2 Mart 2024 Cumartesi

19 Kasım'da işçi ve emekçilerin kürsüsü kurulacak

İşçi Emekçi Birliği'nin 19 Kasım mitinginin tertip komitesinden Topal, işçilerin sermaye ve sömürü düzeninde kuşatmaya alındığına dikkat çekti. Açlık, yoksulluk, baskı altındaki işçilerin ücretleri gasp edilerek emperyalistlerin savaşlarının masraflarının da çıkarıldığını ekleyen Topal; savaş ve sömürü düzeninde haksızlığa uğrayan herkesin mitingde yer almasını ve birlikte sözünü söylemesi gerektiğini kaydetti. Sarı sendikaların göstermelik mücadelesine de dikkat çeken Topal, sesi kesilen işçi ve emekçilerin mitingde söz söyleyeceğini de belirtti.

İşçi Emekçi Birliği, 19 Kasım'da işçi ve emekçi mitingi düzenliyor. Bu yıl üçüncüsü düzenlenecek mitingin şiarı ise "Açlık, yoksulluk, baskı, savaş ve sömürü düzenine artık yeter!" Sokak sokak yürüttükleri çalışmayla işçi ve emekçileri mitinge çağıran İşçi Emekçi Birliği, mitingde işçilerin, emekçilerin, kadın işçilerin, gençlerin kürsüsünü kuracak. Birleşik mücadelenin önemine dikkat çeken İşçi Emekçi Birliği; AKP ve sermayenin gadrine uğrayan herkesi birlikte mücadeleye çağırıyor.

Mitingin Tertip Komitesinden Birleşik İşçi Hareketi (BİH) üyesi Serpil Topal, mitingin şiarını, hedeflerini ETHA'ya aktardı. İktidarın en çok korktuğu şeyin toplumun tüm kesimlerinin bir araya gelmek olduğuna dikkat çeken Topal, bu korkuyu hayata geçirmeye çağırdı.

Topal'ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

SERMAYE VE SÖMÜRÜ DÜZENİNDE İŞÇİLER KUŞATMA ALTINDA

Öncelik olarak neden bir miting düzenleme kararı aldığınızı aktarır mısınız?
Derinleşen yoksulluk ve kriz içindeyiz. Bunun yoksullara, işçilere yansıması çok daha derin. İşyerinde ve iş yaşamı dışında yaşanan sorunlar, sermayedarların daha da zengin olmak için yaptıkları sonucunda ekonomiye yansıyanlar daha çok işçilerin yaşamında görülüyor. İşçilerin var olan haklarını gasp eden, uzun süreli çalışma saatlerine boğan, kötü çalışma koşullarını, örgütsüzlüğü dayatan bir sermaye iktidarı var karşımızda. Patronların, yüzde 300-400 kar oranlarını açıklarken, işçileri her biçimde daha çok sömürerek zenginleştiğini görüyoruz. Bunun karşısında AKP iktidarı ve sermayenin ortaklaştığı bir savaş ekonomisi var. Ezilen halklar üzerine yağdırılan bombalar ve mermilerin işçilerin kesilen ücretlerinden ve yüksek vergilerden karşılandığı görülüyor.

Kısaca bu tablo içinde işçiler kuşatma altında. Bu kuşatma içinde tek çıkar yolun direniş olduğunu bilen işçiler, tekil de olsa fabrikalar, işyerleri önünde direnişte. İşçiler haklarını aramaya, direnişe geçmeye sözünü yükseltmeye çalışıyor. Ancak bunun yetmeyeceğini, iş kollarından yükselen direnişlerin taleplerinin ortak olduğunu, sermayeye karşı birleşmek ve birlikte daha gür bir ses yükseltmek gerektiğini düşünüyoruz. En önemli noktanın yaşamlarımızı kuşanan sermayenin, sömürü düzenine karşı ortaklaşmak için sokakları kullanma özgürlüğümüzün önemli olduğunu ve miting alanını işçi ve emekçilerin doldurması için davet ediyoruz.

İŞÇİLER VE EMEKÇİLER BU SAVAŞI İSTEMİYOR

Bu yılkı mitinginizde işçi ve emekçilerin gündemine savaşı da getirdiniz. Mitingin şiarı neden "Açlık, yoksulluk, baskı, savaş ve sömürü düzenine artık yeter?"
Az önce açlık, yoksulluk ve sömürü düzenini derinden yaşadığımızı söylemiştim. Filistin halkına yönelik emperyalist işgalci savaş düzeni var ve Türkiye'nin İsrail'le anlaşmalarını biliyoruz. İşçi ve emekçiler bu savaşı istemiyor, bununla ilgili sözleri var, bunu mitinge taşıyacağız.

Öte yandan kadınların kazanılmış hakları gasp edilmek isteniyor; üniversitelerde, kampüslerde, yurtlarda öğrenciler intihara sürükleniyor, katlediliyor; açlık, yoksulluk, sömürü, savaşla baskı altına alındık. Bu nedenle artık yeter diyerek çağrı yaptık.


SARI SENDİKALARA KARŞI BİRLEŞELİM

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
İşçiler bu koşullarda, bu sorunları derinden yaşarken, kendisine mücadeleci sınıf sendikasıyız diyen sendikalara da bakmak lazım. Gerçekten işçi sınıfının haklarını ve sistem karşısında yaşadıklarına dair fiili meşru mücadele hattından uzak, kadın işçilerin çalışma yaşamında hiçbir hakkını savunamayan, sadece göstermelik olarak fotoğraflarda yer veren bu anlayışla sendikal mücadeleye karşı da bu mitingde işçi kadınların sesinin yükseltilmesi gerek.

HERKESİN SÖZÜNÜ SÖYLEYEBİLECEĞİ BU MİTİNGDE YER ALMASI GEREK
Aynı zamanda şovenizmi, milliyetçiliği, faşizmi pekiştirmek için düzenlenen mitinglerden ziyade daha çok emekçilerin haklarını savunan bir miting olacak. Sendikaların sözde, göstermelik mücadelesine, sarı sendikaların patronlarla işbirliğine; kadın işçilerin hem işyerinde hem de erkek egemen anlayışa; işçi ve emekçilerin çocuklarının üniversitede, kampüste, yurtlarda katledilmesine, kadınların kazanılmış haklarının sokaklarda gasp edilmesine karşı bir miting düzenliyoruz. Herkesin sözünü söyleyebileceği bir miting bu. Kendimizi bu alanlarda örgütlemeye, birleşmeye, birlikte olmaya çağırıyoruz. Her yerde direnişi yaymalı, sesimizi yükseltmeliyiz. Ama birlikte olmanın bir araya gelmenin de gücünü fark etmek için mitingde muhakkak yer almalıyız. Bilmeliyiz ki iktidar parçalı olmamızdan, sokaklarda sesimizin olmamasından daha çok güç alıyor. Biz tam tersini yapmalıyız; ezilen, emekten yana olan herkes birleşmeli, sözünü bir araya getirmeli. İktidarın en çok korktuğu şeyi yapmalıyız. Bu nedenle herkesi mitinge çağırıyoruz.