Rojava ve Suriye'de demokrasiyi ve işçi haklarını savunmak
Bu yazı, ajansımızın başlattığı dayanışma kampanyası kapsamında ETHA'nın takipçileri tarafından çevrilmiştir.
Uluslararası Gıda Tarım ve Turizm İşçileri Federasyonu (IUF), Suriye’de yaşanan son siyasi gelişmelerin işçi hakları, demokratik katılım ve sendikal özgürlükler üzerindeki etkilerinden derin kaygı duyduğunu açıkladı. Bu kaygılar, resmi adıyla Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak bilinen Rojava’yı da kapsıyor.
Rojava, savaş ve istikrarsızlık koşulları altında daha kapsayıcı ve katılımcı bir yerel yönetim modeli oluşturma çabası olarak uzun süredir tartışılıyor. Çok zor koşullara rağmen işçiler, kadın örgütleri ve yerel topluluklar; tabandan katılıma dayanan, toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten, etnik ve dini çeşitliliği kabul eden ve dayanışmacı bir ekonomi anlayışına dayalı yapılar kurmaya çalıştı.
İşçiler, birlikte örgütlenme ve kamusal yaşama katılma yollarını geliştirdi. Amaç, sosyal adaleti güçlendirmek ve yönetenlerin halka hesap vermesini sağlamaktı. Kadınların öncü rolü ve kadın-erkek eşitliğini kurumsallaştırma çabaları bu sürecin en önemli özelliklerinden biri oldu. Bu deneyimler, yalnızca Rojava’da değil, dünya genelindeki demokratik ve emek hareketlerinde de tartışma yarattı. Rojava aynı zamanda çok kimlikli ve çok halklı bir toplumsal yapıyı yansıtıyor.
IUF, örgütlenme özgürlüğü, toplu sözleşme hakkı ve sendikaların bağımsızlığının uluslararası çalışma standartlarının temel ilkeleri olduğunu hatırlattı. Bu haklara Suriye’nin her yerinde saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. Yeni siyasi ve idari düzenlemeler oluşturulurken, Rojava’daki ve diğer bölgelerdeki işçi örgütlerinin baskıya uğramaması, devlet kontrolündeki yapılara zorla dahil edilmemesi ve kendi iradelerini zayıflatacak uygulamalara maruz bırakılmaması hayati önem taşıyor.
IUF, Eğitim Enternasyonali’nin, kamusal hizmetlerde çalışan eğitim emekçilerinin ve sendikal özgürlüklerin demokrasi ve toplumsal birlik için taşıdığı kritik role dair uyarılarını da not etti. Bu ilkeler tüm bölgeler ve tüm sektörler için geçerlidir.
Askeri gerilimin azaltılmasının ve sivillerin yaşamının korunmasının önemini vurguluyoruz. Uluslararası toplumu, bölgenin istikrarı için çok taraflı yollar geliştirmeye ve tüm toplulukların haklarını ve güvenliğini korumaya çağırıyoruz. Suriye’nin egemenliğine ve uluslararası olarak tanınmış sınırlarına saygı, barışçıl ve demokratik bir geçiş için temel önemdedir.
Suriye’deki tüm işçilerle dayanışma içindeyiz. Rojava’da ve Suriye’nin tamamında işçi haklarını ve sendikal özgürlükleri savunmak, dünya emek hareketinin ortak sorumluluğudur. Hükümetleri, uluslararası kurumları ve sendikal örgütleri bu ilkeleri yalnızca sözle değil, eylemle de savunmaya çağırıyoruz.
Kaynak;
https://www.iuf.org/news/defending-democracy-and-dignity-at-work-in-rojava-and-syria/