26 Şubat 2020 Çarşamba

İzmir İSİG: Kaçak döküm alanı asbest dikkate alınarak temizlenmeli

İSİG İzmir Meclisi, Karabağlar'da kaçak döküm alanında yapılan incelemede 8 numunenin 7'sinde asbest lifi bulunduğunu belirtti, işçi ve halk sağlığının tehlikede olduğunu belirtti. Derhal alanın temizlenmesi istendi.

Türkiye'de 2008 ve 2010 yılında yayımlanan "Bazı Tehlikeli Maddelerin, Müstahzarların ve Eşyaların Üretimine, Piyasaya Arzına ve Kullanımına İlişkin Kısıtlamalar Hakkında Yönetmelik" ile asbestin her türünün çıkarılması, işlenmesi, kullanılması, piyasaya arzı ve satışı yasaklandı. Ancak 2010 yılına kadar inşa edilen sayısız konut, okul, hastane, fabrika, devlet dairesi, askeri üs gibi yapılar ile pek çok endüstriyel ürün vesilesiyle, tonlarca asbest her alanda yer alıyor. Asbestli yapı ve ürünlerin sökümü, yıkımı, tamiratı, bakımı, geri dönüşümü ve taşınması sırasında işçilerin ve halkın asbeste maruz kaldığı biliniyor. 

Asbest (amyant) ısıya, aşınmaya, kimyasal maddelere oldukça dayanıklı, yapısal özellikleri açısından esnek, lifli yapıda bir mineral. İnsan sağlığına önemli zararlar veren asbest, kanserojen maddeler listesinde "kesin kanserojen" tanımlaması ile 1. grupta sınıflandırılıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü verilerine göre dünyada 125 milyon kişi çalışma ortamlarında asbeste maruz kalıyor ve her yıl 100 bin kişi asbestin yol açtığı hastalıklar nedeniyle ölüyor. 

LİFLERİ SOLUYANLAR DA KANSEROJEN MADDEDEN ETKİLENİYOR
Ancak yalnızca çalışma ortamlarında maruz kalan kişi ve aileleri değil, asbest kullanılmış ürünlerle yapılan çalışmalara yakın yaşayan ve çevresel açıdan asbeste maruz kalan, asbestli bina ve yapılarda yaşayan ya da asbestli malzeme ve ürün kullanımı nedeniyle ortaya çıkan lifleri soluyon kişiler de etkileniyor.

Asbest varlığı değerlendirilmeden gerçekleştirilen yıkım ve tadilatların inşaat-yıkım işçilerinin yaşamlarını tehlikeye attığı gibi kaçak yıkımlar sonucu çevreye yayılan asbest liflerinin de halk sağlığı için ölümcül risk oluşturduğuna dikkat çeken İzmir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, bu tehlikeli hafriyat atıklarının kaçak alanlara dökümünün tehlikeyi daha da arttırdığını vurguladı. Karabağlar ilçesinin bu tehlikeyle karşı karşıya kaldığını kaydeden İSİG ve Uzundere köylüleri, İzmir Tabip Odası'nda düzenlediği basın toplantısında, yürüttükleri mücadele sonucunda moloz dökümünün durduğunu ancak arındırma sürecinin başlamadığını belirtti. 

'YAPILAN İNCELEMEDE 8 NUMUNENİN 7'SİNDE ASBEST LİFİ BULUNDU'
İSİG İzmir Meclisi tarafından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı: "Uzundere Harmanyeri Kentsel Koruma Derneği'nin çağrısı üzerine İzmir İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisimizin üyesi asbest söküm uzmanları, kaçak moloz dökümün yapıldığı bölgede incelemede bulundu. Kaçak moloz döküm alanından alınan 8 numune, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan yetkilendirilmiş bir laboratuvarda analiz edildi. İnceleme sonucunda 8 numunenin 7'sinde asbest lifi bulundu. Başta uzundere halkı olmak üzere tüm İzmir halkının sağlığı tehlike altındadır. Konuyla ilgili olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere yerel ilçe belediyelerine söz konusu yönetmelikleri hayata geçirmeye ve asbest araştırması, analizi yapılmamış herhangi bir yapı için yıkım-tadilat ruhsatı vermemeye, asbest araştırma ve asbest söküm çalışmalarına refakat ederek etkin bir şekilde denetlemeye, Valilik ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nı yürürlükte olan yasaların takipçisi olmaya çağırıyoruz. Ayrıca Uzundere Köyü'nün sınırları içerisinde kalan kaçak moloz döküm alanı asbest varlığı dikkate alınarak temizlenmeli, işi gerçekleştirecek kişilerin sağlığını korumak için eksiksiz kişisel koruyucu donanımlar ve ilave tedbirler alınmalı, çıkarılan asbestli malzeme özel kapalı ambalajlarda taşınmalı; yine asbest için özel hazırlanmış lisanslı bertaraf tesislerine gönderilmelidir. 

"İzmir İSİG olarak kaçak moloz alanındaki asbest içeren hafriyatın işçi ve halk sağlığı dikkate alınarak temizlenmesi, İzmir genelinde asbest kontrolünün sağlanması için sürecin takipçisi ve çözüm için destekçisi olacağız."