte açılış konuşmasını yapan KATAŞ-SEN Genel Başkanı Şahin Başaraner, şunları söyledi: "Yıllardır alanlarda mücadele eden, işçi sınıfına hizmet etmeyi görev bilmiş, bedel ödemekten çekinmeyen sendika yöneticileri ve işçileriz. Bizi öyle gözaltına alarak, gözaltında döverek, tutuklayarak bitiremezsiniz. Silivri'in soğuktur denilen hücrelerinden korkmuyoruz.
'TAKSİM'E YİNE ÇIKACAĞIZ'
Geçen sene de gözaltına alınmıştık. Taksim'den vazgeçmemekti gözaltı nedenimiz. Yine çıkacağız. Bugüne kadar bürokratların, sendikaların açtığı yolu kendi elleriyle kapatıp, sosyalistleri, devrimcileri, işçileri Taksim'den uzak tutma çabası bitmiştir. Taksim'de ısrar eden mücadeleci sendikalardır, Taksim İnisiyatifi'dir."
'TAKSİM İÇİN YAN YANA DURMALIYIZ'
Açılış konuşmasının ardından enerji işçileri adına konuşan Kemal Kahraman, işçi sınıfının yan yana durursa her şeyi değiştirecek gücü olduğuna dikkat çekerek, "Küçük bir hareketlilik yakalayıp TİS sürecine ulaştık. Biz bir araya gelmeyi öğrendikten sonra işveren karşısında çok ciddi bir gücüz. Emeğimizden başka satacak bir şeyimiz olmayanları hakir görenlere karşı yan yana gelmeye çalışıyoruz. Taksim bir sembol. Taksim için yan yana durmayı öğrenmeliyiz" dedi.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'ndan Pelin Çapar, 1 Mayıs'a sayılı günler kalmışken eğitim emekçileri olarak Taksim iradesini omuzlamaktan gurur duyduklarını ifade ederek, şöyle devam etti: "Sistemin yoğun baskısını, kapitalizmin omuzlarımıza yüklediği iş saatlerinde, MESEM'lerde katleden çocuklarımızdan, istismar edilen çocuklarımızdan, fabrikalarda kolu kopan işçi arkadaşlarımızdan, traktörlerin altında kalan köylülerden biliyoruz. İşçi sınıfının mücadele tarihinin iradesinin sermayedarları ne kadar korkuttuğunu da biliyoruz. İşçi sınıfı bir araya gelirse cüretli mücadeleyi önüne koyarsa, bu savaşı kazanacaktır."
'YAPTIĞIMIZ SARAYLARI YIKMASINI DA BİLİRİZ'
İnşaat İşçisi Adem Yılmaz konuşmasına salonu Kürtçe selamlayarak başladı. Yılmaz, "İnşaat işçileri olarak çalışırken, işçiye verdikleri değer şu" diyerek iki farklı baret gösterdi: "Verdikleri baret kafamızda durmuyor, düşüyor. Üç kuruş için işçiye şu bareti vermiyorlar. Taksim'i yapan bizleriz, onların saraylarını, villalarını yapanlar bizleriz. Yaptığımız gibi Taksim'i de o sarayları da onların başına yıkmasını çok iyi biliriz. Taksim bizim. Biji 1'e Gulan" dedi.
'LİMTER-İŞ DEVRİMCİDİR'
Tersana işçileri adına konuşan Limter-İş üyesi Erhan Güler, 3 Şubat'ta sosyalistlere dönük siyasi kırım operasyonunda tutuklanan sendikacıların isimlerini andı. Güler, "Yoldaşlarımızın tutuklanmasının nedenini biliyoruz. Limter-İş'in yöneticileri devrimcilerdir. NATO karşıtı, sermaye karşıtıdır, savaş karşıtıdır. NATO bir savaş örgütüdür. Venezuela'ya, İran'a, Gazze'ye, Lübnan'a saldırılar yapılırken, bize seyrettiriyorlar. Bu savaşı durduracak güç işçi sınıfıdır. Tarihimiz bu örneklerle doludur. Yakın zamanda İtalya'da Yunanistan'da savaş gemilerine yükleme yapmayarak örgütlü gücünü göstermiştir" dedi.
'GENEL GREV GENEL DİRENİŞ'
Tersane işçilerinin çalışma şartlarını aktaran Güler, şu ifadeleri kullandı: "Tersanede bir direnişin ne anlama geldiğini sermayedarlar çok iyi bilmektedir. İşçi sınıfının önündeki görev genel grevi, genel direnişi örgütlemektir. Taksim'i kazanmak için örgütlenmektir. Tersanelerde iş güvenliği için 10 dakika eğitim veriliyor. Basit bir baret, uygun olup olmadığı tartışmalı bir kemer veriyorlar. İşçi bunu kullanmazsa, hemen mesaisinden kesiliyor. Tersanede ölümlü bir kaza olunca kurallar uygulanmaya başlıyor. Tersanelerde kural uygulayanların derdi şudur: İş yürüsün yeterli. İşçi ölmüş ölmemiş önemli değil."
