21 Ocak 2026 Çarşamba

Hukuk örgütleri: Rojava'nın statüsü için etkin adımlar atılmalı

Rojava'daki saldırılara tepki gösteren hukuk ve insan hakları örgütleri, "Rojava'nın hukuki ve siyasal statüsünün korunması için uluslararası hukuk temelinde etkin adımlar atılmalıdır" dedi.

Suriye'de yönetimi ele geçiren cihatçı Heyet Tahrir el Şam (HTŞ)'a bağlı ve Türk devleti destekli  çetelerin Rojava'ya dönük saldırılarına tepkiler sürüyor.

DİYARBAKIR 
Diyarbakır Barosu, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) adliye önünde açıklama yaptı.

Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, Suriye'de 2011 yılından bu yana devam eden iç savaşın,  milyonlarca insanın yaşam hakkını ihlal eden ağır insan hakları ihlalleriyle derinleşen çok boyutlu bir kriz yarattığını söyledi. Bu süreçte Rojava'da yaşayan Kürt halkının, DAİŞ ve benzeri radikal silahlı çetelere karşı yürüttüğü mücadeleyle yalnızca kendi varlığını değil, bölgesel ve uluslararası güvenliği de savunduğunu belirten Güleç, "Alevilere, Dürzilere ve en son Kürt halkına yönelik saldırılar, toplu infazlar ve zorla yerinden etmeler, işkenceler; Suriye'de yeni bir şiddet ve hukuksuzluk sürecinin inşa edilmek istendiğini açıkça ortaya koymaktadır" dedi.

Rojava'nın statüsüz bırakılmasının Suriye'de birlikte yaşam perspektifini hedef aldığı kadar bölgesel barışa da zarar verdiğini dile getiren Güleç, halkların kendi geleceğini belirleme, kendilerini özgürce temsil etme ve varlıklarını güvence altına alma haklarının, uluslararası hukukun temel ilkeleri arasında olduğuna dikkat çekti. 

'HUKUK TEMELİNDE ADIMLAR ATILMALI'
Güleç, şöyle devam etti: "Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz ki; Türkiye'de kalıcı barışın tesis edilmesiyle Suriye'de yaşayan Kürt halkının haklarının güvence altına alınması arasında doğrudan ve kopmaz bir illiyet bağı bulunmaktadır. Türkiye'nin sınırlarının hemen ötesinde yaşayan Kürt halkının statüsüzlük, güvensizlik ve sürekli şiddet tehdidi altında bırakılması; Türkiye'de toplumsal barışı güçlendiren değil, zayıflatan bir etki yaratmaktadır. Kalıcı barış, yalnızca ülke sınırları içinde yürütülen 'güvenlik' politikalarıyla değil; komşu coğrafyalarda yaşayan halkların meşru haklarına saygı gösterilmesiyle mümkündür. Suriye'de Kürt halkının kendi varlığını, kimliğini ve demokratik temsil mekanizmalarını güvence altına alacak bir çözüm, Türkiye'de barışın toplumsal ve siyasal zeminini de güçlendirecektir. Bu çerçevede uluslararası kamuoyuna, devletlere ve uluslararası kurumlara çağrımızdır; Suriye'de sivillere yönelik saldırılar ve etnik-dinsel temelli hak ihlalleri karşısında sessiz kalınmamalı; Rojava'nın hukuki ve siyasal statüsünün korunması için uluslararası hukuk temelinde etkin adımlar atılmalıdır."

Kalıcı ve adil bir barışın halkların iradesine saygı gösterilmesiyle mümkün olduğunu belirten Güleç, "Rojava'da demokratik çözümün ve hukuki statünün korunması, Türkiye'de ve bölgede barışın güçlendirilmesinin temel koşullarından biridir. Uluslararası insan hakları hukukunun, hukukun üstünlüğünün ve barış hakkının savunucusu olmaya; Suriye'de ve bölgede kalıcı barışın inşası için hukuki ve toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz" ifadelerini kullandı.

Açıklama, "Bijî berxwdana Rojava" sloganıyla son buldu.

BATMAN
Batman'da İHD ve ÖHD öncülüğünde adliye önünde açıklama gerçekleştirildi. "Saldırıları durdurun. Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür" pankartının taşındığı açıklamaya, Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri katıldı. Ortak basın metnini ÖHD Batman Şubesi Eşbaşkanı Şirin Şen okudu.