'Emperyalizm ve barbarlığa karşı tüm halklar ve inançların yanındayız'
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Kadıköy rıhtımda düzenledikleri eylemde Suriye'de emperyalist destekli saldırılara dikkat çekerek Kürt, Alevi, Süryani ve Dürzi halklarıyla dayanışma çağrısı yaptı; halkların birleşik antiemperyalist mücadelesini vurguladı.
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, "Emperyalizm ve barbarlığa karşı tüm halklar ve inançların yanındayız" şiarıyla Kadıköy rıhtımda eylem gerçekleştirdi. Eylemde, "Emperyalizm ve barbarlığa karşı Kürt, Alevi, Süryani, Dürzi halklar ve inançların yanındayız" pankartı taşındı.
Eylem boyunca "Bijî berxwedana Rojava", "Kürdistan faşizme mezar olacak", "Katil HTŞ Kürdistan'dan defol", "Katil HTŞ işbirlikçi AKP", "Savaşa hayır, barış hemen şimdi", "Rojava'da düşene, dövüşene bin selam", "Yaşasın halkların kardeşliği" ve "Jin, jiyan, azadî" sloganları atıldı. Basın açıklamasını İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri adına Fadik Temizyürek okudu.
SURİYE'DE EMPERYALİST ONAYLI KATLİAMLAR
Temizyürek, Suriye'de yaşananların emperyalist güçlerin onayı ve yerel işbirlikçilerin desteğiyle sürdürülen bir barbarlık olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yanı başımızda, tarihin en kadim coğrafyalarından birinde; Arapların, Kürtlerin, Türkmenlerin, Çerkezlerin, Ermenilerin, Asurilerin, Süryanilerin, Dürzîlerin ve Yahudilerin; Alevisi, Ezidisi, Sünnisi ve Hristiyanıyla yüzyıllardır oluşturduğu o zengin kültürel mozaik bugün büyük bir tehdit altındadır."
Temizyürek, meşruiyetini halklardan değil küresel ve bölgesel emperyalist güçlerden alan HTŞ ve bağlı cihatçı grupların, iktidarı ele geçirdikten sonra farklı inanç ve kimliklere yönelik saldırıları sistematik hale getirdiğini ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı: "Başta Aleviler, Dürziler, Süryaniler ve Hristiyanlar olmak üzere tüm farklı inanç ve kimliklere yönelik saldırılar sistematik hale getirilmiştir. Bugün bu gerici saldırganlığın hedefi doğrudan Kürt halkıdır." Süveyda'da direnen Dürzilere, Lazkiye, Tartus ve Humus'ta Arap Alevi halkına yönelik saldırılara dikkat çeken Temizyürek, Halep'in Kürt mahalleleri Şeyh Maksut ve Eşrefiye'ye uzanan saldırılarda yüzlerce sivilin yaşamını yitirdiğini, hastanelerin bombalandığını ve on binlerce insanın göçe zorlandığını söyledi.
HALKLARIN BİRLEŞİK MÜCADELESİ VE ORTAK ÇAĞRI
Açıklamanın devamında Temizyürek, bu katliamların ABD, NATO ve İsrail'in bölge politikalarından bağımsız olmadığını vurguladı. Aynı zamanda İran'da süren halk isyanına da değinen Temizyürek, baskıcı rejimlerin ve emperyalist müdahalelerin halklara özgürlük getirmediğini belirtti. "Venezuela'dan Suriye'ye kadar gördüğümüz gerçek şudur: Emperyalist güçlerin derdi demokrasi ya da halkların çıkarı değil, bölgeyi kendi çıkarlarına göre parça parça etmektir" diyen Temizyürek, halkların kurtuluşunun birleşik antiemperyalist mücadeleden geçtiğini ifade etti. Temizyürek, ABD, NATO ve bölge devletlerinin desteklediği silahlı grupların bölgeden temizlenmesi, etnik ve inançsal saldırıların sona erdirilmesi ve Suriye halklarının geleceğine kendilerinin karar verebileceği demokratik, seküler ve kapsayıcı bir düzenin kurulması çağrısında bulundu.
BEŞTAŞ: BARIŞI SABOTE EDEN SALDIRILARA KARŞIYIZ
Eylemde söz alan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş ise, Halep ve Rojava'ya yönelik saldırıların halkların bir arada yaşam iradesini hedef aldığını belirtti. "Mahsa Amini'nin bize bıraktığı 'Jin, jiyan, azadî' sloganını her yerde haykırmaya devam edeceğiz" diyen Beştaş, Türkiye'nin Halep'e yönelik saldırılara verdiği desteğin barış ve demokratik toplum sürecini sabote ettiğini belirterek, onurlu bir barıştan yana olduklarını vurguladı.
Eylem, "Bijî berxwedana Rojava" ve "Katil HTŞ işbirlikçi AKP" sloganlarıyla sona erdi.