Gazetecilerden tutuklamalara tepki: ETHA susmadı, susmayacak
Gazete Patika muhabiri Yadigar Aygün, ajansımıza yönelik siyasi kırım saldırısına karşı başlattığımız kampanya kapsamında bu haberi ETHA için hazırladı.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve sosyalist kurumlara dönük operasyonda aralarında, Etkin Haber Ajansı (ETHA) editör ve muhabirleri Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun'un da olduğu 78 sosyalist tutuklandı. Dersim Gazeteciler Platformu'ndan Hüseyin Yaşar Sezgin, Mücadele Birliği Gazetesi emekçisi Serpil Ünal ve Gazeteci Emre Orman, sosyalist basına yönelik saldırılara tepki göstererek ETHA ve Atılım Gazetesi ile dayanışmayı sürdüreceklerini ifade etti.
Dersim Gazeteciler Platformu’ndan Hüseyin Yaşar Sezgin, ETHA emekçileri Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz, Elif Bayburt ve Müslüm Koyun'un tutuklanmasının Türkiye'de yargının iktidarın baskı aygıtına dönüştüğünün açık göstergesi olduğunu vurguladı. Sezgin, "Bu bir hukuk uygulaması değil doğrudan siyasi bir susturma operasyonudur. Gazeteciler yaptıkları haberler nedeniyle, gerçeği yazdıkları için tutuklanmıştır. Sosyalist basının hedef alınması bilinçli ve sistematik bir tercihtir. Çünkü sosyalist basın, savaş politikalarını, emek sömürüsünü, kadınlara yönelik şiddeti, hapishanelerdeki hak ihlallerini ve halkın yoksullaştırılmasını görünür kılar. İktidar, kendi propagandasının dışında kalan her sesi düşmanlaştırmakta; gazeteciliği 'suç' gerçeği ise 'tehdit' olarak görmektedir" dedi.
'GERÇEKLER TEHDİTLERLE SUSTURULAMAZ'
Basının faaliyet alanının daraltılarak, halkın haber alma hakkının da gasp edildiğine dikkat çeken Sezgin, "Gazeteciliğin suç olarak görülmesi kabul edilemez. Bu tutuklamalar yalnızca ETHA muhabirlerine değil; muhalif basının tamamına, halkın haber alma hakkına ve toplumsal muhalefete yönelmiş açık bir gözdağıdır. Ama bilinmelidir ki baskıyla, tutuklamayla, tehditlerle gerçekler susturulamaz. Sessizlik suça ortak olmaktır. Basın meslek örgütlerini, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini ve tüm toplumu bu hukuksuzluğa karşı açık ve güçlü bir tutum almaya çağırıyoruz. Gazetecilerin tutuklanması normalleştikçe, ifade özgürlüğü daha da daralmakta toplum karanlığa mahkum edilmektedir. Dersim Gazeteciler Platformu olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Gazetecilik suç değildir. Tutsak edilen gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır" diye konuştu.
'SOSYALİST BASIN SUSMADI, SUSMAYACAK'
Mücadele Birliği Gazetesi emekçisi Serpil Ünal, ETHA'nın daha önce de defalarca kez hedef alındığını ve emekçilerinin tutuklandığını belirterek, "Bu tutuklamalar Rojava'ya, Kürt halkının işçi sınıfının, gençlerin, kadınların insanca yaşam ve özgürlük mücadelesine yönelik saldırılardan ayrı tutulamaz. Fakat bu saldırılar devrim mücadelesini ve bu mücadelenin sesi olan devrimci basını bugüne kadar engelleyemediği gibi ETHA ve Atılım gazetesinden arkadaşlarımızın tutuklanması da gerçeklerin emekçi halklara ulaştırmasını engelleyemez. Arkadaşlarımızın gözaltına alındığını öğrendiğimiz an 'ETHA ve Atılım susmadı, susmayacak' dedik ve öyle de oldu. Atılım gazetesini gazeteciler, işçiler, gençler kadınlar hep birlikte halka ulaştırdık, ETHA yayınlarına devam etti. Gazetecilik suç değildir. Meslektaşlarımız Nadiye Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun olmak üzere tüm tutsakları selamlıyorum. Devrimci, sosyalist basın susmadı susmayacak" dedi.
'GERİ ADIM ATMADILAR'
Gazeteci Emre Orman, ETHA emekçilerinin sosyalist kimliklerinden dolayı hedef alındığını belirtti ve şöyle devam etti: "Arkadaşlarımız, ilk defa hedef alınmıyorlar. Pınar ve Nadiye daha önce defalarca tutsaklık yaşamış gazeteciler buna rağmen hiçbir zaman geri adım atmadılar" dedi. Orman burjuva medya kanallarında gazetecilerin hedef gösterildiğini hatırlatarak, "Yaptıkları gazetecilik olmuyor. Gazeteciliğin kendi doğası gereği korkusuz bir meslek olması gerekiyor. Gerçekleri olması gerektiği gibi aktarması gerekiyor ama hedef Kürtler ve sosyalistler olunca gerçekleri değil iktidarın ürettiğini dile getiriyorlar. Meslek örgütleri, haber kurumları, haber siteleri, gazeteciler bu operasyonlar karşısında gazetecilere sahip çıkması gerekir. Böyle bir dayanışma ağı örüldüğünde iktidarın bu kadar pervasız hareket edeceğini düşünmüyorum."