AB yaptırımları gazeteci Doğru'nun ailesini de kapsamına aldı
Avrupa Birliği (AB), Gazze'deki soykırıma karşı çıkan gazeteci Hüseyin Doğru'ya yönelik yaptırımlarının kapsamına ailesini de dahil etti.
Hüseyin Doğru, 2025 yılı Mayıs ayında Filistin ile dayanışması ve soykırıma karşı faaliyeti nedeniyle AB tarafından "dezenformasyon faaliyeti yürüten bir aktör" olarak tanımlanarak yaptırıma tabi tutuldu. Ancak son gelişmeler, yaptırımların yalnızca Hüseyin Doğru'yu değil, ailesini de doğrudan hedef aldığını gösteriyor.
Almanya Maliye Bakanlığı'na bağlı Yaptırım Uygulama Merkezi (ZfS), Doğru'nun eşinin de banka hesaplarına da el koyarak ailenin finansal bağımsızlığını ortadan kaldırdı.
Doğru, yaptığı açıklamada, "Artık çocuklarımıza bakamayacağız. Alman devleti, çocuklarımı insani bir felakete sürükledi" diyerek yaşadığı duruma tepki gösterdi. ZfS ise "aile üyeleri arasındaki yakın ilişki" gerekçesiyle eşinin hesaplarının Doğru'nun kontrolünde olduğunu öne sürüyor ve ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamasına engel oluyor.
AB'nin kararına göre, yaptırım altındaki bireyler hiçbir şekilde maddi yardım alamazken, bireylere destekleri suç haline getirebiliyor. Aileye yemek ikram etmek bile yaptırım ihlali olarak değerlendirilebilir.
Hüseyin Doğru, "Hükümetin Filistin'deki soykırımı politik ve lojistik olarak desteklediği bir dönemde her şey mümkündür" diyerek, çocuklarının ellerinden alınması ihtimaline dair kaygılarını dile getirdi.
AB ve ABD'nin bir baskı unsuru olarak muhaliflere karşı yaptırımları giderek yaygınlaşıyor. Gazeteci Doğru'nun durumuna yönelik tepkiler sürerken, dayanışma çağrıları da yükseliyor.