Batı Sahra sorununun çözümü için gizli görüşmeler yapıldı
ABD, Batı Sahra konusunda Cezayir, Fas, Polisario ve Moritanya arasında gizli bir toplantı düzenledi. Ancak Fas ve bağımsızlık uğruna savaşan Batı Sahra Polisario Cephesi arasındaki ABD öncülüğünde süren diplomatik görüşmelerde ilerleme kaydedilemedi.
Middle East Eye'ın diplomatik kaynaklarına göre, ABD, geçtiğimiz yılın sonbaharından bu yana Fas ile "Afrika'nın son sömürgesi" Batı Sahra arasında uzun süredir devam eden çatışmayı sonlandırmak amacıyla yıllar sonra ilk kez ana tarafları bir araya getiren üç gizli toplantı düzenledi.
Şubat sonunda İran'a saldırı başlatarak bölgesel bir savaşı tetikleyen ABD Başkanı Donald Trump, Gazze'de İsrail ile Filistin, Ermenistan ile Azerbaycan veya Tayland ile Kamboçya arasındaki çatışmalar örneğinde olduğu gibi, Afrika topraklarında da kendini bir "barış elçisi" olarak sunmak istiyor.
Bu yıl, dışişleri bakanları düzeyinde üç tur müzakere düzenlendi, ancak gergin geçtiği belirtilen görüşmeler sonuçsuz kaldı. Washington, Batı Sahra konusunda hızlı hareket etmek isterken taraflar arasında, özellikle bölgeye tanınacak özerklik derecesi ve sorunun nihai çözümünde Sahrawi halkının katılımı konusunda büyük görüş ayrılıkları sürüyor.
FAS'IN BATI SAHRA'YI İŞGALİNİN KÖKENLERİ
19. yüzyılın sonlarında Batı Sahra, İspanya tarafından sömürgeleştirilmeden önce, Fas bu bölgeyi kendi toprak bütünlüğünün bir parçası olarak görüyordu. İspanya 1975 yılında son Afrika sömürgesinden çekildiğinde, Fas, Batı Sahra üzerindeki hak iddiasını ortaya koymak için bu durumu bir fırsat gördü. 1975'de düzenlenen Yeşil Yürüyüş'de yaklaşık 350 bin Faslı Batı Sahra'ya seferber edilerek bu toprakların işgalini tetikledi. Birleşmiş Milletler, bugün bölgeyi özerk olmayan bir bölge olarak tanımlıyor.
Batı Sahra'nın bağımsızlığı için 1973'te kurulan silahlı Sahra Kurtuluş Hareketi Polisario Cephesi, Batı Sahra'nın yerli Sahra halkını temsil eden bir kurtuluş hareketi. Polisario, Batı Sahra'nın tam bağımsızlığını talep ederken, Sahra Demokratik Arap Cumhuriyeti (SADR) kurulduğunu ilan etti. Fas ile Cezayir tarafından desteklenen Polisario Cephesi arasındaki çatışma, yıllarca süren savaşa yol açtı ve 1991'de Birleşmiş Milletler'in öncülüğünde ateşkes sağlandı. Bu ateşkesin ardından, bölgenin %80'i Fas tarafından, 1980'lerde inşa ettiği savunma duvarına kadar kontrol edilirken, geri kalan kısmı Polisario Cephesi'nin denetiminde.
Batı Sahra, 266 bin km²'lik çöl alanını kapsar. Yaklaşık 600 bin nüfusun büyük çoğunluğu, asker olarak bölgeye yerleştirilen Faslılardan oluşuyor; yerli Sahrawi nüfusu ise 50 binden azdır. Yaklaşık 165 bin Sahrawi, komşu Cezayir'deki kamplarda zor şartlarda mülteci olarak yaşıyor.
Fas ile Polisario Cephesi arasındaki çatışma, BM ve Sahra halkının talep ettiği bağımsızlık referandumu planlarının hiçbir zaman hayata geçirilememesi nedeniyle son on yıllarda büyük ölçüde dondurulmuş durumda.
Bu arada Fas, bölgedeki varlığını sağlamlaştırmış, Sahra halkını terörize etmiş, devletlere bölgedeki egemenliğini tanımaları için lobi faaliyetleri yürütmüş ve 2007'de Batı Sahra'ya bir dereceye kadar özerklik sunarak çatışmayı sömürgeci çözüme kavuşturmak için yeni bir plan sunmuştu.
Çöl bölgesinde insansız hava araçları ve yoğun askeri varlıkla korunan "Fas Duvarı", 2.700 kilometreye yayılarak işgali pekiştiriyor.
Batı Sahra, fosfatlar başta olmak üzere doğal kaynaklar açısından zengin ve potansiyel açık deniz petrol rezervlerine sahip. Ayrıca bölge, Atlantik kıyısına uzanıyor ve deniz ticaret yollarına erişim açısından stratejik avantajlar sağlıyor. Rakip Cezayir ve Moritanya komşu ülkeler karşısında, Batı Sahra işgali Fas'ın daha geniş bölge üzerindeki etkisini artırıyor.
ABD'NİN YENİ ORTADOĞU PLANLARI'NDA FAS
Trump, ilk başkanlık döneminin sonunda, Aralık 2020'de Twitter'da yaptığı bir paylaşımda Mısır'ın yanı sıra ABD'nin Afrika'daki önde gelen müttefiki olan Fas'ın Batı Sahra üzerindeki egemenlik iddialarını tanıdı. Buna karşılık Fas Krallığı, İbrahim Anlaşmaları'na katıldı ve İsrail ile diplomatik ilişkilerini yeniden kurdu. Daha sonra Kral VI. Muhammed, Gazze'yi yönetmek üzere oluşturulan "Barış Kurulu"na katılma yönündeki Trump'ın davetini kabul eden ilk kişi olmuştu.
