28 Mayıs 2022 Cumartesi

Poyraz ailesinden faşist Gencer'e: Buradaki herkes Deniz

Deniz Poyraz'ı katleden faşist Onur Gencer'in yargılandığı davanın ikinci duruşması sürüyor. Faşist Gencer'in mahkemeye takım elbiseyle katılması dikkat çekerken jandarma "güvenlik" adı altında Gencer'e etten duvar ördü. Faşist Gencer duruşma boyunca ve savunması sırasında Poyraz ailesine hakaret etti. Poyraz ailesi ise Deniz'in halkın evladı olduğunu vurgulayarak; barış ve özgürlük mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini kaydetti. Poyraz ailesi faşist Gencer'e, "Hepiniz Denizsiniz. Bu salondaki herkes Deniz. Bunu bilsin. Nereden güç alıyor da rahat konuşuyor. Hak hukuk yerini bulsun, hak hukuk istiyoruz" dedi. Duruşma, Nisan ayına ertelendi. 

HDP İzmir İl Örgütü'ne yönelik 17 Haziran'da gerçekleşen saldırıda Deniz Poyraz'ı katleden faşist Onur Gencer'in yargılandığı davanın ikinci duruşması İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor.

Sabah 9'da başlaması gereken duruşma 3 saat gecikmeli olarak başladı. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi salonun küçük olması nedeniyle mahkeme heyetiyle yapılan müzakere sonucunda salona 100 kişi alınması kararlaştırıldı.

Duruşmaya Deniz Poyraz'ın annesi Fehime Poyraz, babası Abdullillah Poyraz ve kardeşleri, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, SYKP Eş Genel Başkanları Canan Yüce ve Cavit Uğur, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, HDP milletvekilleri, MYK, PM ve Kadın Koordinasyonu üyeleri, Yeşil Sol Parti Eş Genel Başkanları Ayşe Erdem ve İbrahim Akın, İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, kadın ve LGBTİ+ örgütleri, çok sayıda siyasi kurum ve İzmir demokrasi güçleri temsilcileri salonda yerini aldı. 

Hukuk örgütleri Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Çağdaş Hukukçular Derneği, Demokrasi İçin Hukukçular üyesi avukatlar ile Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi, Diyarbakır, Mardin, Muş, İzmir baro başkanları, İstanbul, Bursa, Trabzon, Şırnak ve Yalova Yönetim Kurulu üyeleri duruşmaya katıldı.

FAŞİST GENCER'DEN POYRAZ AİLESİNE YİNE HAKARET
Duruşma 1 saat verilen aranın ardından faşist Onur Gencer'in savunması ile devam etti. Katil Gencer'in takım elbise ile katıldığı duruşmada etrafı jandarma tarafından etten duvarla örüldü. Gencer'in, Poyraz ailesini ve davayı takip edenleri tahrik etmek için kullandığı hakaret ve tehdit içerikli cümleler salonda tepkiyle karşılandı. Baba Poyraz "Hak istiyorum, hukuk istiyorum" diyerek mahkemenin katilin hakaretlerine müdahale etmemesine tepki gösterdi.

Gencer, "Sayın Başkan öncelikle kanlı baskının evveliyatı çok geçmişe dayanıyor. 1998 yılında annemin HDP'liler tarafından tehdit edilmesiyle başladı. Annemi, beni öldürmekle, annemin ruh sağlığı az da olsa bozulmuştur. Kobanê olaylarında önümün kesilmesi. Suriye'de suikasta uğramam. Bir şey yapılmaması nedeniyle PKK ile yaşadığım birçok travma ve bu travmalardan kurtulmak için gerçekleştirdiğim kanlı baskın bakımından pişman değilim. Deniz Poyraz'ın kendisi ve ailesinin araştırılmasını istiyorum. Bazı istihbaratçıların öldürülmesinden sorumlu olanın Deniz Poyraz olduğunu düşünüyorum" dedi.
 
Mahkeme Başkanı'nın "eylemi gerçekleştirme nedenin neydi?" şeklindeki sorusuna Gencer, "İçimi soğutmak, travmalarımdan kurtulmak ve kendimi hissetmek için yaptığım baskında HDP/PKK örgütünün durdurulmaması için yaptım. Kendim yaptım" diye konuştu. 
 
