Uysal'dan Gürlek'e: Kimlik kartı uygulamasının yasal dayanağı var mı?
DEM Parti Milletvekili Uysal, bir tutsağın 61 gündür açlık grevi yaptığı İzmir Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi'ndeki "kimlik kartı takma" uygulamasının hukuki ve idari bir dayanağının olup olmadığını Bakan Gürlek'e sordu.
İzmir Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi'nde tutsakların "kimlik kartı dayatması"na karşı 61 gündür sürdürdüğü açlık grevine ilişkin DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Hapishanede "tutuklu kimlik kartı" uygulamasını kabul etmeyen tutsakların açık ve kapalı görüşe çıkarılmadığı, telefon hakkından yararlandırılmadığı, avukat görüşlerinin engellendiği ve sağlık hizmetlerine erişimlerinin fiilen kısıtlandığı yönündeki haberlere dikkat çeken Uysal, şunları belirtti: "Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, Tuğçenur Özbay’ın bu uygulamaya karşı başlattığı açlık grevi 30 Mart 2026 tarihi itibarıyla 61’inci gününe ulaşmıştır. Aynı uygulama nedeniyle Güzin Tolga ile Zuhal Sürücü’nün de benzer hak kayıpları yaşadığı, ayrıca Özbay’a gönderilen kitap ve kıyafetlerin 'hapishanede tanınmıyor' gerekçesiyle geri gönderildiği aktarılmaktadır."
"Temel hakların, açık yasal dayanağı belirsiz bir idari kart uygulamasına bağlanması kabul edilemez" diyen Uysal, görüş hakkı, telefon hakkı, savunma hakkı ve sağlık hakkı herhangi bir keyfi dayatmanın konusu haline getirilemeyeceğinin altını çizdi.
"Tutuklu kimlik kartı" uygulamasının kanuni ve idari dayanağını Bakan Gürlek'e soran DEM Parti Milletvekili, "Tutuklu kimlik kartını kabul etmeyen tutukluların açık görüş, kapalı görüş, telefon, avukat görüşü ve sağlık hakkının kullandırılmaması hangi mevzuat hükmüne dayandırılmaktadır?" diye sordu.
Şakran Hapishanesi'ndeki söz konusu ihlallerin araştırılıp araştırılmadığını da soran Uysal, ayrıca şu sorulara yanıt istedi: "Bugün 61. güne ulaşan açlık grevi nedeniyle Tuğçenur Özbay’ın sağlık durumuna ilişkin hangi tıbbi ve idari işlemler yapılmıştır? Düzenli hekim kontrolü, sevk ve tedavi süreçleri işletilmiş midir?
Güzin Tolga ile Zuhal Sürücü hakkında da aynı uygulama nedeniyle herhangi bir hak kısıtlaması, disiplin işlemi veya idari yaptırım tesis edilmiş midir?
Özbay’a gönderilen kitap ve kıyafetlerin 'hapishanede tanınmıyor' gerekçesiyle geri gönderildiği iddiası doğru mudur? Doğru ise bunun hukuki dayanağı nedir?
Tutukluların görüş, telefon, savunma ve sağlık hakkının herhangi bir idari kart uygulamasına bağlanamayacağını açık biçimde ortaya koyan yeni bir talimat yayımlanacak mıdır?"