Temmuz 2024'te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Fas'ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıyarak, eski sömürgesi Cezayir ile ciddi bir diplomatik krize yol açtı.
İkinci başkanlık döneminde Trump, Fas'ın Batı Sahra üzerindeki egemenlik iddialarına desteğini yineledi. BM'de, Batı Sahra için "Fas egemenliği altında gerçek özerklik en uygulanabilir çözüm olabilir" ve bu nedenle müzakerelerin "Fas'ın Özerklik Önerisi"ne dayandırılması gerektiğini belirten 2797 sayılı Karar aracılığıyla bu yönde baskı yaptı. Metin, 31 Ekim'de Rusya ve Çin'in çekimser kalmasıyla kabul edildi. Bu karar, BM Güvenlik Konseyi içinde Fas'a yönelik benzeri görülmemiş düzeyde bir desteği işaret etti.
İlk olarak 2007'de taslak haline getirilen söz konusu Fas'ın sömürgeci çözüm planı, başlangıçta sadece üç kısa sayfadan ibaretti. Kraliyet, geçen sonbaharda Trump yönetiminin daha somut bir teklif sunması için baskı yapana kadar uzun süre öneriyi detaylandırmayı reddetmişti. Ocak ayında öneri 38 sayfaya çıkarıldı ve Trump'ın Afrika özel temsilcisi Massad Boulos, Ocak sonu ile Şubat sonu arasında bir aydan kısa bir sürede üç gizli görüşme turu düzenledi. Görüşmelerin ikisi Washington'da, biri Madrid'de yapıldı. Tüm görüşmelere Fas ve Polisario Cephesi'nin yanı sıra komşu ülkeler Cezayir ve Moritanya'nın dışişleri bakanları katıldı. Son toplantı 23 ve 24 Şubat tarihlerinde Washington'da düzenlendi.
Fas ve Sahra halkı temsilcileri, BM'nin himayesinde Mart 2019'da Cenevre'de bir araya geldiklerinden bu yana yüz yüze görüşmemişti. Yeni görüşmelerde BM Genel Sekreteri'nin Batı Sahra Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, görüşmelere katılmış olmasına rağmen ABD tarafından etkisizleştirildi.
FAS'IN SÖMÜRGECİ ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Fas'ın önerdiği plan hakkında henüz güvenilir bir bilgi mevcut değil. Ortaya çıkan az sayıdaki bilgiden anlaşıldığı kadarıyla, görüşmeler, Polisario Cephesi'nin birkaç ay önce tartışmayı reddettiği özerklik teklifine odaklanıyor; zira Polisario Cephesi, Sahra halkının kendi kaderini tayin etme referandumunu dışlayan herhangi bir çözümü kabul etmiyor
Rabat'ın önerisi, Fas egemenliği altında Batı Sahra'ya bazı İspanyol bölgelerinkine benzer sınırlı bir özerklik derecesi tanıyacak, ancak, Fas egemenliğini korumasını sağlamayı amaçlayan tedbirlerle dolu. Amacı, Batı Sahra'nın kendi kaderini tayin etme yoluna gitmesine izin verecek herhangi bir açık bile bırakmamak. Örneğin, Sahra bölgesinin gelecekteki başkanının yerel parlamento tarafından seçilmek yerine kral tarafından atanmasını öngörüyor.
Polisario Cephesi heyeti, müzakerelerin sonunda üzerinde anlaşmaya varılan yeni statünün, Batı Sahra ve mülteci kamplarına dağılmış Sahra halkı tarafından sandıkta onaylanması gerektiğini ve bunu başka hiç kimsenin yapamayacağını ısrarla vurguluyor.
Polisario Cephesi, tutumunun, "kendi kaderini tayin hakkını sağlayan nihai ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir siyasi çözüme ulaşmak" hedefinden bahseden 2797 sayılı Karar tarafından desteklediğini belirtiyor.
Fas yönetimi bu seçeneği kategorik olarak reddediyor. Anlaşmanın, bölgesel özerkliği içerecek şekilde anayasanın reformu öngörüyor; fakat bu reform, sadece Sahra halkı tarafından değil, çoğu bu konuda kendi devletini destekleyen 37 milyon Faslı tarafından da oylanmasını istiyor.
Taraflar arasındaki bu anlaşmazlık noktalarına ayrıca bayrak ve marş dahil Sahra kimliğini resmi olarak tanıması da ekleniyor.
ABD'NİN AMAÇLARI
Washington'a göre, Batı Sahra çatışmasının çözülmesi sadece ilk adımdır. Batı Sahra sorunu nedeniyle 2021'de ilişkilerini kesen Cezayir ve Fas arasındaki uzlaşma arayışı da devamında öngörülüyor. Trump'ın Orta Doğu temsilcisi Steven Witkoff, bu konuda Ekim ayında CBS'ye "Ekibimiz şu anda Cezayir ve Fas üzerinde çalışıyor" dedi. Beyaz Saray, Afrika'da Çin'in etkisine karşı koymak için her iki ülkeyle de ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor.
Middle East Eye kaynaklarına göre Batı Sahra çatışmasına taraf olan ülkeler arasında olası dördüncü bir toplantı için henüz bir tarih belirlenmedi. Sahra halkının temsilcileri, meşru kendi kaderini tayin etme talebinden geri adım atmazken, sömürgeci Fas kraliyeti ise işbirlikçi hakimiyetini genişletmekte ısrar ediyor.