19 Haziran 2024 Çarşamba

AKP iktidarında 31 bin 276 işçi iş cinayetinde katledildi

AKP'nin iktidarı boyunca emekçilerin aleyhine çıkardığı yasalarla, yüksek enflasyon, hak ve özgürlük mücadelelerine karşı süreklileşen baskı ve güvencesiz çalışma koşullarıyla iş cinayetleri rejimini hayata geçirdiğini kaydeden İSİG Meclisi, 2023 yılının ilk beş ayına 730, AKP'li yıllarda en az 31 bin 276 işçi iş cinayetlerinde katledildiğini vurguladı.

2023 yılının ilk beş ayına 730, AKP'li yıllarda en az 31 bin 276 işçi iş cinayetlerinde katledildi. AKP'nin neoliberal politikalar sonucu işçileri ölüme sürükledi iktidarı boyunca yaşananları özetleyen İSİG Meclisi, her geçen yıl emekçilerin aleyhine çıkarılan yasalar, yüksek enflasyon ve giderek azalan alım gücü, hak ve özgürlük mücadelelerine karşı süreklileşen bir baskı ve güvencesiz çalışma koşullarının yaşama geçirildiği bir iş cinayetleri rejimin hayata geçirildiğini vurguladı.

İSİG Meclisi yaşananları şu maddelerle özetledi:
🔹 "Ülkemizde hüküm süren durum bir 'iş cinayetleri rejimi'nin varlığıdır. Soma, Davutpaşa, Ostim, Torunlar, Isparta, Düzce, Ermenek, Esenyurt, Erzurum, Samsun, Güllük, Elbistan, Şırnak, Dursunbey, Hendek, 3.Havalimanı, Tuzla Tersaneleri, Kot Kumlama gibi birçok işçi katliamı bu dönemde meydana gelmiştir.
🔹Her bin işçi için yılda 4 ila 12 yeni meslek hastalığı olgusu beklenmektedir. Yani Türkiye'de her yıl yaklaşık 120 bin ila 360 bin arasında işçi meslek hastalığına yakalanmaktadır. Yine meslek hastalıklarına bağlı ölümler, iş cinayetlerine bağlı ölümlerin yaklaşık 5-6 katı düzeyindedir. Ancak SGK ise her yıl 500 civarı meslek hastalığı tespit etmiş ve her yıl 5 ila 20 civarı meslek hastalığına bağlı ölüm açıklamıştır. Oysa bu dönem yukarıda açıkladığımız sayının 5-6 katı meslek hastalığına bağlı ölüm meydana gelmiştir. Devlet meslek hastalıklarını gizlemiştir.
🔹İş cinayetleri sonrası adaletsizlik, cezasızlık bir kural haline gelmiştir. Davalarda asıl sorumlular mahkemeye çıkartılamadığı gibi tali sorumlular kısa süreli hapis cezalarına çarptırılmış, bu cezalar para cezasına çevrilmiş ve 24 ay taksitlendirilmiştir.
🔹Çıkarttıkları yasalarla taşeron çalıştırma başta olmak üzere esnek ve güvencesiz çalıştırma yasal hale getirilmiş ve kiralık işçilik ve özel istihdam büroları içerikli kölelik yasası ile bütün işlerde güvence tamamen ortadan kalkmıştır. Gelinen noktada Türkiye sermaye için bir cennet haline gelmiştir. Emek sürekli ucuzlaştırılmış, Türkiye Avrupa'nın Çin'i haline getirilmiştir.
🔹Sendikal hareket baskı altına alınmış, sendikalaşan işçiler işten atılmış ve iktidara bağlı sendikalar egemen hale getirilmiştir. Grevler "milli güvenlik" gerekçesiyle yasaklanmış, 1 Mayıslarda alanlar kapatılmıştır.
🔹Devlet kendi yasalarına dahi uymamış, çalışan çocuklar korunmamıştır. Çocuklar çalışması yasak olan işkollarında çalışmanın yanında 15 yaşın altında da çalıştırılmaktadır. Yoksulluk, 4+4+4 eğitim sistemi, çırak ve stajyerlik uygulamaları, mevsimlik tarım işçiliğinin omurgasının çocuklardan oluşturulması gibi nedenlerle üçte biri 14 yaş ve altında olmak üzere her yıl 60-70 çocuk çalışırken hayatını kaybetmiştir.
🔹Tarımda, sanayide, hizmet sektöründe kadınlar en güvencesiz koşullarda çalıştırılmıştır. Bu çalışma koşullarının diğer yanını ise işyerinde şiddet ve taciz oluşturmuştur. Kadınların ev içi emeği de –temizlik, yemek, çocuk ve yaşlı bakımı– görünmez kılınmıştır. Her yıl 120-150 civarında kadın çalışırken hayatını kaybetmiştir.
🔹Yanlış dış ve iç politikalar sonucu Türkiye milyonlarca mültecinin akınına uğramıştır. Nüfusun yaklaşık yüzde 10'una yaklaşan göçmenler sigortasız, ucuz, dışlayıcı yani tamamen korunmasız koşullarda çalıştırılmıştır. Son dönemde her yıl 100 civarında göçmen işçi hayatını kaybetmiştir."

'DİRENİŞLER SÜRDÜ, SÜRÜYOR, SÜRECEK'
21 yılda iş cinayetlerinin gündelik yaşamın bir parçası haline geldiği ve bunun da olağanlaştırıldığının altını çizen İSİG Meclisi, "istikrar ve güven" ile inşa edilecek bir Türkiye yüzyılı vaadi ile işçilere farklı bir gelecek gelmeyeceğini kaydetti. İSİG Meclisi, "Ancak biz işçilerin de mücadelesi her alanda devam etmektedir. İş cinayetlerine, güvencesiz çalıştırmaya, sendikal örgütlenme üzerindeki baskılara karşı direneceğiz. Tuzla tersanelerinde, kot taşlama atölyelerinde, iş cinayetleri adalet davalarında, Soma madenlerinde, 3.Havalimanı'nda, Finans Merkezi'nde, BEDAŞ'ta, İSPER'de, Migros Depo'da, hastanelerde, okullarda, Sütaş'ta, Metal Fırtına'da, Yemek Sepeti'nde, Aliağa'da, belediyelerde, Antep'in tekstil fabrikalarında ve adını sayamadığımız yüzlerce alanda İSİG direnişleri sürdü, sürüyor, sürecek" dedi.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.