13 Ocak 2026 Salı

Suriye sınırından seslendiler: Direnişiniz direnişimizdir

Suriye'de cihatçı HTŞ'nin halklara dönük saldırılarına karşı çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü, Antakya'da bulunan Yayladağı Sınır Kapısı'nda bir araya gelerek halkların birlikte mücadelesinin kazanacağını söyledi.

HTŞ çetelerinin Halep'te Şexmeqsud ve Eşrefiye mahallelerine dönük saldırılarına karşı Çukurova Emek ve Demokrasi Güçleri'nin çağrısıyla Antakya, Adana, Mersin ve Osmaniye'den gelen yüzlerce kişi, Yayladağı Sınır Kapısı'nda toplandı. Eylemde "Suriye'deki katliamlara geçit vermeyeceğiz! Kürt, Alevi, Süryani, Dürzi ve tüm halkların, inançların yanındayız!" pankartı açıldı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları "Suriye'de gerçekleşen bu katliamlar, Kürt halkının orada kanının döken bu anlayış, bütün dünyanın gözü önünde IŞİD armalarıyla oraya gelenlerin de olduğunu gösteriyor. Suriye Milli Ordusu, HTŞ, El Kaide ve El Nusra'ya bağlı paramiliter güçlerin de bu operasyonlarda yer aldığı bilgisi bütün dünya tarafından bilinmektedir. Bizler bunu kabul etmiyoruz. Kadın savaşçının işkence ederek binadan aşağı atılması ne bir dinde, ne bir vicdanda, ne de kendine insanım diyen hiçbir canlının kabul edebileceği bir şey değildir. Savaş hukuku dahi bunu reddeder. Rojava'da, Halep'te direnen bütün kadınlara on binlerce kez selam olsun" dedi.

'HTŞ DAİŞ'TİR'
Türkiye'nin saldırılardaki rolüne tepki gösteren Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, "Bugün biz Suriye ve Rojava'yı görüyoruz, Kürtler, Aleviler ve Dürziler üzerinde ne kadar büyük bir katliam yapılıyor. 40 bin kişilik ordu ne kadar da HTŞ ile anılsalar da bizler onların yaklaşımlarını, pratiklerini, onların ruhsuz yüzlerini, onların öldürme biçimlerinde bizler biliyoruz ki o 40 bin kişilik ordu İŞİD'tir, DAİŞ'tir. Bizler biliyoruz ki içlerindeki büyük korku Kürtlerdir, bundan dolayı barbarca saldırıyorlar. Ama onlar Kobanê'ye, Şengal'e, Qamîşlo ve Hesekê'ye baksınlar; bu inanılmaz zafer Êfrin'de Halep'te ve Suriye'nin geleceğini zaferle tayin edecektir" diye konuştu.

HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, HTŞ'nin katliam ve saldırılarını kınayarak, "Kadın öncülüğünde, herkesin diliyle, kimliğiyle, kültürüyle ve inancıyla bir arada yaşadığı bir devrim boğulmak isteniyor. Daha dün Alevilere, Dürzilere ve Suriye halklarına yönelik IŞİD çetelerinin ve Şam iktidarının saldırılarını, istedikleri cinayetleri gördük. Bu göz göre göre geldi ve bilinçli bir şekilde yayılıyor; yayılmasına müsaade ediliyor, destekleniyor. Suriye'deki Kürtlerin, Alevilerin ve Dürzilerin yanındayız" dedi.

'KATLİAMLARIN SORUMLULARINDAN MEDET BEKLEMİYORUZ'
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Murat Çepni, Suriye'de halkların direnişinin kendi direnişleri olduğunu belirterek "Suriye'deki halklara sesleniyorum; direnişiniz direnişimizdir, yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye işçilerine ve emekçilerine çağrı yapıyoruz: Bu suça ortak olmayın. Kürt halkının katliamından kimseye ekmek de, barış da, gelecek de çıkmaz. Bu katliamların sorumlularından medet beklemiyoruz. Artık halklar yan yana gelmeli; zulme karşı kendimizden başka dayanacak kimse yoktur" dedi.

'HALKLAR BOYUN EĞMEYECEK'
HTŞ'nin halkların üzerine bombalar yağdırdığının bir kez daha açığa çıktığını beliren EMEP Genel Başkanı Yardımcısı Sedat Başkavak, "AKP iktidarının Suriye'de emekçi halklara reva gördüğü yaşam; kan, gözyaşı, ölüm ve zulümdür. Bu katliamların durdurulması için iktidarın verdiği destek çekilmelidir" dedi.

SYKP Eş Genel Başkanı Mert Titiz de Rojava modelinin yok edilmek istenildiğine işaret ederek, "Ermenilerin, Arapların, Kürtlerin birer birer temsil edildiği, tüm dünyaya örnek olması gereken bu model ortadan kaldırılsın istiyorlar. Rojava halkı, Kürt halkı buna boyun eğmeyecek" diye konuştu.

Yeşil Sol Parti PM Üyesi Didem Göçer "Daha önce farklı halk ve inanç gruplarını hedef alan silahlı yapılar, bugün de Kürt halkına yönelik saldırılarla sivillerin, özellikle kadın ve çocukların yaşam hakkını ihlal etmektedir" dedi.

DAD Eş Başkanı Zeynel Kete, "Bu katliamcı anlayışı Kerbela'da gördük. Hz. Hüseyin'e ve Zeynep Ana'ya yapılan katliamın aynısını bugün Dersim'de, Zilan'da, Ağrı'da devam ettiriyorlar. Bu anlayışa karşı Hüseyni duruş da devam ediyor hakikat ve özgürlük arayışı da devam ediyor" ifadelerini kullandı.