HDP'Yİ UYGUN GÖRDÜ!
Mahkeme başkanının "Bu kararı nasıl aldın, eylemi gerçekleştirene kadar neler yaptın?" sorusuna da Gencer, "Suriye'de YPG'nin bizzat bana yaptığı suikast sonrası misilleme yapılmaması nedeniyle intikam zamanın geldiğini fark ettim. Hem annemin hem de kendi intikamımı almak için fırsat bekledim. Daha kısa yoldan masumlara zarar vermeden HDP binasını uygun gördüm. Son gün hem Atatürk'e hem bayrağa millete, tüm kutsallarıma küfür eden bir HDP'linin attığı son damla ile birlikte 'kin yuttum' paylaşımını yaptım. 16 Haziran Çarşamba günü saat 5 sıralarında o HDP'linin son damlayı taşırması ile birlikte ok yaydan çıktı" ifadelerini kullandı.

KATLİAM PLANINI ANLATTI
"Atış eğitimi alman, silah ruhsatı alma sürecin var bunları ayrıntısıyla anlat" sorusuna Gencer, şu cevabı verdi: "İntikam planı 5 yaşından itibaren kafamda vardı. Şekillenmemişti. Biraz daha doğaçlama bir şekilde beklentim vardı. Av tüfeği alma sebebim atış zevkim sebebiyleydi. Atış eğitimi aldım, poligonlarda kendimi geliştirdim. Tüfek almam eğlence içindi ama tabanca intikam içindi. Ta ki 16 Haziran'a kadar. İntikam dayanılmaz bir noktaya gelmişti. 16 Haziran gecesi sinirden uyuyamamıştım, 10.30 civarı taksi ile binanın önüne geldim, 11.00'e doğru ve tabanca ile içeri girdim. 5 dakika daha erken gelseydim, daha kanlı bol leşli bir cinayet olacaktı" sözlerini sarf etti. 
 
Bunun üzerine salonda tepkiler yükseldi. Salonda "Bol leşli" cinayet tepkilerine baba Abdüllillah Poyraz, "Alçak" sözleriyle tepki gösterdi.

Katil Gencer ısrarla salonda gerginlik yaratmaya yönelik beyanda bulununca baba Poyraz, "Hak hukuk istiyorum. Bu bir alçaktır." diyerek tepkisini gösterdi.

Mahkeme başkanı ise sanığa değil, salondakilere tepki gösterdi. Sanığın pişkin şekilde "bol leşli" sözlerine ise mahkeme başkanı tepki göstermedi. Mahkeme başkanı ise salondan yükselen tepkiye karşı "birkaç kez uyardım, yine uyarırım, duruşma düzenini bozmayın" uyarsında bulundu.

HDP MİLLETVEKİLİ ÇEPNİ'Yİ TEHDİT ETTİ
Savunmasına devam eden Gencer, "Gönlümden geçen Öcalan ve Demirtaş harici hepsi bir. Abdullah Öcalan ve Demirtaş özel ilgi alanım. Ha Deniz Poyraz ha Murat Çepni" sözlerini sarf etti.

Salonda duruşmayı izleyenler "Buna adil yargılama mı?" diyorsunuz sözleriyle tepki gösterdi.

Gencer, "Benim Kürt kardeşlerimle sorunum yoktur. Asıl alçaklar onlardır" sözlerine Deniz Poyraz'ın babası Abdüllillah Poyraz, "Alçak sensin" sözleriyle karşılık verdi.

İŞKENCEYİ ANLATTI
Olay anında yaşananları anlatan Gencer, "Bir teröristi etkisiz hale getirdiğimi gördüm. Sonra diğerlerini aramaya başladım. Kapıları zorladım. Başka terörist bulamadığım için bir kaç tekme attım, yine silah sıktım. Yangın tüpüyle camı patlattım. Üstüm başım kirlenmişti, yukarı çıktım her taraf kapalıydı. Aşağı indim, teslim oldum" dedi.

'KREDİ ÇEKTİM' İDDİASI

Emniyette verdiği ifadelerin doğru olduğunu söyleyen Gencer, sorulan sorulara yanıt verdiğini belirtti. Aleyhinde toplanan delillere dair birşey söylemeyeceğini kaydeden Gencer, hesaplarındaki parayı kredi çektiğini ileri sürdü. Gencer, kredi çektiği paranın tamamını harcadığını belirtti.

Mahkeme heyetinin "Kimseye bağlı olmadan mı cinayeti gerçekleştirdin? sorusuna da Gencer, "Tamamen içimi soğutmak için yaptım" diye yanıt verdi.

