9 Şubat 2026 Pazartesi

DGD-SEN'den uluslararası dayanışma çağrısı

DGD-SEN yayınladığı açık mektupta, uluslararası emek örgütlerine ve Uni Global'e seslendi, "Migros'un sendika düşmanı taktiklerindeki rolüne son vermesi ve bağımsız örgütlenmenin önünde bir engel olmayı bırakması için baskı yapmaya çağırıyoruz" dedi.

DGD-SEN'in 23 Ocak'ta başlayan ve 10 ilde 12 depoda devam eden direnişe dair uluslararası dayanışma çağrısında bulunarak Uni Global'e açık mektup gönderdi. DGD-SEN mektubunda sarı sendika Tez-Koop-İş'in grev kırıcılığına karşı tüm emek örgütlerini dayanışmaya çağırarak "tüzük ihlalleri" nedeniyle UNI Global Union'dan ihraç edilmesini talep eti.

Mektupta şu ifadelere yer verildi: "Küresel emek hareketine, bağımsız sendikalara, UNI Global Union'daki dost sendikalara ve bağımsız sendikacılığın tüm savunucularına; DGD-Sen (Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası) olarak sizleri, Türkiye'deki perakende devlerine ve sarı sendikacılığa karşı yürüttüğümüz Büyük Depo Grevi'nde yanımızda durmaya çağırıyoruz. On yılı aşkın bir süredir DGD-Sen, ülkenin perakende tedarik zincirindeki en güvencesiz işçileri örgütlemektedir. Bugün, sadece bir perakende devine değil, sermayenin çıkarlarını işçilerin hayatlarının önünde tutan sarı bir sendikanın da dahil olduğu, derinlere kök salmış sendika düşmanı bir sisteme meydan okuyan ülke çapında tarihi bir direniş sürecindeyiz."

'GREV 10 ŞEHİR, 12 DEPOYA YAYILDI'
DGD-SEN'in, sarı sendikaların, güvencesiz taşeron işçilere sırtını döndüğü bir dönemde bir zorunluluk sonucu doğduğu ifade edilen mektupta, şöyle denildi:  "Biz, Türkiye perakende sektörünün neoliberal dönüşümünün gölgesinde hapsolmuş işçiler için savaşmak üzere kendi sendikamızı kurduk. 23 Ocak'ta başlayan Migros depo işçilerinin grevi bugün, 10 şehirdeki 12 depoya yayılmış durumda. En yoğun döneminde, 7.500 Migros depo işçisinin 5.500'ü DGD-Sen öncülüğünde iş bıraktı. Bu; maaşların Türkiye'deki hiperenflasyon ve vergi dilimleri altında anında eridiği bir dönemde, asgari ücretin sadece %1 üzerinde kalan açlık ücretlerine karşı verilen bir hayatta kalma mücadelesidir. Sizleri DGD-Sen ile dayanışmaya; grevimizi, aşırı enflasyonla mücadele için %50 ücret artışı, vergi dilimi maliyetlerinin işveren tarafından karşılanması, temsiliyeti ve çalışma güvenliğini baltalayan hukuksuz işkolu değişikliğine son verilmesi, banka promosyonlarının doğrudan işçilere ödenmesi ve greve katıldığı için işten atılan tüm İşçilerin derhal işe iadesini talebiyle direnen depo işçilerinin meşru sesi olarak tanımaya çağırıyoruz.

'SENDİKA DÜŞMANI TAKTİKLER BÜTÜNÜ UYGULANIYOR'
Mektupta Migros'un "sofistike bir sendika düşmanı" taktikler bütünü uyguladığına dikkat çekilerek, "DGD-Sen'i engellemek için şirket, depo işçilerini hukuksuz bir şekilde, mağazalardaki kasiyerlerle aynı işkolu olan 'Ticaret/Büro' işçisi olarak yeniden sınıflandırıyor. Bu durum, depo emeğinin yüksek riskli doğasını görmezden gelmekte ve işçileri özel güvenlik korumalarından mahrum bırakarak fiziksel güvenliği şirketin çıkarlarıyla takas etmektedir. Dahası şirket; kolektif bir kaygı ortamı yaratmak için 300 direnen işçiyi resmi olmayan SMS mesajlarıyla işten çıkararak yasal fesih prosedürlerini baypas etmiş, grevci işçileri suçlu gibi göstermek için 'Kod 46'yı kullanarak bir psikolojik savaş yürütmüştür. Migros, büyümemizi görerek taşeron işçileri kendi bünyesine geçireceğini duyurmuştur; ancak bu taleplerimizden biri karşısında bir ödün değil, işçileri kontrol edebileceği bir sendikaya zorlamak ve DGD-Sen'in depolarda örgütlenmesini kalıcı olarak yasaklamak için yapılmış hukuksal bir manevra olarak yürütülmüştür" ifadelerine yer verildi.

SARI SENDİKAYA KARŞI DAYANIŞMA ÇAĞRISI
Ticaret/büro işkolunda işçilerin, Migros'un İK departmanının bir uzantısı gibi çalışan sarı sendika Tez-Koop-İş'e üye olmaya zorlandığı belirtilen mektup şu şekilde devam etti: "Tez-Koop-İş içerisindeki yolsuzluk sistematiktir ve açıkça belgelenmiştir. Tez-Koop-İş yönetiminin eski kıdemli bir üyesi olan Veysel Cingöz, İşçileri 'temsil etmekten', Esenyurt deposunda aynı işçileri sömüren taşeron firmanın sahipliğine geçiş yapmıştır. Bu ilişki, sendika yönetiminin doğrudan tabanın sömürüsünden kar sağladığı bir saadet zinciri gibi işlemektedir. Bir Migros depo işçisi geçen yıl ayda yaklaşık 28.000 TL ($642) kazanırken, Tez-Koop-İş Genel Sekreteri Hakan Bozkurt 500.000 TL ($11.460) maaş almaktadır. Üyeler ekmek almak ve ailelerinin temel ihtiyaçlarını karşılamak için mücadele ederken, sözde sendikanın yönetimi Kuzey Kıbrıs'taki lüks kumarhanelerde kumar oynarken fotoğraflanmıştır. UNI Global Dünya Yürütme Kurulu, Üyesi Tez-Koop-İş'e Karşı Harekete Geçmelidir Tez-Koop-İş'in UNI Global Union üyeliğinden aldığı meşruiyet, bu yozlaşmış pratikleri uluslararası toplumdan gizlemek için bir kalkan olarak kullanılmaktadır. Tüm UNI bileşenlerini ve küresel emek hareketlerini; Tez-Koop-İş'e, Migros'un sendika düşmanı taktiklerindeki rolüne son vermesi ve bağımsız örgütlenmenin önünde bir engel olmayı bırakması için baskı yapmaya çağırıyoruz."