1 Nisan 2026 Çarşamba

Bodrum'da hayatını kaybeden göçmenler için İHD'den açıklama: İltica suç değil haktır

İHD Göç ve İltica Komisyonu, Muğla'nın Bodrum ilçesinde mültecileri taşıyan bir botun batması sonucu çok sayıda göçmenin hayatını kaybetmesinin ardından açıklama yaptı. Tüm sorumluların ortaya çıkarılmasını isteyen İHD, "İltica, bir suç değil temel bir insan hakkıdır" dedi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Göç ve İltica Komisyonu, Muğla'nın Bodrum ilçesinde mültecileri taşıyan bir botun batması sonucu en az 19 göçmenin hayatını kaybetmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Bu ölümlerin yıllardır sürdürülen göçmen karşıtı ve ayrımcı politikaların bir sonucu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Güvenli geçiş yollarını kapatanlar, sığınma hakkını fiilen ortadan kaldıranlar, denizi bir sınır şiddeti alanına dönüştürenler bu ölümlerden doğrudan sorumludur. Basının ve resmi makamların kullandığı 'kaçak göçmen' ifadesi de bu insanlık dışı politikanın dildeki karşılığıdır. Hiçbir insan kaçak değildir" denildi.

'İLTİCA SUÇ DEĞİL HAKTIR'
İlticanın bir suç değil temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çeken İHD şunları belirtti: "Türkiye'de bu hak eşit, etkili ve güvenceli biçimde işletilmemektedir. Türkiye'nin 1951 Cenevre Sözleşmesi'ne koyduğu coğrafi çekince nedeniyle Avrupa konseyine üye ülkeler dışından gelenler hukuki anlamda 'mülteci' statüsüne erişememekte; şartlı mültecilik, geçici koruma ve benzeri kırılgan statüler altında belirsizlik içerisinde yaşamaya zorlanmaktadır.

Türkiye-Yunanistan hattında mültecilerin sistematik biçimde hukuksuzluğa, şiddete, kötü muameleye, hak gasplarına ve ölüme maruz bırakıldığına vurgu yapılan açıklamada, "Ege'de yıllardır sürdürülen geri itme uygulamaları bu tablonun en ağır sonuçlarından biridir."

'GERİ İTMELER ÖLDÜRÜCÜDÜR'
Avrupa Birliği'nin sınır rejimi, Frontex'in rolü ve üye devletlerin uygulamalarının bu ölümlerden bağımsız olmadığı ifade edilen açıklama şöyle devam etti: "Sınır güvenliği adı altında yürütülen politika gerçekte insanların yaşam hakkını ortadan kaldıran bir rejime dönüşmüştür. Geri itmeler yalnızca hukuka aykırı değildir; öldürücüdür.

'SIĞINMA HAKKINA ERİŞİMİN ENGELLENMESİ İNSAN HAKKI İHLALİDİR'
Denizde arama-kurtarma yükümlülüğü tartışmaya açık değildir. Hiç kimse milliyeti, hukuki statüsü, belgesi ya da göç rotası nedeniyle denizde ölüme terk edilemez. Yardımı geciktiren, korumayı engelleyen, sığınma hakkına erişimi kapatan her uygulama ağır bir insan hakkı ihlalidir."

'SESSİZ KALMAYACAĞIZ'
"İnsanların yaşayabilecekleri bir yaşam alanı için yola çıkmak zorunda bırakılmasına sessiz kalmayacağız" diyen İHD Göç ve İltica Komisyonu, açıklamada şunları sıraladı:
"Mültecilerin ölümünden beslenen bu sınır siyaseti derhal son bulmalıdır.

Türkiye, coğrafi çekinceyi ve korumayı geçicileştiren yaklaşımı terk ederek hak temelli ve kalıcı bir koruma rejimi inşa etmelidir.

Avrupa Birliği ve Frontex dahil tüm sorumlular hesap vermelidir.

Geri itmeler durdurulmalıdır. 
Basın nefret dilini terk etmelidir. 

Kurtarılan kişilerin uluslararası koruma mekanizmalarına etkili erişimi derhal sağlanmalıdır.

Yaşamını yitirenlerin kimlikleri tespit edilmeli, ailelerine ulaşılmalı ve tüm süreç şeffaf biçimde yürütülmelidir."