'DEVLET PATRONLARIN DEVLETİDİR'
Otel, turizm sektöründe çalışan Kadir Çınar, "Devlet mevcut yasalarıyla, patronların devletidir. Kendi iktidarımızı kurmadan hiçbir sorumuzu nihai olarak çözemeyiz. Önce iktidara ihtiyacımız var. Biz bunu unuturken, devlet her alanda bize hatırlatıyor. 1 Mayıs işçi sınıfının mücadele günüdür. 1 Mayıs'ta Taksim'e meydanları doldurmaya" dedi.
HAKAN TOSUN İÇİN ADALET ÇAĞRISI
Gazeteci Hakan Tosun'un dostları adına konuşan gazeteci Serpil Ünal, şöyle konuştu: "Hakan nerede bir açıklama, bir eylem, direniş varsa oraya gider. Sessizce belgeler, bunu paylaşırdı. Gazetecilerin bir de karşılaştığı şiddete uğramak, tutuklanmak ve katledilmek var. Ape Musa'dan Hakan Tosun'dan, Cihan'dan Nazım'dan biliyoruz. Gazeteci arkadaşları üzerine gittiği için deliller ortaya çıkarıldı. Biz Hakan'ı kaybedince 'Hakan'ın kamerası kapanmayacak' dedik. O bizlerin yanındaydı, sizleri de Hakan'ın 6 Mayıs'ta görülecek davasında adalet aramaya çağırıyoruz" dedi.
'YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI'
Migros Depo İşçisi Sevda Kırca, "Bir kadın olarak da çalışmak ayrı zor. Eşit iş yapıyorsunuz ama aynı ücreti almıyorsunuz. Kadınsanız yaptığınız her hareket gözetim altına alınıyor. Erkekler taciz ederken, sorumlu kadınlar oluyor. Evdeki baskı, depodaki baskı, tahakküm altındasınız. Tek başıma buraya gelmem, senelerin mücadelesiyle oldu. Kadın arkadaşlarımız bunu yaşıyor. Buralara bunları yıkarak geliyoruz. Bir araya gelirsek, bu sistemi paramparça edebileceğimizi düşünüyorum. Herkesi 1 Mayıs'a davet ediyorum. Yaşasın örgütlü mücadele, yaşasın kadın dayanışması" dedi.
ADALET MÜCADELESİ VEREN AİLELER KONUŞTU
Gayrettepe işçi katliamında yaşamını yitirenlerin ailelerinden Emine Kayabaş, "2 Nisan 2024 yılında Gayrattepe'de bir gece kulübü tadilatında 29 insanı kaybettik. 29 sadece bir sayıdan ibaret oluyor. İki yıldır adalet mücadelesi veriyoruz. Maalesef ki en temel yaşam hakkı elinizden bir imzayla alıyorlar. Acılar da tek başına yaşanmıyor, mücadeleler de tek başına verilmiyor. Başkaları bu acıları yaşamamalı" dedi.
Dilovası işçi katliamında kardeşin Şengül Yılmaz'ı kaybeden Emine Bulut, şunları söyledi: "Arkalarına güvendikleri için yapıldı bunlar. Bizler alın teriyle çalışan insanlarız. Mahkemede patron, 'Biz balinayız siz balıksınız' dediler utanmadan. Ben adalet istiyorum."
TUTSAK ETHA EMEKÇİLERİNE SELAM
Tutuklu gazeteciler adına konuşan emekçimiz Yeşim Tükel, konuşmasına 3 Şubat'taki siyasi kırım operasyonunda tutuklanan sosyalist gazetecilere selam göndererek başladı. Tükel, "Mücadele alanlarında yan yanayız. İşçiler katledilirken, 25 Kasımlarda, 8 Martlarda gerçeğin peşinde olmaya çalışıyoruz. Ezilenlerin sesini en gür şekilde çıkarmaya çalışıyoruz. Ezilen ulusların, katledilen kadınların, işçilerin mücadelesinin sesini en gür şekilde yükseltmeye devam edeceğiz. Taksim bizim. 1 Mayıs'ta alanlarda buluşmak dileğiyle" dedi.
Forum etkinliği ortak açıklamanın okunmasının ardından 1 Mayıs marşının tek bir ağızdan söylenmesiyle ve "1 Mayıs'ta 1 Mayıs alanındayız" sloganlarıyla sona erdi.