3 kentte hasta tutsakların özgürlüğü için eylem
İzmir, İstanbul ve Ankara'da hasta tutsaklar için gerçekleştirlen eylemlerde; Özgür Azad İnci, Ekim Polat ve Metin Turan'ın derhal serbest bırakılması istendi.
Hasta tutsakların sağlık durumuna dikkat çekmek ve özgürlüklerini sağlamak için İzmir, İstanbul ve Ankara'da eylemler gerçekleştirdi.
İZMİR
İHD İzmir Şubesi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla iki haftada bir düzenlediği eylemi Konak eski Sümerbank önünde sürdürdü. "Hasta mahpuslar ölüyor, susma suça ortak olma" pankartının açıldığı açıklamada İHD İzmir Şubesi yöneticisi Gülay Bilici, bu hafta Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanesi'nde tutulan Özgür Azad İnci'nin sağlık durumuna dikkat çekti.
1999 yılında tutuklanan İnci'ye 2007 yılında psikoz ve şizofreni tanısı konulduğunu ve o tarihten bu yana psikiyatrik ilaçlar kullandığını aktaran Bilici, "Ancak tecrit ve yüksek güvenlik koşulları, hastalığın belirtilerini daha da ağırlaştırmış; gerçeklikten kopma, sosyal ilişkilerde belirgin bozulma ve işlevsellik kaybı gibi sonuçlara yol açmıştır" dedi.
'HAPİSHANEDE KALABİLİR RAPORU VERİLDİ'
İnci'nin özellikle Solian adlı ilacı kullanmadığında sanrı gördüğü, düşünce süreçlerinde bozulmalar yaşadığını ifade eden Bilici, buna rağmen 'hapishanede kalabilir' raporu verildiğini ifade etti. Hapishane koşullarının İnci'nin sağlık durumunu daha da ağırlaştırdığına dikkat çeken Bilici, şunları söyledi: "Bu koşullar karşısında yapılması gerekenler açıktır: İnci, bağımsız ve tam teşekküllü bir hastanede, başta psikiyatri olmak üzere ilgili branşlarca kapsamlı biçimde değerlendirilmelidir. Yüzeysel raporlama pratiğine son verilmeli; tanı, tedavi ve izlem süreçleri somut verilere dayanmalıdır.
'TECRİT KALDIRILMALIDIR'
Tecrit kaldırılmalı; havalandırma, temizlik, suya erişim ve insan onuruna uygun yaşam koşulları derhâl sağlanmalıdır. Ayrıca, mevcut sağlık durumu dikkate alınarak 5275 sayılı Kanun'un 16. maddesi kapsamında infazın ertelenmesi ve tahliye seçenekleri gecikmeksizin değerlendirilmelidir."
İSTANBUL
İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Beyoğlu'nda bulunan dernek binalarının önünde "F Oturması" eyleminin 732'ncisi gerçekleştirildi. Eylemde, "Tedavi haktır engellenemez", "Ekim Polat serbest bırakılsın" pankartları açıldı. Bu haftaki eylemde, Burdur Yüksek Güvenlikli Hapishanesi'ndeki hasta tutsak Ekim Polat'ın durumuna dikkat çekildi. Eylemde sık sık "Hasta mahpuslar serbest bırakılsın" ve "Tedavi haktır engellenemez" sloganları atıldı.
Basın metnini okuyan Meral Nergis Şahin, Polat'ın çok sayıda hastalığının bulunduğunu ve tedaviye erişemediğini vurgulayarak, "Ekim Polat ve ailesi tarafından verilen bilgiye göre akromegali hastalığı nedeniyle el, ayak, yüz ve iç organlarında gelişen aşırı büyüme Ekim Polat'ın yaşamını tehdit eder seviyeye gelmiş. Doktorları hastalığından kaynaklı beyninde oluşan tümörün acilen ameliyat edilmesi gerektiği söylemiş ancak ameliyat edilmediği gibi önce Denizli T Tipi Hapishanesi ardından Tekirdağ F Tipi Hapishanesi ve son olarak Burdur Yüksek Güvenlikli Hapishanesi'ne sürgün sevk edilmiş" dedi.
ÇIPLAK ARAMA İŞkENCESİ
Sevkler sırasında Polat'ın çıplak arama işkencesi ve kötü muameleye maruz kaldığı bilgisini paylaşan Şahin, Polat'ın sağlığa ve tedaviye erişim hakkının keyfi şekilde engellendiğini belirterek, derhal tedavi imkanlarına erişiminin sağlanmasını talep ederken Polat'ın ve tüm hasta tutsakların zaman kaybetmeden tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.
ANKARA
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 604'üncu haftasında bir araya gelerek, hasta tutsakların durumuna dikkat çekti. Sakarya Caddesi'nde bir araya gelen inisiyatif üyeleri, bu hafta Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesi'nde tutulan ağır hasta tutsak Metin Turan'ın sağlık durumuna değindi.
Basın metnini okuyan Aslı Saraç, Metin Turan'ın sağlık durumuna ilişkin olarak, Turan'ın yıllardır hapishanede bulunduğunu ve sağlık sorunlarının 19 Aralık 2000'de gerçekleştirilen "Hayata Dönüş" katliamı sırasında ve sonrasında yaşanan ağır travmalarla bağlantılı olduğunu ifade etti.
AMELİYATLARA RAĞMEN İYİLEŞME SAĞLANMADI
Saraç, şunları söyledi: "Metin Turan'ın aktardıklarına göre, operasyon sırasında kafasına aldığı darbeler ve devamında yaşanan uygulamalar nedeniyle gözlerinde ağır hasar oluşmuş. Önce sol gözünde, ardından sağ gözünde görme giderek kaybolmuş; süreç, gözün içyapısının zarar görmesi ve görme sinirlerinin etkilenmesiyle ilerlemiş. Yapılan ameliyatlara ve girişimlere rağmen kalıcı bir iyileşme sağlanamamıştır.
HER İKİ GÖZDE AĞIR GÖRME KAYBI
Metin Turan'ın yıllar içinde görme alanının düzenli biçimde daraldığı, sol gözde önce çok sınırlı görme kaldığı, sonra ölçüm yapılamayacak düzeye indiği ve nihayet körleştiği; sağ gözde de her değerlendirmede daha fazla gerileme yaşandığı aktarılmaktadır. Bu tablo, 'geçici bir rahatsızlık' değil; ağırlaşan, kronikleşen, sakatlık düzeyinde bir sağlık sorunudur."
'HAPİSHANEDE KALAMAYACAK DURUMDA'
Metin Turan'ın görme kaybı nedeniyle hapishanede kalamayacak durumda olduğunu belirten Aslı Saraç, "Metin Turan'ın dışarıda, ailesinin yanında ve erişilebilir sağlık hizmeti koşullarında yaşamını sürdürmesi sağlanmalıdır" dedi.