Gözden uzak tutulan kadınların izleri
İstanbul Toplumsal Cinsiyet Müzesi tarafından Dünya Sıfır Ayrımcılık Günü'nde çevrimiçi olarak açılan "GÖRÜNmeyEN İZLER?" sergisi, kolektif ve bireysel üretimlerle Yahudi, Ermeni ve Rum kadınların deneyimlerine odaklanıyor.
Dünyada sayıları hala yeterli sayıda olmasa da çok önemli bir görevi üstleniyor toplumsal cinsiyet müzeleri. Kadın sanatı ve tarihi üzerine devasa bir arşive sahip olan Bonn Kadın Müzesi, Danimarka'da sadece kadın tarihine değil, cinsellik, cinsiyet kimliği ve eşitlik gibi daha geniş bir perspektife odaklanan KØN - Toplumsal Cinsiyet Müzesi ve Doğu Avrupa'nın ilk toplumsal cinsiyet müzesi olan Ukrayna Cinsiyet Müzesi, görünmez kılınan kadın ve LGBTİ+ tarih yazımına katkı sunan en önemli merkezlerden. Ne mutlu bize ki, İstanbul'da da böyle bir merkez bulunuyor. Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Derneği tarafından kurulan İstanbul Toplumsal Cinsiyet Müzesi, 2021 yılından bu yana sanal ve fiziksel sergileriyle bu küresel dayanışmanın bir parçası olarak faaliyet gösteriyor.

GÖRÜNENİN YA DA GÖRÜNMEYENİN İZİNDE
Müze, 1 Mart Dünya Sıfır Ayrımcılık Günü'nde "GÖRÜNmeyEN İZLER?" adlı sergisini çevrimiçi olarak izleyiciyle buluşturdu. Sergi, "Kimler doğal olarak görünür olabiliyor, kimler görünür olmak için mücadele etmek zorunda kalıyor?" soruları etrafında, atölyelerde ortaya çıkan veya bireysel olarak üretilen sanatsal yaratımları ortaya koyuyor. Tarih boyunca, beyaz, erkek, cis, hetero bedenlere tanınmış, Türkiye'de buna Türk ve Müslüman kimliği eklenerek oluşmuş "görünürlük ayrıcalığı"nın tartışıldığı kolektif bir düşünme süreci sonucu hayata geçen sergi, izleyiciye şunu soruyor: Görünür olanın yanı sıra, bastırılmış, ertelenmiş ya da bilerek gözden uzak tutulmuş olanla da karşılaşmaya hazır mısın?
ANLATIYI KURAN ÖZNELERE DÖNÜŞMEK
Sergi, sadece "sergilenen" değil, anlatısını bizzat inşa eden kadınların, şiirle, öyküyle, illüstrasyonla, fotoğrafla, videoyla, sesle yarattığı üretimlerle şekilleniyor. Hint asıllı yönetmen Mira Nair'in o meşhur uyarısını kulaklara küpe yaparak yola çıkıyor kadınlar: "Sen kendi hikâyeni anlatmazsan, başkası senin adına anlatır." İşte bu yüzden GÖRÜNmeyEN İZLER?, sadece bir izleme deneyimi değil; Yahudi, Ermeni ve Rum kadınların hem kendi toplulukları içindeki ataerkil normlarla hem de genel toplumsal hiyerarşilerle nasıl müzakere ve mücadele ettiklerini gösteren bir direnç haritası. Küratörlüğünü atölye katılımcısı kadınların üstlendiği her bölüm, "makbul" kadınlık rolleri ile kimlik, din ve sınıf ekseninde kesişen zorlukları görünür kılıyor.

BİR HAYATTA KALMA STRATEJİSİ: GÖRÜNMEZLİK
Serginin kalbinde yatan en sarsıcı temalardan biri, "görünmezlik stratejisi". Çoğu zaman bir pasiflik sanılan bu durumun, aslında ayrımcılık ve baskı koşullarında geliştirilmiş hayati bir hayatta kalma biçimi olduğunu anlıyoruz. Çocuklukta maruz kalınan ırkçı deneyimlerin kamusal alanda sürekli bir "tetikte olma" hâline evrilmesi; görünmezliğin bir güvenlik mekanizması olarak içselleştirilmesi serginin ana izleklerini oluşturuyor.
Dışavurumcu sanatlar eğitmeni Aylin Vartanyan'ın kolaylaştırıcılığında şekillenen sergide, sanatsal üretimler sadece birer eser değil, birer "hafıza kaydı" niteliğinde. Duygu Aşık'ın illüstrasyonları; Anna Maria Beylunioğlu, Arpine Silahlı, Arianna Dağlıyan ve Karel Bensusan'ın atölye süreçlerini somutlaştırırken; Eva Şarlak, Karin Karakaşlı, Niki Stravridi ve Rea Stathopulu gibi isimlerin edebiyat ve müzikle kattığı derinlik, serginin ruhunu katmanlandırıyor. Besteci ve müzik terapisti Renan Koen'in, Türk ve Müslüman kimlik normlarını sorgulayan gençlerle birlikte ürettiği ses kolajları ise sessizliğin içindeki bastırılmış duyguları işitilir kılıyor.

GÖRÜNmeyEN İZLER?, bizi korku ile cesareti, kırılganlık ile direnci aynı zeminde görmeye; önyargıların gölgesinden çıkıp birlikte görünür olmanın dönüştürücü gücünü deneyimlemeye davet ediyor. Çünkü biliyoruz ki, birimizin izi silindiğinde hepimiz biraz eksiliyoruz.
Şair Karin Karakaşlı'nın "Unutturmamak İçin" sergide yer alan dizeleri bize biraz da bunu hatırlatıyor;
Ölülerimle kaldım coğrafyamda
Sen kendini inkâr ettin
resmî oldun, hakikatinden boşaldıkça
Hayatımla kaldım coğrafyamda
kendi tarihimi yazmaya…
Sergiyi dijital ortamda ziyaret etmek ve bu kolektif hafıza yolculuğuna ortak olmak için: https://www.gorunmeyenizler.com/