Sanığın sorgusunun sağlıklı yapılmadığı kanaatinde olduğunu ifade eden Türkan Aslan, bir sonraki celse sorularını yöneltmek istediklerini belirtti. Mahkeme heyetinin kritik sorular sormadığını aktaran Aslan, "Önümüzdeki celse doğrudan soru sorma hakkımızı kullanmak isteriz. Olayın aydınlatılması noktasında sorularımız var. Mahkemenizin değerlendirmesini istiyoruz. Şu an yaşanan olaylar ve sanığa yöneltilecek sorularda da söylemleri olacak. Şu an bir gerginlik var. Sanığın salonu germeye yönelik bir beyanı oldu. Buna savunma demek mümkün değil. Uzun sorularımız var. Zaman açısından da sınırlı. Yüzden fazla soru var. Şimdi başlasak dahi bitiremeyiz. Önümüzdeki celse daha erken başlayacağı için daha sağlıklı yapılacağını düşünüyorum. Liste halinde size de sunmak isterim" dedi.

BABA POYRAZ: KAPININ ÖNÜNDEKİ POLİSLER YARDIM ETTİ
Avukatların soru hakkını bir sonraki celse kullanabileceklerini söyleyen Mahkeme Başkanı sözü Deniz Poyraz'ın babası Abdülillah Poyraz'a verdi. Baba Poyraz Kürtçe yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Buradaki herkese saygı ve sevgilerimi iletiyorum. İlk olarak adalet talep ediyorum. Bu şahsı IŞİD'den beter biri görüyorum. Bu bir katildir. Hiçbir kadına el uzatmaya hakkı yoktur. Katil ‘annem öldü' diyor. Bugün annesi, kız kardeşi Deniz'in yerinde olsaydı, hangi düşüncede olacaktı? Bugün yapılanları göz önünde bulundurması gerekiyor. Sadece Deniz için değil tüm kadınlar için adalet istiyorum. Bu katil Minbic'e gitmiş ve oradan dönmüş. Orada aldığı eğitimle Deniz'i şehit etti. Deniz hepimizin şehididir. Bu katil aşağı indiğinde polisler ona ‘abicim ismin ne' dedi. O polisler keşke biz savcılığa gittiğimizde bize ‘Sizin kızınızı kim öldürdü?' diye sorsaydı. Kapının önündeki polisler yardım yataklık yaptı. Mahkemeden onların tespit edilmesini istiyorum. Cezalandırılmasını istiyorum."

ANNE POYRAZ: ÖNCE ONU YÖNETENLER CEZA ALMALI
Anne Fehime Poyraz ise şunları söyledi: "Benim yüreğim yandı başka kimsenin yüreği yanmasın. Allah o katilin evine de ateş koysun. Ben ilaçlarla yaşıyorum, kabuslar görüyorum. Ben ana dilimde konuşacaktım hepiniz anlayın istedim. Benim kızıma önce dizine silah sıkıyor sonra bıçakla işkence ediyor. Senin kralın kimse gelsin kurtarsın diyor. Terörist kendisidir. Biz diyoruz; hepimiz kardeşiz, can ciğeriz. Biz barıştan yanayız ama onun gibi IŞİD gibi aramıza gelenler kışkırtıyor aramızı bozuyor. Ama biz davamızdan vazgeçmeyiz. Biz barıştan yanayız, savaş istemiyoruz. Anneler ağlamasın, babaların ciğeri yanmasın. Savunmasız bir insanı öldürmek nasıl oluyor. O kadar rahat konuşuyor ‘hırsım geçmedi' diye. O kadar içim yanıyor ki. Önce onu yönetenler ceza almalı. Önünde ona öncülük yapan iki bayan var onu da söylesin. Benim kızım bir karıncayı incitmemiştir. Ben onun yaralarını gördüm. O bütün fotoğraflarında gülüyordu hala öyle gülüyordu. İnsan olsaydı, bir ailen yanında olacaktı. Ben bir şehit annesiyim, kendime yakıştırmıyorum bir şey diyeyim. Ben hakkı, hukuku hakime, halkıma bırakıyorum. Hepiniz Denizsiniz. Bu salondaki herkes Deniz. Bunu bilsin. Nereden güç alıyor da rahat konuşuyor. Hak hukuk yerini bulsun, hak hukuk istiyoruz" sözleri alkışlarla karşılandı. 

POYRAZ: ARKASINDAKİ GÜÇLERİN ARAŞTIRILMASINI İSTİYORUM
Tutuklu kardeşi Süleyman Poyraz da "Karşımızda duran bu cani adam insanlıktan nasibini almamış. İnsanlıktan nasibini alan bir kişi bu katliamı yapmaz. Çok alçakça, vahşice Deniz ablamı ve yoldaşımı katletmiştir. Şehit düşen Deniz ablamı saygı ve sevgi ile anıyorum" dedi. Poyraz katliamın tek başına yapılmadığını belirterek, "Arkasında derin bir güç var. bunların açığa çıkarılmasını istiyorum. SADAT ile ilişkilerinin araştırılmasını istiyorum. Karanlık devlet eliyle yapılmış bir katliamdır. Her gün TV'ler de HDP'yi terörize ede ede Türkiye bu hale geldi. Ucu kime dokunursa dokunsun, araştırılıp, emir veren, tetiği çektiren kişi ve ya kişilere ağır ceza verilmesini istiyorum" şeklinde konuştu.

