Belçika'da 8 Mart: Emperyalist savaşa ve erkek egemenliğine son!
Belçika'nın başkenti Brüksel'de on binlerce kişinin katılımıyla yapılan yürüyüşte, emperyalist savaşlara, erkek egemenliğine ve baskıya karşı öfke öne çıktı.
Belçika'nın başkenti Belçika'da 8 Mart, Dünya Kadın Yürüyüşü Belçika bileşenlerinin çağrısıyla kutlandı.
8 Mart sabahı Brüksel’de, Place Albertine’de kadın örgütleri bir araya geldi. Göçmen kadınlar, Belçikalı kadınlar, farklı sosyalist ve feminist örgütlerden kadınlar alanı doldurdu.

Yürüyüşe Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) ve Kürt kadın hareketi de kitlesel katılım sağladı. Taşınan pankartlarda hem savaş karşıtı sloganlar hem de kadın özgürlük mücadelesinin uluslararası karakterini vurgulayan mesajlar yer aldı. Belçika Kadın Meclisi'nden kadınlar da yürüyüşte yerini aldı.
'EVE MİCHELMAN NEREDE?'
Kadın örgütleri alanda stantlar da açtı. SKB'nin standında "Eva Michelman nerede?" diye soran fotoğralar asıldı. Kadın örgütlerine ve kadın sendikalarına, gazeteci Eva Michelman ile ilgili dosyalar verilerek dayanışma çağrısında bulunuldu. Yürüyüş boyunca SKB'nin kadın grevine çağrı yapan bildirisi dağıtıldı.
Eyleme katılan Tutsakların Sesi Platformu da (TSP), Türkiye ve Kürdistan’daki tutuklu sosyalist kadınlara dayanışmak için kartlar yolladı.

Belçika genelinde 8 Mart yürüyüşleri, eşit işe eşit ücret talebi, kadına yönelik şiddete karşı mücadele, bakım emeği krizi ve savaş bütçelerine tepki ekseninde gerçekleşti. Kadın örgütleri ve sendikalar, 8 Mart’ı giderek daha fazla "kadın grevi ve toplumsal mücadele günü" olarak sahipleniyor.
Ülkede kadınların hâlâ erkeklerden daha düşük ücret alması, göçmen ve güvencesiz koşullarda çalışan kadınların ağır sömürüye maruz kalması, bu yılki eylemlerin temel başlıkları arasında yer aldı.
Yürüyüşlerde ev içi görünmeyen emek, tek başına çocuk büyüten kadınların yoksullaşması ve sağlık, bakım, temizlik gibi sektörlerde düşük ücretle çalışan kadın işçilerin durumu da öne çıktı. Özellikle göçmen ve belgesiz kadınların, oturum ve çalışma hakkı, ırkçılık ve cinsiyetçiliğin kesişiminde yaşadıkları çok yönlü baskılar vurgulandı.
Feminist hareket, artan askeri harcamalara karşı çıkarak, kreş, sığınak, sosyal yardım, sağlık ve eğitim bütçelerinin güçlendirilmesini talep etti ve "savaş için değil, hayat için bütçe" çağrısını yineledi.
Geç saatlere kadar devam eden eylem konserlerle son buldu.