23 Ocak 2026 Cuma

Dilovası'nda katledilen işçiler için adalet mücadelesi sürüyor

Dilovası'nda 3'ü çocuk 7 işçinin katledildiği yangına dair adalet mücadelesi sürüyor. Adliye önünde yapılan açıklamada tüm sorumluların yargılanması ve cezalandırılması gerektiği tekrar dile getirildi.

Kocaeli Dilovası'nda 8 Kasım 2025'te Ravive Kozmetik fabrikasında çıkan ve 3'ü çocuk 7 işçinin katledildiği yangına dair aileler adalet mücadelesini sürdürüyor. Eksiklerle dolu olduğu gerekçesiyle mahkemece iade edilen iddianameye karşı aileler bugün Gebze Adliyesi'nde eylemdeydi. Avukatlarıyla birlikte savcılığa itiraz dilekçesi sunan aileler, ardından adliye önünde açıklama gerçekleştirdi. Basın metnini yangında yaşamını yitiren işçilerden Cansu Esatoğlu'nun babası İbrahim Esatoğlu okudu. 

Esatoğlu, aradan geçen 76 güne rağmen dosyada bir ilerleme olmadığını vurgulayarak, "Hala suçlular ellerini kollarını sallayarak dışarıda dolaşıyor. Göstermelik birkaç kişi dışında açığa alınan, görevden alınan kimse yok. Ama biz bu işin peşini bırakmayacağız" dedi. İddianamenin iade edilmesinin, savcılığın dosyayı yüzeysel biçimde ele aldığını açıkça gösterdiğini söyleyen Esatoğlu, bu katliamda doğrudan sorumluluğu bulunan birçok şirket yetkilisinin dosyaya dahil edilmediğini belirtti. Dosyanın hala bilirkişiye gönderilmemiş olmasına da dikkat çeken Esatoğlu, "İlk günden beri tek talebimiz var; tüm sorumluların tespit edilmesi, yargılanması ve cezalandırılması. Daha savcılık aşamasında bile bundan uzak duruluyor" diye konuştu.

'BU BİR CİNAYETTİR'
Ailelerin avukatı Mürsel Ünder, yangının bir iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, "Yaşananlar açık biçimde işçi katliamıdır. Bir şehrin ana caddesinde, meydanında yedi canımız göz göre göre yakılarak öldürüldü. Bu vahşi bir cinayettir" dedi. Ünder, kamu görevlileri yönünden yürütülen soruşturmanın da göstermelik olduğunu vurguladı. SGK, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Dilovası Belediyesi'nin sorumluluklarının dosya dışında bırakıldığını belirten Ünder, "Sorumluluk ilçe belediyesiyle sınırlanamaz. Yıllardır denetim yapmayan tüm kurumların payı vardır" ifadelerini kullandı.

Ünder ayrıca Lider Kozmetik, Rebul Kozmetik ve Ali Osman Akat'a ait şirketlerin üretim zincirindeki rolleri nedeniyle yalnızca hukuki değil, cezai sorumluluklarının da bulunduğunu söyledi. Dosyanın uzman akademisyenlerin yer aldığı bağımsız ve kapsamlı bir bilirkişi heyetine gönderilmesini talep eden Ünder, aksi halde adaletin eksik kalacağını vurguladı.

'SUÇLULAR CEZASINI ÇEKSİN'
Katliamda yaşamını yitiren Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut, adalet istediğini ifade ederek şunları söyledi: "Çok neşeliydi, çok güler yüzlüydü. Çocukla çocuk, büyükle büyük olurdu. Herkesi severdi, yardım etmeyi severdi. O gitti, neşemiz gitti. Her ateşe baktığımda onu hatırlıyorum. Ateş bana onu hatırlatıyor. Yetkililere tek bir çağrım var; sesimizi duysunlar. Suçlular cezasını çeksin ki bu gözyaşları dinsin."

'BU SİYASETİN KONUSUDUR'
Kocaeli İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi üyesi Aykut Günel, "Türkiye'de işçi katliamları toplumsallaşmadığı sürece tekil vakalar gibi görülüyor ve kısa sürede gündemden düşürülüyor" dedi. Yangının denetimsizlik ve kuralsızlık sarmalının bir sonucu olduğunu vurgulayan Günel, kamu otoritesinin dosyayı birkaç görünür sorumlu üzerinden kapatma eğiliminde olduğuna dikkat çekti. Günel, "Bu siyasetin konusudur. Yirmi üç yıldır iktidarda olan AKP'nin kar ve sermaye odaklı sosyoekonomik politikalarının doğrudan sonucuyla karşı karşıyayız" diye konuştu.