26 Ocak 2026 Pazartesi

Avrupa'ya Rojava için acil çağrı: Sessiz kalmayın

Avrupa'ya acil çağrı yapan SKB Belçika ve Belçika Halkevi, HTŞ ve DAİŞ çetelerinin suçlarına sessiz kalmamak gerektiğini vurguladı. Kurumlara hitaben yazılan mektupta, "Golani ve HTŞ'ye sağlanan her türlü destek, bölge halkına yönelik katliamların fiilen onaylanması anlamına gelir ve bu, tarih önünde hesap verilmesi gereken ağır bir sorumluluktur" denildi. DAİŞ'in işlediği suçlar hatırlatıldı, harekete geçme çağrısı yapıldı. 

Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Belçika ve Belçika Halkevi, Rojava'da yaşananlara ilişkin Avrupa'ya acil çağrı yaptı. Avrupa Parlamentosu üyeleri, Birleşmiş Milletler ve Avrupa'daki çok sayıda kurum ve basın kuruluşuna hitaben Rojava'daki duruma ilişkin gönderilen acil çağrı mektubunda, Suriye'nin kuzeydoğusunda, özellikle Rojava ve Kobanê'de ağır bir insanlık krizi yaşandığı vurgulandı ve Avrupa kurumları "harekete geçmeye" çağrıldı.

'134 BİNDEN FAZLA KİŞİ ZORLA YERİNDEN EDİLDİ'
Rojava'nın tarihin en kritik dönemini yaşadığı belirtilen mektupta, "Kısa süre önce dört çocuk ve hamile bir kadın, soğuk nedeniyle donarak hayatını kaybetti. 134 binden fazla kişi zorla yerinden edildi. Kış koşullarında barınma ve gıdaya erişimde çok ciddi eksiklikler bulunmaktadır. Kobanê'de etnik temizlik planları gündemdedir. Kuşatma nedeniyle Kobanê'ye giden yollar kapatılmış; elektrik, su, yakıt, internet ve telefon hatları kesilmiştir. Şehirde 150 binden fazla sivil gerçek bir felaketle karşı karşıyadır. Altyapı ve temel hizmetler doğrudan hedef alınmaktadır" vurgusu yaptı. 

Rojava'da sivil altyapı sistematik biçimde hedeflenmektedir: "⁠Hastaneler ve sağlık merkezleri yok edilmektedir. ⁠Okullar ve eğitim kurumları bombalanmaktadır. Su depoları ve temiz su kaynakları tahrip edilmektedir."

'KADINLAR KAÇIRILARAK CİNSEL ŞİDDETE MARUZ BIRAKILMAKTADIR'
HTŞ'nin Alevi, Dürzi ve Kürt topluluklarına yönelik saldırılarının ideolojik bir nefret temelinde şekillendiği belirtilen mektupta, "Bu gruplar, radikal İslamcı ideolojileri gereği, kendilerinden farklı inanç ve etnik grupları 'sapkın' veya 'kafir' olarak nitelendirerek, sistematik şiddeti ve katliamları meşrulaştırmaktadır. Kadınlara yönelik vahşete dair saldırı görüntüleri bölge dışına ulaşmaktadır. Özellikle Kürt kadın direnişçileine yönelik saldırılar, kadın bedenleri üzerinden bir güç gösterisine dönüştürülmektedir. Saç kesme, binalardan atma gibi aşağılayıcı yöntemler sistematik olarak uygulanmaktadır. Alevi kadınlar kaçırılarak cinsel şiddete maruz bırakılmaktadır" ifadeleri yer aldı.

DAİŞ'İN SUÇLARI HATIRLATILDI
Mektup şöyle devam etti: "Bütün bunlarla birlikte, Suriye'de hedef alınan esas olarak demokratik ve insanca yaşama projesidir. Orada yaşayan Arapların, Kürtlerin, Alevilerin, Süryanilerin, Hristiyanların ve Dürzilerin birlikte, barışçıl biçimde yaşama projesi yok edilmek istenmektedir. Bu projede kadınlara yönelik her türlü şiddet suç sayılmakta, kadın özgürlüğü temel bir ilke olarak savunulmaktadır. Kürt toplumu, 13 yıl önce IŞİD'i yenilgiye uğrattıktan sonra tam da böyle barışçıl ve demokratik bir sistemi inşa edebilmek için çok büyük bedeller ödemiştir. IŞİD'e karşı 13 bin kayıp veren Kürtler, bugün HTŞ, IŞİD ve Türkiye'nin yürüttüğü barbarlığa karşı adeta yüzüstü bırakılmış durumdadır. O dönemde terör örgütü IŞİD, Brüksel, Paris, Almanya'nın Ansbach kenti ve Londra'da bombalar ve patlayıcılar kullanarak yüzlerce insanı katletmiş ve yaralamıştır. 

ACİL EYLEM ÇAĞRISI 
"Avrupa'da demokrasi, insan hakları ve kadın özgürlüğü değerlerine önem veren tüm kurumları ve toplumu acilen harekete geçmeye çağırıyoruz: 
🔹⁠HTŞ ve ona bağlı gruplara yönelik her türlü askeri ve diplomatik desteğin derhal kesilmesi,   
🔹Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar için uluslararası düzeyde bağımsız bir soruşturma başlatılması,   
🔹Bölgeye insani yardım ulaştırılabilmesi için acilen güvenli insani koridorların açılması,   
🔹Sivillerin korunmasını esas alan girişimlerde bulunulması; bölgeye ivedilikle uluslararası gözlemcilerin veya heyetlerin gönderilmesi,   
🔹Saldırıları sürdüren güçlere yönelik silah satışı ve askeri iş birliğinin durdurulması.

'SESSİZ KALMAK HTŞ GÜÇLERİNİ CESARETLENDİRMEKTİR'
"Unutmayalım: Golani ve HTŞ'ye sağlanan her türlü destek, bölge halkına yönelik katliamların fiilen onaylanması anlamına gelir ve bu, tarih önünde hesap verilmesi gereken ağır bir sorumluluktur. Avrupa, Suriye'deki bu insanlık trajedisine seyirci kalmamalıdır. Bugün beslenen IŞİD benzeri ideolojiler ve onlara sağlanan silahlar yalnızca bölgeyi değil, ortak geleceğimizi ve nihayetinde Avrupa'yı da tehdit etmektedir. Sessiz kalmak, HTŞ güçlerini cesaretlendirmektir. İnsanlık onuru için harekete geçme zamanıdır! Saygılarımızla."