BAYDUR: KATİLE MÜDAHALE ETMEDİLER
HDP İzmir İl Eşbaşkanı Abdulkadir Baydur da o gün yaşananları anlattı. Baydur, "O gün partinin kapısına geldiğimde silahlı iki kişinin beklediğini gördüm. 2. kata silahlı baskın olduğunu söylediler. Hala da kim olduklarını bilmiyorum. 'Siz neden müdahale etmiyorsunuz' dedim. Katilin içeri girişinden 5 dakika sonra oldu bu konuşma. Polisler 'biz müdahale edemeyiz çelik yelekliler gelip müdahale edecek' dediler. Siz müdahale edemiyorsanız, 'ben gireceğim' dedim beni de uzaklaştırdılar. Benim polislerle görüşmemden 45 dakika sonra çelik yelekliler içeri girdi ama müdahale edilmedi katil kendisi içeri girdi."

TANIK İFADELERİ DİNLENDİ
Mahkeme tanıkların ifadeleri ile devam etti. Taksi şoförü İbiş Işık, Gencer'i götürürken polis çevirmesine takıldıklarını, ehliyet kontrolünden sonra yola devam ettiklerini anlattı. Avukatların "aracın içinde silahı hazırlamış siz duymadınız mı?" sorusuna Işık, "müziğin sesi yüksek olduğu için duymadım" yanıtını verdi.

Katliamın gerçekleştiği süre zarflarında HDP İzmir İl Binası'nın alt katında sınava katılan tanıklar dinlendi.

AVUKATLARDAN İTİRAZ
Avukatların, sanığa sorulacak soruların tamamlanmadan tanıkların dinlenmesinin doğru olmadığına yönelik tepkisinin ardından, beyanda bulunmamış olan tanıkların bir sonraki celse beyanda bulunmasına karar verildi.

AV. KARAAĞ: DELİLLERİN KARARTILMASI KONUSUNDA CİDDİ ŞÜPHELERİMİZ VAR
Avukat Türkan Aslan Karağaç, Türk Telekom Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak tanıkların beyan ettiği psikoteknik eğitim veren kursa katılma zorunlulukları olup olmadığını, bu belgeyi almak için herhangi bir şirketle sözleşme yapılıp yapılmadığı ve bu kursa katılım gösteren personel listesinin istenmesini talep etti. 

Karaağaç, "Bir olay yeri inceleme hassasiyetine uygun incelemenin yapılmadığı aşikar. 9 tane mermi çekirdeği bulunması üzerine cumhuriyet savcılığından talep ettik olay yeri inceleme ikinci kez olay yerine girdi. Olay yeri inceleme, örgütlenme odasının kapalı olması nedeniyle 9'uncu çekirdeği bulamadıklarını söylemişlerdi ama DVD kayıtlarına bakarsanız örgütlenme odasına girdiklerini ve üstünkörü bir arama yaptıkları görünüyor. Delillerin karartılması ve titizlikle toplanmaması konusunda ciddi şüphelerimiz var" dedi.

BEYANI ALINMAYAN TANIKLAR ZORLA GETİRİLECEK
Savcılık, beyanları alınamayan tanıkların zorla getirilmelerine, Olgun Yüksel ve Oğulcan Dinçsever hakkında yazılan talimat yazılarının cevaplarının beklenmesine, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. 

DURUŞMA 29  NİSAN'A ERTELENDİ
Mahkeme Heyeti, sanığın tutukluluğunun devamına, ifadesi alınmayan tanıkların bir sonraki duruşmada hazır bulunmasına, avukatların emniyete müzekkere yazılmasına ilişkin taleplerinin kabul edilmesine, avukatların Türk Telekom'a yazı yazılmasına ilişkin taleplerinin kabul edilmesine, SEGBİS dökümü yapılmasına ve suç içerikli sözler varsa suç duyurusunda bulunulmasına, hapishanede olan Deniz Poyraz'ın kardeşlerinin bir sonraki celse duruşmada bulunmaları için cezaevlerine yazı yazılmasına, bir sonraki duruşmanın 29 Nisan'a ertelenmesine karar verildi.