26 Haziran 2022 Pazar

Hasta tutsaklar için çağrı

F Oturması'nın 531. Zerdeş Oduncu, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi'nin ise 403. eylemi Mehmet Emin Özkan için gerçekleşti. Hasta tutsakların bir an evvel tedavilerinin önündeki engellerin kaldırılması istenen eylemlerde, yaşam haklarının tehlikede olduğu kaydedildi. 

Hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek ve tedavilerinin önündeki engelin kaldırılarak derhal tahliye edilmeleri için İstanbul ve Ankara'da eylemler yapıldı. 

İSTANBUL
İHD İstanbul Şube önünde 531. F Oturması gerçekleşti. Bu haftaki eylemde, Antalya S Tipi Cezaevi'nde tutulan ağır hasta tutuklu Zerdeşt Oduncu'nun durumuna değinildi. "Hasta tutuklu Zerdeşt Oduncu serbest bırakılsın" yazılı pankartın açıldığı eylemin metnini İHD üyesi Taylan Bekin, yanık nedeniyle Oduncu'nun  vücudunda derin yaralar açıldığını ve iyileşmediği için akciğerinde ciddi rahatsızlıklar geliştiğini belirtti.

Aşırı derecede kilo kaybeden Oduncu'nun yanı sıra geçmeyen boyun tutulması ve hafıza kaybı yaşadığını söyleyen Bekin, bakıma ihtiyacı olmasına rağmen tek başına tutulduğunu aktardı. Bekin, "2014'ten beri cezaevinde tutulan Zerdeşt Oduncu'nun, Tekirdağ F Tipi Hapishanesi'ndeki bir olayda vücudunun dörtte üçünde ağır yanıklar oluştu. Durumu ağır olmasına rağmen yanık ünitesi olmayan Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne yatırıldı. Burada gerekli tedavi sağlanmadığından vücudu aşırı su topladı, yaraları iltihaplanmasına rağmen daha tedavisi bitmeden hastaneden çıkartıldı ve İstanbul Maltepe 1 Nolu L Tipi Hapishanesi'ne sevk edildi. Ancak burada da yeterli tedavi uygulanmadı. Günde en az 3 kez pansuman yapılması gerekirken hastaneye götürülmedi, tüm bakım ve temizliği koğuş arkadaşları tarafından yapıldı" dedi.

Oduncu'nun yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen kısa bir süre önce Antalya S Tipi Kapalı Hapishanesi'ne sevk edildiğini ve burada tek kişilik hücreye konulduğunu dile getiren Bekin, anne Oduncu'nun maddi yetersizlikler nedeniyle oğlunu ancak 3 yıldan sonra 5 Mayıs'ta Antalya'da görebildiğini söyledi. Bekin, telefonla görüşülen anne Oduncu'nun şu sözlerini aktardı: "Oğlumu gördüğüm an şok oldum, zira oğlum simsiyah olmuştu. Konulduğu hücrenin havalandırmasını tellerle kapatmışlar. Kafes gibi bir yerde tutuluyor. Kafesin içi fayans, dışı metalden. Oğlumun hastalığı her geçen gün ilerliyor. Zaten yaralıdır. Yaraları nemden dolayı tekrar su toplamaya başlamış. Bunların yanında hafıza kaybı da başlamış, boynundaki tutulma beynine vuruyor, bu duruma doktorlar dahi teşhis koyamamış. Oğlum çok zayıflamış ve kararmıştı. Kafeste tutulduklarını, keyfi uygulamaların olduğunu söyledi. Yemekleri bile keyfi şekilde dağıtılıyor. Her gün eridiğini söyledi. Zerdeşt, cezaevi koşullarında tedavi edilmemektedir. Bu da sağlık ve yaşam hakkını tehdit etmektedir."

ANKARA
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 403. haftasında İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde bir araya geldi. "Tedavi haktır engellenemez, hasta mahpuslar serbest bırakılsın" pankartının açıldığı açıklamada konuşan İHD Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Seylan, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan ağır hasta tutuklu Mehmet Emin Özkan'ın durumunu aktardı.

Özkan'ın, 83 yaşında ve 26 yıldır hukuksuz bir şekilde hapishanede tutulduğunu aktaran Seylan,"1996 yılında Mersin'de başına geleceklerden habersiz bir şekilde gözaltına alınmış ve 12 gün boyunca işkenceye maruz kalmıştır. Ağır hastalıkları, o zaman gördüğü ağır işkencelerden dolayı başlamıştır. Adil olmayan yargılama sonucunda, 1999 yılında delilsiz bir şekilde müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Yargılandığı olayın zaman aşımına 1 gün kala, 2 asker hakkında dava açıldı. Özkan'ın avukatları tarafından tekrar yargılanma talebinde bulunulmuş bu talep 2014 yılında kabul edilmiş ancak aradan geçen 7 yıla rağmen hala sonuçlandırılmamıştır" dedi.

Özkan'ın, yaşamını tek başına idame ettiremediği, yürümekte ve konuşmakta zorlandığı için oğlunun desteğiyle yaşamaya çalıştığını aktaran Seylan, "Özkan, ağır kalp hastasıdır ve bugüne kadar 5 kez kalp krizi geçirmiş olup 4 kez anjiyo yapılmış, 10 yıldır da kalbinde stend takılıdır. İleri derecede KOAH hastasıdır ve nefes alıp vermekte güçlük çekmektedir. Yüksek tansiyon hastalığı var, her gün en az 4-5 kez tansiyon takibi yapılmaktadır. Görme ve duyma problemleri yaşamaktadır. Alzheimer hastasıdır. Beynindeki anevrizma nedeniyle beyin kanaması geçirme tehlikesi bulunan Özkan, sıcak suyla yıkanamamakta ancak soğuğa yakın ılık su ile yıkanabilmektedir. Öte yandan kemik erimesi de başlamıştır. Özkan için 2015 yılında yüzde 87 oranında ağır hasta olduğu ve cezaevinde kalamayacağı yönünde verilen rapor, 2019'da yapılan bir başka kontrolde kaldırıldı" dedi.

Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından siyasi saiklerle "hapishanede kalabilir" raporu verilen Özkan'ın Aralık 2021'de tekrar İstanbul ATK'ye yanında refakatçi olmadan götürüldüğünü hatırlatan Seylan, "Diyarbakır'a döndüğünde de sevk esnasında koronaya yakalandığı tespit edilmiştir. Durumunun ağırlaşması üzerine de Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmış ve insanlık onuruna aykırı bir şekilde elleri ve ayağı kelepçeli olarak tedavi edilmiştir. Ailesi tarafından yanında refakatçi kalınması için ısrarcı olunmasına rağmen bu talep kabul edilmemiştir. Özkan ağır ve kronik hastalıkları nedeniyle neredeyse haftada 3 kez hastaneye götürülüp getirilmektedir" bilgilerini paylaştı.

Görüş alanına oğlu ve arkadaşı tarafından koltuk altına girerek getirilen Özkan'ın, artık ailesini tanımadığını ve düzgün konuşamadığını ifade eden Seylan,"Özkan'nın dosyasındaki hukuksuzluk ortadan kaldırılmalı ve adil yargılanma ihlaline son verilmelidir. Ağır hastalıkları, ilerlemiş yaşı ve bir başkasının bakımına ihtiyacı olduğu da göz önüne alınarak derhal infazına son verilmeli ve hemen tahliye edilmelidir. Özkan'ın hala ve ısrarla hapishanede tutulması bir yaşam hakkı ihlalidir" vurgusu yaptı.