21 Ekim 2021 Perşembe

Petrol ve doğal gaz çalışmaları Akdeniz'de çevreyi de tehdit ediyor

HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu üyesi Murat Çepni, çevresel zararları gözardı edilen Doğu Akdeniz'de petrol, doğal gaz arama ve çıkarma çalışmalarını Meclis gündemine taşıdı.

Doğu Akdeniz'de petrol, doğal gaz arama ve çıkarma çalışmaları sürüyor. Türkiye ve Yunanistan başta olmak üzere, bir çok devletin savaş gemilerinin de dahil olduğu doğal gaz arama çalışmaları, çevre faktörü gözardı ediliyor. 

Zira fosil bir yakıt olan doğal gazın üretiminin Akdeniz'de çevreye ve deniz ekosistemine vereceği olası zararlar üzerinde durulması gereken önemli konulardan biri. Küresel ısınma ve iklim krizine karşı Avrupa Parlamentosu tarafından 28 Kasım 2019 tarihinde "iklim ve çevre acil durumu" ilan edildi. Ancak milyonlarca insanın eylemlerine, okul grevlerine, konunun hükümetler tarafından ele alınmasına karşın dünya genelinde var olan durum devam etmekte ve kapitalist sistem ekolojik krizi derinleştirecek, doğayı, çevreyi katledecek projeleri hız kesmeden sürdürmekte.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Akdeniz'de yaklaşık 350 endemik denizel canlı türü olduğunu ve yüzde 28'lik endemizm (yalnızca o yere ait olan tür) oranıyla küresel biyolojik bir çeşitlilik noktası olduğunu vurgulamakta. Arama ve çıkarma faaliyetleri devam eden fosil yakıtlar iklim değişikliğine neden olan sera gazlarının atmosferde birikmesine bu da iklim değişikliğine yol açmaktadır.

Küresel iklim değişikliğine karşı yerkürenin en hassas bölgelerinden birisi olduğu ifade edilen Akdeniz Havzası'nda gerçekleşecek 2°C'lik bir sıcaklık artışı, kuraklığa, orman yangınlarına, doğal afetlere, tarımın ve hayvancılığın, insan sağlığının, doğal kaynakların, turizmin zarar görmesine neden olacaktır. Petrol, doğal gaz arama ve çıkartma çalışmaları Akdeniz'de canlı yaşamını tehdit etmektedir. Pandemi döneminde, bilimsel temelden yoksun, yanlış enerji, maden ve sanayi politikalarının neden olduğu yıkımlar, ekonomik kayıplar da ortada iken Türkiye, Akdeniz'e en çok plastik atık bırakan ülke.

Ekonomik, stratejik ve jeopolitik sebeplerden dolayı siyasi gerilime neden olan ancak yaratacağı çevre kirliliği önemsenmeyen bu projeyi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu üyesi Murat Çepni, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'a verdiği soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.

HDP Milletvekili Murat Çepni'nin yönelttiği sorular şöyle:

"Akdeniz'de bulunan binlerce canlı türünün, deniz ekosisteminin petrol, doğal gaz arama çıkartma faaliyetlerinin zararlarından korunması için Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır? Canlı türleri, ekosistem nasıl korunacaktır?
İklim krizinin ve küresel ısınmanın engellenmesi için Türkiye'nin taraf olduğu protokol ve anlaşmalar gereği fosil yakıt arama, işletme çalışmalarının durdurulması için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile işbirliği yapmayı düşünüyor musunuz? Çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çevre kirliliğinin önlenmesi konusunda yetkili Bakanlık olarak bu tür projelerde Hükümeti yönlendirmiyor musunuz?
Küresel ısınmayı 2°C yerine 1,5°C'de tutmak, iklim değişikliğinin ekosistemler, insan sağlığı ve ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltacaktır. Küresel ısınmanın ve iklim krizinin engellenmesi konusunda Bakanlığınızın ne gibi çalışmaları vardır?
Neden Akdeniz'de fosil yakıt çıkartmaya gerek duyulmuştur? İklim değişikliğinin telafisi imkansız sonuçlarının engellenmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla etkin, verimli ve güvenilir enerji politikaları geliştirmeleri için çalışmalarınız var mıdır?
Petrol, doğalgaz arama çıkartma çalışmalarının ekosisteme, çevreye vereceği yıkıcı zararlar nedeniyle balıkçılık, turizm vs faaliyetlerde olumsuz etkilenecektir. Yöre halkının ekonomik zararları nasıl telafi edilecektir? Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlar arasında iş birliği var mıdır?
Bakanlığınızın iklim krizinin, ekolojik tahribatın, çevre kirliliğinin salgın hastalıkların yayılması arasındaki ilişki üzerine bir çalışması var mıdır? Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapmakta mısınız?
Birleşmiş Milletler raporuna göre son dönemdeki doğal afetlerin yüzde 90'ı sel, fırtına, sıcak hava dalgası, kuraklık ve diğer aşırı iklim hareketlerinden kaynaklanıyor. Türkiye 2015 yılı sonunda kabul edilen Paris İklim Anlaşmasını neden onaylamamaktadır?"